Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6
Like Tree7Likes
  • 1 Post By
  • 1 Post By
  • 1 Post By
  • 3 Post By zek_tani
  • 1 Post By

Konu: yardım zıpkınla balık avı tarihçesi

  1. #1
    ZIPKINCI ismail cankut KURUBAŞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    19-08-2011
    Bulunduğu yer
    samsun
    Yaş
    23
    Mesajlar
    1.425

    yardım zıpkınla balık avı tarihçesi

    zıpkınla balık avı tarıhçesi hakkında yazı bilenler yardımcı olabılırmı ? google da aramadığım yer kalmadı bulamadım. yıllık ödevim için gerekli.
    Konu ismail cankut KURUBAŞ tarafından (20-04-2013 Saat 21:09 ) değiştirilmiştir.
    zek_tani likes this.
    İsmail Cankut KURUBAŞ-1996

    SİNOP---SAMSUN

    19 MAYIS ÜNİVERSİTESİ

    ----OMER HF2 100 ----

    MESUTSUB PİRİ PRO 90



  2. #2
    Yiğit Öğret
    Guest

    Cevap: yardım zıpkınla balık avı tarihçesi

    İsmail bu link ingilizce ama belki yardımcı olur sana Spearfishing - Wikipedia, the free encyclopedia belki daha önce de bakmışsındır. Kolay gelsin sana

  3. #3
    ZIPKINCI ismail cankut KURUBAŞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    19-08-2011
    Bulunduğu yer
    samsun
    Yaş
    23
    Mesajlar
    1.425

    Cevap: yardım zıpkınla balık avı tarihçesi

    Alıntı Yiğit Öğret Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İsmail bu link ingilizce ama belki yardımcı olur sana Spearfishing - Wikipedia, the free encyclopedia belki daha önce de bakmışsındır. Kolay gelsin sana
    çok teşekkür ederim Yiğit bunu görmemişim ödevde ingilizce zaten zıpkınla balık avı hakkında dergi hazırlıyorum bitince konu açarım
    Yiğit Öğret likes this.
    İsmail Cankut KURUBAŞ-1996

    SİNOP---SAMSUN

    19 MAYIS ÜNİVERSİTESİ

    ----OMER HF2 100 ----

    MESUTSUB PİRİ PRO 90



  4. #4
    zek_tani
    Guest

    Cevap: yardım zıpkınla balık avı tarihçesi

    DÜNYADA ZIPKINCILIĞIN TARİHÇESİ

    Zıpkıncılığın tarihçesi olarak maske ve zıpkının en basit haliylede olsa her ikisininde keşfinden sonraki döneme bakmalıyız. Muhakkakki bu dönemden önce maske takmadanda denizlerin o berrak ve balığın çok olupta insandan bugünkü kadar korkmadığı dönemde ilkel aletlerle dalarak balık avlanmıştır. Karadan veya bir tekne üstünden sudaki bir balığı zıpkınamanın tarihi milattan çok öncelerine ait olduğunu bazı duvar resimlerinden anlaşılsada maskenin keşfi bu işin en önemli noktasıdır.
    1900 lü yılların başında maske ve zıpkının ilk evrimi için o dönemde teknoloji gerekiyordu. Bu konuda Cousteau nun "Sessiz Dünya" eseri bence en önemli kaynaktır. Bu esere bakarak ABC malzeme ile zıpkıncılık evriminin başlangıcı olarak 1920 -1930 lu yıllar olduğunu söyleyebiliriz.

    Bu eserden bu evreyle ilgili 3 bölümü sunuyorum.
    "1936 yılı, yaz mevsiminde, bir Pazar sabahı arkadaşım Philippe Tailliez, su sızdırmayan bir gözlük verip, dalış yapmamı isteyinceye kadar, durum böylece devam etti. Fakat o sabahtan sonra denizin derinlikleri beni şiddetle kendine çekmeye başladı.O sıralarda, cesur bir adam olan Lemoigne, Sanariy’de denize dalıyor, sapana benzeyen basit bir silahla balık avlıyordu. Aynı tarihte sık sık denizdeki avcılığı efsaneleşmiş olan Frederic Dumas’dan da bahsedildiğini duyuyorduk. Philippe Tailez’le beraber, bu iki dalıcıyı örnek alarak, elimizden geleni yapıyorduk. Fakat, dalışlarımız asla başarılı olmuyordu. Güzel bir tesadüf, iki yıl sonra bizi Frederic Dumas’la karşılaştırdı."
    "O senelerde, denizaltı avcılığı yeryüzüne yayılmış durumdaydı. Hayalini çalıştıran herkes, kendine göre bir cihaz ve silah icat edip, kullanıyordu. Bu keşiflerde mesleklerin rolü çok büyüktü. Balıkçı zıpkınına yeni bir şekil vermeğe çalışıyor; saatçi, hassas aletlerinden faydalanarak, yeni bir cihaz yapıyor, bahriyeli, daha etkili bir silah bulmaya çalışıyordu. Bu işlerle uğraşanlar arasında, tanışmamalarına rağmen, birbirlerine karşı sonsuz bir yakınlık duygusu doğuyordu. Bununla beraber herkes, birbirinin uyguladığı prensibi, kullandığı cihaz ve silahı sinsi sinsi tenkid ediyordu. Fakat bu tenkitte endişe, kıskançlık ve düşmanlık duygusuna rastlamak imkansızdı.Yaz mevsimi denemelerle, kış ayları ise yeni buluşlar yapabilme heyecanı içinde geçiyordu. Çevremizde gözümüze takılan madeni her eşyada yeni bir cihaz, yeni bir av silahı görür gibiydik. Kapıların kilitleri, masa çekmecelerinin kulpları, pencere storlarının yaylı mekanizmaları, dikkatimizi çeken eşyalar arasındaydı. Evlerin gözden uzak köşelerinde yığılmış hurda eşyalara ümitle bakıyorduk. Bütün bu müşterek heyecanın gerisinde, kıyılardaki balıkların çoğunu yakalayarak, profesyonel balıkçıları kıskandırmak isteği gizliydi.Gerçektende profesyonel balıkçılar bizden şikayetçiydiler. Balıkları ürkütüp, kıyılardan kaçırdığımızı, denizdeki ağlarını tahrip ettiğimizi sepetlerinden ıstakozları aşırdığımızı iddia ediyorlardı"
    Aşağıdaki son bölümünün ise 1940-1950 arasında olduğunu tahmin ediyorum.
    "Açık denizlerdeki iri balıklar da, amatör balıkçıların silahlarından nasıl kaçacaklarını öğrenmişlerdi.Bu kıtlık döneminde Didi (Dumas) , yüz kilo balık yakalayacağını iddia etti. On metreye beş defa daldı. İlk dalışında otuz yedi kiloluk torik yakaladı. Öteki dalışlarında dört kocaman leniya balığıyla dışarıya çıktı. Zıpkınladığı yüz kiloya yakın dev bir balığı, yardımlarımıza rağmen yakalayamadı."



    TÜRKİYEDE ZIPKINCILIĞIN TARİHÇESİ

    Aslında Türkiyede zıpkıncılığın tarihçesinin başlangıç tarihi belli olmasada birkaç dergi röportajından 1945 - 1950 lı yıllardan itibaren olduğunu tahmin ediyoruz.
    Sualtı Dünyası dergisinden Çiğdem Özkanın Burgazadalı "Giovanni Calich" ile yaptığı röportajda Calich in 1950 den itibaren ülkemizde zıpkınla balık avladığı yazıyor. 1959 da orfozla çekilmiş resmi dergide var.
    Yine Sualtı dergisinin başka bir sayısında Çiğdem Özkanın bu sefer "Dr. Zareh Magar" röportajında 1960 lı yıllarda Zareh beyinde zıpkınla balık avcılığından sözedip Zareh beyin aynı zamanda ülkemizin ilk sualtı fotoğrafçısı olmasınında etkisiyle 1960 lı yıllarda birçok zıpkınavı fotoğrafı dergide yeralıyor. 1950 den önce ülkemizde maske ve zıpkının bulunması çok zor bir ihtimal olduğundan 1950 yılını Türkiyede zıpkıncılığın başlama yılı olarak kabul etmeliyiz. 1974 ten sonrada Zareh bey ve arkadaşlarının hazırladığı yasalarla tüple dalarak zıpkınla balık avcılığı yasaklanmıştır.

    1954 yılında ülkemizin ilk sualtı kulubü olan "CADDEBOSTAN BALIKADAMLAR KULUBÜ"nü kuranların çoğuda zıpkıncı idi. Sonraları birkaç kulübün daha katılımı ile yapılan zıpkınla balıkavı yarışmalarına katılan bu kulupler 1970 te SUALTI SPORLARI KULÜPLERİ birliğini kurdular. 1973 te ise isim değişikliği ile SUALTI SPORLARI FEDERASYONU kurulmuştur.
    Yani fedrasyonu zıpkıncılar kurmuştur diyebiliriz. Zıpkıncılık Sualtı sporları Fedrasyonunun ilk branşı idi. Günümüzde artan çevreci baskılarıyla 1990 lı yıllarda yarışmalara ara verilsede günümüzde zıpkıncılık branşında 50 nin üzerinde kulüp yarışmalara katılmaktadır.

    Ülkemizin ilk yerli zıpkınla balık avı malzemelerine gelince; ilk olarak Yılmaz Aygün hobi amaçlı olarak ilk zıpkını yaparak ithal malzemelerin çok pahalı olduğu o yıllarda piyasada böyle bir ihtiyaç olduğundan YILMAZ firmasını 1964 kurmuştur. İlk olarak zıpkın imalatı yapıp 1972 de maske ve palet imalatına geçmiştir. Bu malzemelerin o günlerde denize kıyısı olan şehirlerde hemen hemen tüm eczanelerde satışa sunulması ile Türkiyede zıpkıncılık çok amatörce yayılmaya başlamıştır. 1980 li yıllarda scuba elbiseleri ile 1990 lı yıllardada avcı elbiselerinin ülke çapıda yayılması ile yazları yapılan bu spor artık bahar ve sonbahardada yapılır hale gelmiştir. 2000 yılların başlarında gelişen neopren teknolojileri ile elbiseler dahada ucuzlayıp, avcıyı soğuktan dahada iyi koruyunca kışında zıpkıncılık başlamıştır.

    Ülkemizdeki İlk zıpkınla balıkavı yarışmaşı 1967 yılında Tuzlada yapılmıştır.

    Av tekniklerinin özellikle agaşonun gelişimi ise şöyle olmuştur.

    1980 li yılların başında Bulgar milli takımı federasyonun davetlisi olarak (o zamanki başkanda Taylan Uygurdu) Türkiyeye davet edilmişti. İşte bu tarih Türkiyede zıpkıncılığın miladı oldu. Fakat ne yazıkki federasyon misafirlerle fazla ilgilenmediğinden dolayı Arif Ertik organizasyon liderliğinde Süheyl, Bülent, Zeynel Sezgün, Fuat Öztürk ilgilendiler. Hatta vurulan balıklar satılıp Bulgar takımına hediyeler alınmıştır. O zamanlardaki Bulgar takımının lideri Hristo Yançev Türk takımına teknik olarak o zamanki teknik bilgileri yüklemeye gayret etmiştir.Bizim ekipteki Arifin dediğine göre en iyi metremiz 14 metreydiki Türkiyenin gözü kara en iyi avcılarındandı, "daha sonraları derinleri denemeye başladığımızda baş dönmeleri yaşadım neden olduğunu anlamadım ve derinlere inmemeye özen göstermeye başladım" demiştir. Şuanda ise Türkiye Bulgaristanın çok ilerisinde ve devamlı olarak mesafeyi açmaktadır.

    O zamana kadar balık zıpkınla kovalayarak, kıyıya kıstırılarak, pusu kurarak, ağ çevirerek, sessizce yaklaşarak, gece yada tüple avlanıyor ancak kimse agaşon nedir bilmiyordu. Kule ile süzülürken dibe yaklaşırken balıkların kaçmadıkları gözlemlensede kimse dibe yatıpta balık çağırmıyordu. Yani agaşonu 1980 li yıllarda Bulgarlardan öğrendik.
    2000 li yıllarda Murat Bölükbaşı ve Zeynel Sezgün ün zıpkınla balıkavı kurslarıyla doğru malzeme ve teknikler ile bu spor daha profosyonel hale gelmiştir. NOT: ALINTI UNSAL SEZER USTDIMIZ DANDIR

  5. #5
    ZIPKINCI ismail cankut KURUBAŞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    19-08-2011
    Bulunduğu yer
    samsun
    Yaş
    23
    Mesajlar
    1.425

    Cevap: yardım zıpkınla balık avı tarihçesi

    Alıntı zek_tani Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    DÜNYADA ZIPKINCILIĞIN TARİHÇESİ

    Zıpkıncılığın tarihçesi olarak maske ve zıpkının en basit haliylede olsa her ikisininde keşfinden sonraki döneme bakmalıyız. Muhakkakki bu dönemden önce maske takmadanda denizlerin o berrak ve balığın çok olupta insandan bugünkü kadar korkmadığı dönemde ilkel aletlerle dalarak balık avlanmıştır. Karadan veya bir tekne üstünden sudaki bir balığı zıpkınamanın tarihi milattan çok öncelerine ait olduğunu bazı duvar resimlerinden anlaşılsada maskenin keşfi bu işin en önemli noktasıdır.
    1900 lü yılların başında maske ve zıpkının ilk evrimi için o dönemde teknoloji gerekiyordu. Bu konuda Cousteau nun "Sessiz Dünya" eseri bence en önemli kaynaktır. Bu esere bakarak ABC malzeme ile zıpkıncılık evriminin başlangıcı olarak 1920 -1930 lu yıllar olduğunu söyleyebiliriz.

    Bu eserden bu evreyle ilgili 3 bölümü sunuyorum.
    "1936 yılı, yaz mevsiminde, bir Pazar sabahı arkadaşım Philippe Tailliez, su sızdırmayan bir gözlük verip, dalış yapmamı isteyinceye kadar, durum böylece devam etti. Fakat o sabahtan sonra denizin derinlikleri beni şiddetle kendine çekmeye başladı.O sıralarda, cesur bir adam olan Lemoigne, Sanariy’de denize dalıyor, sapana benzeyen basit bir silahla balık avlıyordu. Aynı tarihte sık sık denizdeki avcılığı efsaneleşmiş olan Frederic Dumas’dan da bahsedildiğini duyuyorduk. Philippe Tailez’le beraber, bu iki dalıcıyı örnek alarak, elimizden geleni yapıyorduk. Fakat, dalışlarımız asla başarılı olmuyordu. Güzel bir tesadüf, iki yıl sonra bizi Frederic Dumas’la karşılaştırdı."
    "O senelerde, denizaltı avcılığı yeryüzüne yayılmış durumdaydı. Hayalini çalıştıran herkes, kendine göre bir cihaz ve silah icat edip, kullanıyordu. Bu keşiflerde mesleklerin rolü çok büyüktü. Balıkçı zıpkınına yeni bir şekil vermeğe çalışıyor; saatçi, hassas aletlerinden faydalanarak, yeni bir cihaz yapıyor, bahriyeli, daha etkili bir silah bulmaya çalışıyordu. Bu işlerle uğraşanlar arasında, tanışmamalarına rağmen, birbirlerine karşı sonsuz bir yakınlık duygusu doğuyordu. Bununla beraber herkes, birbirinin uyguladığı prensibi, kullandığı cihaz ve silahı sinsi sinsi tenkid ediyordu. Fakat bu tenkitte endişe, kıskançlık ve düşmanlık duygusuna rastlamak imkansızdı.Yaz mevsimi denemelerle, kış ayları ise yeni buluşlar yapabilme heyecanı içinde geçiyordu. Çevremizde gözümüze takılan madeni her eşyada yeni bir cihaz, yeni bir av silahı görür gibiydik. Kapıların kilitleri, masa çekmecelerinin kulpları, pencere storlarının yaylı mekanizmaları, dikkatimizi çeken eşyalar arasındaydı. Evlerin gözden uzak köşelerinde yığılmış hurda eşyalara ümitle bakıyorduk. Bütün bu müşterek heyecanın gerisinde, kıyılardaki balıkların çoğunu yakalayarak, profesyonel balıkçıları kıskandırmak isteği gizliydi.Gerçektende profesyonel balıkçılar bizden şikayetçiydiler. Balıkları ürkütüp, kıyılardan kaçırdığımızı, denizdeki ağlarını tahrip ettiğimizi sepetlerinden ıstakozları aşırdığımızı iddia ediyorlardı"
    Aşağıdaki son bölümünün ise 1940-1950 arasında olduğunu tahmin ediyorum.
    "Açık denizlerdeki iri balıklar da, amatör balıkçıların silahlarından nasıl kaçacaklarını öğrenmişlerdi.Bu kıtlık döneminde Didi (Dumas) , yüz kilo balık yakalayacağını iddia etti. On metreye beş defa daldı. İlk dalışında otuz yedi kiloluk torik yakaladı. Öteki dalışlarında dört kocaman leniya balığıyla dışarıya çıktı. Zıpkınladığı yüz kiloya yakın dev bir balığı, yardımlarımıza rağmen yakalayamadı."



    TÜRKİYEDE ZIPKINCILIĞIN TARİHÇESİ

    Aslında Türkiyede zıpkıncılığın tarihçesinin başlangıç tarihi belli olmasada birkaç dergi röportajından 1945 - 1950 lı yıllardan itibaren olduğunu tahmin ediyoruz.
    Sualtı Dünyası dergisinden Çiğdem Özkanın Burgazadalı "Giovanni Calich" ile yaptığı röportajda Calich in 1950 den itibaren ülkemizde zıpkınla balık avladığı yazıyor. 1959 da orfozla çekilmiş resmi dergide var.
    Yine Sualtı dergisinin başka bir sayısında Çiğdem Özkanın bu sefer "Dr. Zareh Magar" röportajında 1960 lı yıllarda Zareh beyinde zıpkınla balık avcılığından sözedip Zareh beyin aynı zamanda ülkemizin ilk sualtı fotoğrafçısı olmasınında etkisiyle 1960 lı yıllarda birçok zıpkınavı fotoğrafı dergide yeralıyor. 1950 den önce ülkemizde maske ve zıpkının bulunması çok zor bir ihtimal olduğundan 1950 yılını Türkiyede zıpkıncılığın başlama yılı olarak kabul etmeliyiz. 1974 ten sonrada Zareh bey ve arkadaşlarının hazırladığı yasalarla tüple dalarak zıpkınla balık avcılığı yasaklanmıştır.

    1954 yılında ülkemizin ilk sualtı kulubü olan "CADDEBOSTAN BALIKADAMLAR KULUBÜ"nü kuranların çoğuda zıpkıncı idi. Sonraları birkaç kulübün daha katılımı ile yapılan zıpkınla balıkavı yarışmalarına katılan bu kulupler 1970 te SUALTI SPORLARI KULÜPLERİ birliğini kurdular. 1973 te ise isim değişikliği ile SUALTI SPORLARI FEDERASYONU kurulmuştur.
    Yani fedrasyonu zıpkıncılar kurmuştur diyebiliriz. Zıpkıncılık Sualtı sporları Fedrasyonunun ilk branşı idi. Günümüzde artan çevreci baskılarıyla 1990 lı yıllarda yarışmalara ara verilsede günümüzde zıpkıncılık branşında 50 nin üzerinde kulüp yarışmalara katılmaktadır.

    Ülkemizin ilk yerli zıpkınla balık avı malzemelerine gelince; ilk olarak Yılmaz Aygün hobi amaçlı olarak ilk zıpkını yaparak ithal malzemelerin çok pahalı olduğu o yıllarda piyasada böyle bir ihtiyaç olduğundan YILMAZ firmasını 1964 kurmuştur. İlk olarak zıpkın imalatı yapıp 1972 de maske ve palet imalatına geçmiştir. Bu malzemelerin o günlerde denize kıyısı olan şehirlerde hemen hemen tüm eczanelerde satışa sunulması ile Türkiyede zıpkıncılık çok amatörce yayılmaya başlamıştır. 1980 li yıllarda scuba elbiseleri ile 1990 lı yıllardada avcı elbiselerinin ülke çapıda yayılması ile yazları yapılan bu spor artık bahar ve sonbahardada yapılır hale gelmiştir. 2000 yılların başlarında gelişen neopren teknolojileri ile elbiseler dahada ucuzlayıp, avcıyı soğuktan dahada iyi koruyunca kışında zıpkıncılık başlamıştır.

    Ülkemizdeki İlk zıpkınla balıkavı yarışmaşı 1967 yılında Tuzlada yapılmıştır.

    Av tekniklerinin özellikle agaşonun gelişimi ise şöyle olmuştur.

    1980 li yılların başında Bulgar milli takımı federasyonun davetlisi olarak (o zamanki başkanda Taylan Uygurdu) Türkiyeye davet edilmişti. İşte bu tarih Türkiyede zıpkıncılığın miladı oldu. Fakat ne yazıkki federasyon misafirlerle fazla ilgilenmediğinden dolayı Arif Ertik organizasyon liderliğinde Süheyl, Bülent, Zeynel Sezgün, Fuat Öztürk ilgilendiler. Hatta vurulan balıklar satılıp Bulgar takımına hediyeler alınmıştır. O zamanlardaki Bulgar takımının lideri Hristo Yançev Türk takımına teknik olarak o zamanki teknik bilgileri yüklemeye gayret etmiştir.Bizim ekipteki Arifin dediğine göre en iyi metremiz 14 metreydiki Türkiyenin gözü kara en iyi avcılarındandı, "daha sonraları derinleri denemeye başladığımızda baş dönmeleri yaşadım neden olduğunu anlamadım ve derinlere inmemeye özen göstermeye başladım" demiştir. Şuanda ise Türkiye Bulgaristanın çok ilerisinde ve devamlı olarak mesafeyi açmaktadır.

    O zamana kadar balık zıpkınla kovalayarak, kıyıya kıstırılarak, pusu kurarak, ağ çevirerek, sessizce yaklaşarak, gece yada tüple avlanıyor ancak kimse agaşon nedir bilmiyordu. Kule ile süzülürken dibe yaklaşırken balıkların kaçmadıkları gözlemlensede kimse dibe yatıpta balık çağırmıyordu. Yani agaşonu 1980 li yıllarda Bulgarlardan öğrendik.
    2000 li yıllarda Murat Bölükbaşı ve Zeynel Sezgün ün zıpkınla balıkavı kurslarıyla doğru malzeme ve teknikler ile bu spor daha profosyonel hale gelmiştir. NOT: ALINTI UNSAL SEZER USTDIMIZ DANDIR
    teşekkürler HÜSEYİN abi
    İsmail Cankut KURUBAŞ-1996

    SİNOP---SAMSUN

    19 MAYIS ÜNİVERSİTESİ

    ----OMER HF2 100 ----

    MESUTSUB PİRİ PRO 90



  6. #6
    Yiğit Öğret
    Guest

    Cevap: yardım zıpkınla balık avı tarihçesi

    Alıntı ismail cankut Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    çok teşekkür ederim Yiğit bunu görmemişim ödevde ingilizce zaten zıpkınla balık avı hakkında dergi hazırlıyorum bitince konu açarım
    Kolay gelsin bende ingilizceden almıştım allahtan bitti izmirle ilgili yaptım bende

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. zıpkınla balık avı yasaları
    By adalıdalgıç in forum Hukuk Köşesi
    Cevaplar: 19
    Son Mesaj: 13-01-2013, 19:26
  2. 17.11.2012 zıpkınla balık avı
    By thermaltake in forum Photo - Fotoğraf Albümü
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 24-11-2012, 21:38
  3. dalışın tarihçesi
    By YİĞİT TÜRÜDÜ in forum Zıpkınla Balık Avı Ve Nefesli Dalış Teknikleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 16-02-2012, 18:09
  4. zıpkınla balık avı püf noktaları yardım.
    By catamaran in forum Zıpkıncı Kahvesi
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 25-01-2011, 15:54
  5. zıpkınla balık avı eğitimi
    By tabutaki in forum Zıpkıncı Kahvesi
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 03-08-2008, 17:44

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206