Temel'in Şantajı
Ekonomik kriz, durgunluk, Irak Savaşı derken bir türlü para yüzü göremeyen Temel çıldırma noktasına gelir. Çocuk kaçırıp fidye istemeğe karar verip büyük parklardan birine gider. Çocuğun tekini gözüne kestirir.
Önce bir not yazmaya başlar: "Çocuğunu kaçırdım, çok üzgünüm ama gerçekten paraya ihtiyacım var. Kusura bakma. Yarın sabah saat 7'de falanca parktaki filanca ağacın altına siyah bir çantayla 5 milyar getir. İmza: Laz."

Çocuğun yanına gider, notu çocuğun ceketinin iç cebine koyup, doğruca evine gitmesini ve notu babasına göstermesini söyler. Ertesi sabah parka geldiğinde soylediği ağacın altında istediğini bulur.
Çantaya başka bir not eklenmiştir: "Paran burada ama bir uşağın hemşehrisine böyle bir şey yapmasına inanamıyorum. İmza 'İdris.'"

---------------------------------------------------------------------------------------------------
Özel Hayat
Temel birgün keçinin boynuna tasma takmış gezdiriyormuş. Arkadaşı Dursun yolda onu görüp:
- Ula Temel Napiysin ?
-Ula cörmiymisin Çöpeğimi cezdurayrum Dursun kardeşim
- Ula Temel bunun boynuzlari var.
- Valla ben onin özel hayatina karişmayrum...

---------------------------------------------------------------------------------------------------
Vesikalık
Temel bir gun vesikalık çekilcekmiş.karşısına cafer çıkmış ne bu telaş demiş, temel de 6 tane acele vesikalık çekilmem lazım demiş. cafer bundan kolay ne var demiş.vesikalık belden yukarı çekilir demiş. sen bi çukur aç ben geliom demiş cafer.cafer geldiğinde ne gorsun temel 6 tane çukur kazmış.olum nie 6 çukur kazdın demiş.temel de 6 tane çekilcem ondan demiş.olum bunun için 6 çukur kazmana gerek yoktu ben zaten 6 tane fotoğraf makinası getirdim demiş.

---------------------------------------------------------------------------------------------------
Spiker
Temel dünya turuna çıkar ve yolu Canada'ya da düşer. Kırk yılda bir Karadeniz'de hamsi avlamaktan daha değişik bir fırsat çıktığını düşünerek buz tutmuş bir gölde, buzu kırıp balık tutmaya özenir ve işe koyulur. Tam buzu kıracakken, insanın içini titreten bir ses duyulur: - Oğlum burada balık yok! Temel az öteye gidip tekrar buzu kıracakken ses yine gürler,- Burada balık yok dedim sana... Temel'in eli ayağı titreyerek seslenir: - Tanrım, sen misun yoksa? Ses yeniden duyulur, - Hayır oğlum, ben buz hokeyi stadının spikeriyim.

---------------------------------------------------------------------------------------------------
Ağzı Açık Uyur
Temel'in oğlu küçük Temel, okula gittiğinde öğretmeni sorar:-Temel, baban nasıl iyi mi?Küçük Temel: Öğretmenum, babam dün akşam banyo küvetine girdi, uyudi kaldi oriya...Öğretmen şaşkın:-Uyudu mu? Desene sular evi bastı, ev mahvoldu...Küçük Temel sakin:-Yooo öğretmenum öyle olmadi, çünki babam ağzı açuk uyur...

-----------------------------------------------------------------------
Lunapark [Kopma Garanti]
Temel ile fadime lunaparka giderler. Temel hemen balon patlatmaca oyununa dalar.
Fadimenin binmek istediği şey Dönme Dolaptır ama Temel'e açıklayamamaktadır. En sonunda cesaretini toplar ve :
-Temel ben Dönme Dolap'a bincem.
-Binemezsin donun gözükür.
-Yaw binmek isteyrumm!
-Binemezsin donun gözükürr!
Fadime Temel'in yanından ayrılır. Belli bir zaman dolaştıktan sonra gelir. Temel sorar:
-Fadime nerelerdeydun?
Fadime cevap verir:
-Dönme Dolap'a bindum.
-Ben sana dimedim mi binme donun gözükür diye.
-Merak etme donum gözükmedi, çıkardım oni.
------------------------------------------------------------------------------------
Uzaklaştık
Temel ile Dursun bir gün ava gitmişler. İri bir geyik avlayıp geri dönerlerken çok ağır olan geyiği birer boynuzundan beraberce tutarak köylerine doğru yola koyulmuşlar. Köye beşyüz metre kala köyün yaşlılarından biri ile karşılaşmışlar. Adam geyiği görüp Temel ile Dursun'u tebrik ettikten sonra geyiği böyle taşımaları halinde etinin sertleşeceğini söyleyerek kuyruğundan çekerek taşımalarını önermiş. Temel ile Dursun da kuyruğundan çekerek taşımaya başlamışlar. Bir süre sonra çok yorulmuşlar ve Dursun Temel'e dönüp : - "Ula Temel biz yine eskisi gibi taşısak iyi olur. Baksana köyden epeyce uzaklaştık..."

----------------------------------------------------------------------------------
Burası Trabzon'a Gitmez
Temel uçakla Trabzon'a gidecekmiş. Oturmuş bir yere rastgele. Asıl yer sahibi gelmiş: - "Beyfendi burası benim yerim kalkar mısınız?" - "Hayır." - "Beyfendi burası benim yerim kalkın." - "Hayır." Yer sahibi gider hostese başvurur. - "Beyfendi burası sizin yeriniz değil, kalkar mısınız lütfen?" - "Kalkmam." Hostes çare bulamayınca kaptana başvurur. Kaptan, Temel'in kulağına bir şey fısıldar ve Temel kalkar, arka tarafa oturur. Herkes hayret etmiş durumdadır, "Biz bu kadar uğraştık kalkmadı acaba kaptan nasıl kaldırdı bunu?" diye. Dayanamıyorlar, Kaptan'a soruyorlar: - "Dedim ki burası Trabzon'a gitmez.."
---------------------------------------------------------------------------------
Coni
Temel bir kurt köpeği almış ve mükemmel eğitmiş. Adı Coni'ymiş. Coni, Temel'in her söylediğini anlayabiliyormuş. Hatta telefona bile bakabiliyormuş. Temel bir gün evi aramış. Coni açmış telefonu... - "Ula Coni sen musun?" - "HAV" - "Fadime evde mu?" - "HAV" - "Başka kimse var midur?" - "HAV" - "Ula kaç kişi vardur?" - "HAV HAV" - "Ne yapiyiler" - "EHE EHE EHE" - "Ula ne zamandan beri yapiyiler" - "AUUUUUUUUUUUUUU"
-------------------------------------------------------------------------------------------
Yüzme Bilmeyrum!
Temel ölmüş. Öteki dünyada görevliler listeye bakmış ve Temel'e: - "Ya, senin adın listede yok sen bugün ölmeyecektin yanlışlıkla ölmüşsün. Seni tekrar dünyaya göndereceğiz. Ama kurallara gore insan olarak gönderilemezsin. Ancak istediğin bir hayvan olarak dünyaya gönderileceksin. Ne olmak istersin?" Temel biraz düşündükten sonra: - "Yunus balığı olayım", demiş. Ve anında yunus balığı olarak dünyaya ışınlanmış. Aradan 3 dakika geçmeden Temel tekrar öteki dünyaya dönmüş. Görevli sormuş: - "Ne oldu ya? Biz seni şimdi gönderdik niye geldin?" Temel masum bir şekilde cevaplamış: - "Yüzme bilmiyordum, boğuldum!"

---------------------------------------------------------------------------------------
Donuma İşeyrum!
Temel dut gibi sarhoştur...küçük aptesti de gelince meyhanenin tuvaletine gider.Tuvalette yanındakilere sorar:

" Ula uşaklar benim elimde bir şey görüyor musunuz?"

"Hayır..."

"Desenize ben donuma işiyorum..."
----------------------------------------------------------------------------------------
AIDS
Temel akciger kanseri olmus Doktorlar iki aydan daha fazla yasaman mucize olur demisler ve umitsiz oldugu icin tedaviye de son vermisler.Olecegini anlayan Temel , butun esiyle dostuyla helallesmeye karar vermis. Fakat bizim Temel gordugu herkese kendisinin AIDS hastaligina yakalandigini ve iki ay icinde olecegini anlatiyor ve helal etmerini istiyomus haklarini. Tabii bunu duyanlar Temel'e helallik veriyorlarmis ama bir yandan da elini bile son bir defa sikip,kucaklasmaktan kaciniyorlarmis.Temel'in en iyi arkadasi Dursun Temel'in bu yaptigini duyunca sormuş:
- Yaw Temel, anladik sen Kanser oldun olecen, neden millete AIDS oldum diyon, bak herkesi bir korku sardi demis.
Temel;
- Yaw Tursun, oyle de oleceeezzz boyle de olecez, bari kariyi saglama alalim dedim.
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Oflu ile Çinli
Çinli'nin biri of'da bir kahvehaneye girer yüksek bir sesle
- İçinizde bana yan bakan delikanlı varmı diye sorar,
Tabi bizim sazan Temel,
- Ben varım diye atlar,
İkisi beraber dışarıya çıkar, aradan beş dakika geçer ve Temel gözü morarmış bir halde kahveden içeri girer, hemen ardından giren Çinli'de kasıla kasıla Temel'i göstererek
- Ona yokohamanın tekmesi tekniğiyle vurdum der,
Ertesi gün çinli yine kahveye gelir, herkese meydan okur, Temel tekrar kalkar, dışarıya çıktıktan beş dakika sonra Temel burnu kırılmış diğer gözü morarmış bir vaziyette içeri girer, arkasından içeri giren Çinli yine Temel'i göstererek
- Bu kez ona ejderin yumruğu tekniğiyle vurdum der
Üçüncü gün Çinli'nin restini yine Temel görür, ikisi beraber dışarı çıkarlar, herkes Temel'i beklerken, Çinli ağzı burnu kırılmış, üstü başı kan revan içinde içeri girer, hemen arkasından kasıla kasıla kahveye giren Temel, eliyle Çinliyi işaret ederek
- Ona Toyota'nın kirikosuyla vurdum der !...
-------------------------------------------------------------------------------------
2 TÜP GEÇİT
İstanbul’a tüp geçit yapılması için ihale açılmış.. Amerika, Japonya vs. hepsi teklif vermiş, 10 milyar, 20 milyar dolarlar… Bizim Temel’le Dursun ise 10 bin dolarlık bir teklif getirmişler.. Komisyon gitmiş Trabzon’a; Temel’le Dursun’u görmeye.. Demişler ki, “ihaleyi size vereceğiz, anlatın bakalım projenizi?” Temel başlamış anlatmaya… – “Ben gidicem Anadolu yakasına başlıycam denizin altından kazmaya, İdris de gidecek Avrupa yakasından kazacak. Denizin altında ortada buluşucaz.” Yetkililer sormuş: – “Peki ya hiç buluşamazsanız ne olcak?” İdris de bu sefer atılmış: – “O zaman bir tüp geçit fiyatına iki tüp geçit yaptırmış olacaksınız…”
----------------------------------------------------------------------------------------
GECEYİ BURADA GEÇİRECEĞİZ
İki Karadenizli uçağa binmiş. Uçak havalandıktan sonra uçağın motorlarından biri bozulmuş. Pilot anons etmiş: – “Uçağımızın bir motoru bozulmuştur. Telaşa gerek yoktur”. Aradan çok geçmeden ikinci motor da bozulmuş. Pilot anons etmiş: – “Uçağın ikinci motoru da bozuldu….”. Temel Dursun’a dönmüş: – “Tursun desene geceyi burda geçireceğiz.”
------------------------------------------------------------------------------------------
YUNUS BALIĞI
Temel ölmüş. Öteki dünyada görevliler listeye bakmış ve Temel’e: – “Ya, senin adın listede yok sen bugün ölmeyecektin yanlışlıkla ölmüşsün. Seni tekrar dünyaya göndereceğiz. Ama kurallara gore insan olarak gönderilemezsin. Ancak istediğin bir hayvan olarak dünyaya gönderileceksin. Ne olmak istersin?” Temel biraz düşündükten sonra: – “Yunus balığı olayım”, demiş. Ve anında yunus balığı olarak dünyaya ışınlanmış. Aradan 3 dakika geçmeden Temel tekrar öteki dünyaya dönmüş. Görevli sormuş: – “Ne oldu ya? Biz seni şimdi gönderdik niye geldin?” Temel masum bir şekilde cevaplamış: – “Yüzme bilmiyordum, boğuldum!”
-----------------------------------------------------------------------------------------------
O AFRİKA’DA BEN BURADAYIM
Temel bir gün dertli dertli içiyormuş meyhanede. – “Ne bu hal”, demiş Dursun. – “Boşver” demiş Temel de. Dursun ısrar etmiş “biz arkadaş değil miyiz?” diyerek. Temel dayanamamış: – “Ama kimseye anlatma.. Hani ben bir zaman Afrika’ya gitmiştim ayı avlamaya?” – “Hatırladım bayağı da dönmemiştin” demiş Dursun… – “Günler sonra buldum en sonunda avlayacak bir ayı ama tam ateş edecekken tüfek bozuldu. Ben de kaçarken uçurumdan aşağı düştüm.” – “Eeeee” demiş Dursun “Sonra…” – “Her tarafım kan revan içinde, komaya girmişim. Sonra ayı beni yuvasına götürdü. Yaralarımı yaladı, balla, sütle besledi beni, iyileştikten sonra da bana tecavüz etti aylarca” demiş. – “Buna mı üzülüyorsun, takma kafanı yaa bak bu kadar zaman geçti. Çoluk çocuğa karıştın, mutlu bir hayatın var” demiş Durmuş. Temel: – “Bu da hayat mı be birader… O Afrika’da ben burda..”
--------------------------------------------------------------------------------------
OLURSA OLSUN
Temel ile Dursun ilk defa İstanbul’a gelmişler.. Bir sokaktan geçerken kadının biri onlara “araba mı park eder misiniz?” diye sormuş. Onlar da “bizimle birer kere birlikte olursan ederiz”, demişler. Kadın “tamam” demiş, kadının evine gitmişler. Kadın cebinden iki prezervatif çıkararak “biz bunları çocuğumuz olmasın diye takıyoruz, alın siz de takın” demiş. Temel’le Dursun “tamam” demişler. Aradan aylar geçtikten sonra Temel ile Dursun tarlada çalışırken, Dursun Temel’e: – “ula ben bu şeyden sıkıldım, o kadının da çocuğu olursa olsun; artık bunu çıkarıyorum ben”, demiş.
--------------------------------------------------------------------------------------
İÇKİ İSTEYEN LAZ
Temel otelin birinin odasında kara kara düşünüyor.. ‘Ulan’ diyor, “Ben aşağıdan içki isterken laz olduğum anlaşılır mı acaba?” Geçiyor aynanın karşısına ve prova yapıyor. “Bana bir fvisku.. yok böyle anlarlar”.. “Bana bir rakı, yok” diyor “böyle de anlarlar”. “Bana bir bira.. tamam” diyor “böyle iyi.. anlamazlar”. Ve aşağıya iniyor. Masaya dirseklerini dayıyor ve sesleniyor: – “Barmen bana bir bira”. Barmen Temel’i biraz süzdükten sonra soruyor: – “Birader sen laz mısın?” Temel: “uuuy nasil anladın” diyor: – “Burası resepsiyon bar karşıda..”
--------------------------------------------------------------------------------------
ŞOFÖRSÜZ GİDİYOR
Temel ile Dursun iki katlı otobüsle seyahat ediyordu. Üst kattaki Temel bir ara cep telefonunu çıkardı ve alt kattaki Dursun’u aradı: – “Tursun, orada durum nasıl?” – “Hüç… Bizim şoför uyumuş, otobüs öylece gidiyor.” Temel: – “O da bir şey mi? Bizim katta hiç şoför yok. Otobüs şoförsüz gidiyor.”
-------------------------------------------------------------------------------------
3 KİŞİ
Temel Amerika’da trafik polisidir. Bisikletle yol trafiğini ihlal eden bir papazı durdurur: – “Dur, ceza yazacağım.” – “Ceza mı? Yazamazsın.” – “Haçan nedenmiş o?” Papaz gülerek cevap vermiş: – “Benim sağ kolumda İsa, sol kolumda Meryem var.” Temel hemen atılarak: – “Uy da, yazacuğum. Bisiklete üç kişi bineysun!..”

--------------------------------------------------------------------------------------
TEKRAR DENEYİN
Temel ile Dursun promosyonlu meşrubat alırlar. Meşrubatı açan Temel hemen kapağa bakar: – “Tekrar deneyin.” Kapağı kapatıp yeniden açar ve okur: – “Tekrar deneyin.” … … … En sonunda sinirlenen Temel: – “Ula Tursun. Ha punlar pizi kandıriy! İki saattir deneyrum hala pi şey çıkmadi.”
--------------------------------------------------------------------------------------