Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4
Like Tree3Likes
  • 1 Post By
  • 1 Post By
  • 1 Post By

Konu: Ömrümüzden alıp mesaiye veriyoruz!

  1. #1
    ZIPKINCI Hüdaverdi AY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15-01-2009
    Bulunduğu yer
    ¯\_(ツ)_/¯ ><(((º>
    Yaş
    43
    Mesajlar
    3.620

    Ömrümüzden alıp mesaiye veriyoruz!

    Yaptığımız bir araştırmada, meslekten 10 yıl önce emekli olan hiç bir personel hayatta deyil. hepsi öldü…

    Yoğun bir şekilde radyasyona maruz kalan radyoloji çalışanlarının mesai saatlerinin 2 saat artırılması, kansere yakalanma riskini de artırıyor. Bu durum ne yetkililerin pek umrunda değil. Buna tepki gösteren Türk Medikal Radyoloji Derneği Başkanı Nezaket Özgür, bakanlığı yeni düzenlemeler yapması istedi.
    Tam gün yasası ömrümüzü yiyecek!
    Tam Gün Yasası’nın 21 Ocak’ta TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından radyoloji çalışanlarının mesaisi 5 saatten 7 saate çıktı. Radyoloji çalışanlarının umudu Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararındaydı. Ancak mahkemenin kısmi iptal kararlarının içinde radyoloji çalışanlarına ilişkin madde yer almadı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Türk Medikal Radyoloji Derneği Başkanı Nezaket Özgür, 2 saat daha fazla radyasyona maruz kalmanın daha fazla kanser riski anlamına geldiğini söyledi.

    Kimse farkında değil

    Hekimleri hastanede tutmak amacıyla Tam Gün Yasası’nın çıkarıldığının altını çizen Özgür, Sağlık Bakanlığı’nın bunun için ek ödemeler getirdiğini ancak radyoloji çalışanlarının çalışma saatlerini artmasına rağmen maaşlarında bir değişiklik yapılmadığını söyledi. Nezaket Özgür, radyoloji çalışanlarının her türlü kanser hastalığına neden olan iyonizan (elektromanyetik dalgalar) radyasyona maruz kalmaları nedeniyle riskli bir meslek grubunda olduklarını belirterek, Sağlık Bakanlığı’nın bunun için bile ek ödeme yapmadığını söyledi. Hastanelerde döner sermayeyi artırmak için gereksiz yere fazlasıyla çekim yapıldığını belirten Özgür, hekimlerin de hastaların da bu konuda bilinçsiz olduklarını söyledi.
    Emekli olan ölüyor
    Özgür, yaptıkları bir araştırmada, meslekten 10 yıl önce emekli olanların hiçbirinin hayatta olmadığını öğrendiklerini söyledi. Radyasyonun etkilerini kısa vadede gösteren bir madde olmadığını, genel olarak kendisini 30-40 yıl içinde göstermeye başladığını belirten Özgür, ‘Radyasyonun göstereceği etkiler vücudun yapısına bağlı olarak değişiklik gösterir. Genellikle uzun bir sürece yayılır. Ama bünyenin yapısına göre kısa zamanda da gösterebilir. Uzun süreli kalıcı radyasyonlar genellikle başta troid olmak üzere tüm kanser türlerine yol açıyor’ dedi. Radyoloji çalışanlarının yılda en az 1 defa sağlık taraması yapılması gerektiğini, bunun da yasalarda belirlendiğini dile getiren Özgür, Türkiye’de bu konuda bir denetimin olmadığını söyledi.
    Özgür, risk grubunda yer alan meslek çalışanlarına nöbet zorunluluğu olmadığını, ancak, radyoloji çalışanlarının nöbet tutmak zorunda olduklarını söyledi. Özgür, ‘Biz yasal olarak nöbet tutmak zorunda değiliz ama gece acile hasta geldiğinde çekilmesi gereken film, ultrason, röntgen gibi çok şeyi çekmek zorunda kalıyoruz. Yasalarda bu açıdan bir boşluk var. Üstelik nöbetimiz yasal olmadığı için para da alamıyoruz’ diye konuştu.

    Hastalarda tehlikede
    Sağlık Bakanlığı’nın çekimler konusunda düzenleme yapması gerektiğinin altını çizen Özgür, yurt dışında muhakkak çekilmesi gerekmedikçe hastaların radyasyon altına gitmediklerini söyledi. Alınan radyasyonun hücrelerin DNA’sına bozduğunu belirten Özgür, ‘Türkiye’de hastaneye gelen hastalar her türlü filmi çektirmek istiyorlar. Kendilerini nasıl bir felaketin beklediğini bilmiyorlar. Bence her hastanın bir radyasyon kartı olmalı ve nerede ne çektirdiğini bilmeli’ diye konuştu.

    Özgür, radyoloji alanında nitelikli eleman sıkıntısının yaşandığını, Türkiye’de kamu hastaneleri de dahil olmak üzere eğitimsiz kişilerin çalıştırıldığını belirterek, ‘Eğitimsiz kişiler, çekmeleri gereken alandan daha fazla bir alanı çekebiliyorlar. Bu da hastaya daha fazla radyasyon verilmesi anlamına geliyor’ dedi.



  2. #2
    ZIPKINCI Hüdaverdi AY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15-01-2009
    Bulunduğu yer
    ¯\_(ツ)_/¯ ><(((º>
    Yaş
    43
    Mesajlar
    3.620

    Cevap: Ömrümüzden alıp mesaiye veriyoruz!

    Her röntgeni çektirmek gerekli mi?

    Amerika’ da 355 bin çocuk üzerinde yapılan bir araştırmada 18 yaşına gelene kadar çocuklara ortalama olarak 7 kez röntgen, ultrason, tomografi, manyetik rezonans gibi çeşitli radyolojik incelemeler yapıldığını gösteriyor.
    Bu araştırmaya göre, çocukların yüzde 12’sine tomografi; ilk 3 yaşa kadar her 4 çocuktan birine iki veya daha fazla ve her 7 çocuktan birine üç veya daha fazla röntgen çekilmiş olması uzmanları ciddi şekilde endişelendiriyor.
    Tıbbi görüntüleme tetkiklerinin çoğunda “X-ışınları” yani radyasyon kullanılıyor. Radyasyonun kansere sebep olduğu ve alınan doz arttıkça kanser riskinin arttığı konusunda ise hiç şüphe yok. Araştırmalar, tüm kanserlerin yüzde 2’ sinin sebebinin radyasyon olduğunu gösteriyor.
    X-ışınlarının kanser yapıcı etkileri hızlı çoğalan hücrelere sahip olan çocuk ve gençler ile hamile kadınlarda çok daha fazla. Her röntgen veya tomografi çekilen kimse ertesi gün kanser olmuyor fakat küçük yaşlardan itibaren maruz kalınan bu kadar çok radyasyon kanser için ciddi risk yaratıyor.
    Tıbbi görüntüleme tetkikleri şüpesiz ki doktorların en büyük yardımcısı ve birçok hastalığın teşhisi bu sayede konuyor ama her öksüren, her nefesi daralan, her sırtı veya beli ağrıyana röntgen çekilmesi de gerekmiyor.
    İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre radyolojik tetkiklerin yüzde 30’ a yakın kısmı boş yere yapılıyor! Bizde de durumun bundan farklı olmadığını düşünüyorum.
    Radyasyon kanser yapıyor
    Amerika’ da yapılan bir araştırmada her sene en az 4 milyon Amerikalı’ nın tıbbi tetkikler dolayısıyla yüksek dozda radyasyona maruz kaldığı, bunların 400 bininin aldıkları radyasyon miktarının nükleer santrallerde çalışanların bir senede almalarına izin verilen maksimum dozunun bile üzerinde olduğu belirlendi.
    Araştırmada radyolojik inceleme yapılan kişilerin aldıkları ortalama radyasyon miktarı 2.6 mSv olarak bulundu. Bu oldukça düşük bir doz ve insan sağlığı için herhangi bir tehlike oluşturmuyor, ancak hastaların yüzde 20’ sinin orta derecede, yüzde 2’ sinin ise yüksek derecede radyasyon almış olmaları üzerinde durulmaya değer bir konu.
    Tomografi-kanser ilişkisini gösteren çarpıcı bilgileri özetlemek istiyorum:

    • Bilgisayarlı tomografi sırasında hastanın aldığı ışın dozu standart bir akciğer röntgenin birkaç yüz, bir mamografi filminin ise 100 misli daha fazladır.
    • Tek bir tüm vücut tomografisi sırasında maruz kalınan radyasyonun kanser riskini yüzde 1 oranında artırır. Buna göre, tek bir tomografinin 45 yaşındaki her 1.200 kişinin birinde tümör oluşumuna sebep olabileceği hesaplanıyor.
    • 45 yaşından başlayarak 30 yıl tomografi çekilen her 50 hastanın birinde kanser oluşuyor.
    • Tomografi çekimi sırasında alınan radyasyon 13 miligray olup, bu miktar Hiroşima’da atom bombasının atıldığı yerin 1,5 mil uzağında bulunan insanların aldığı radyasyona eşittir.

    Tek bir akciğer röntgeni bile kanser riskini artırabilir
    Fransa’ da 1.600 kadın üzerinde gerçekleştirilen bir araştırmada, genetik olarak meme kanserine yatkınlığı olan kadınlarda 20 yaşından önce çekilen akciğer röntgeninin meme kanseri riskini yüzde 54 oranında artırdığını gösteren sonuçlar elde edildi. Buna göre, bu kadınların 40 yaşına geldiklerinde meme kanseri olma riskleri hiç röntgen çektirmemiş olan kadınlara göre de 2.5 kat fazla idi.
    Durun, hemen telaşlanmayın! Bu ihtimal sadece meme kanseri için ‘genetik olarak risk altında olan’ kadınlar için söz konusu.
    Meme kanserlerinin sadece yüzde 10 kadarı genetik faktörlerle ilgilidir. Bu risk de BRCA1 ve 2 ismi verilen genlerdeki mutasyonlardan kaynaklanıyor. Araştırmalara göre, BRCA1 ve 2 mutasyonu olan kadınlarda, 70 yaşından önce meme kanseri riski yüzde 80 iken, bu mutasyon olmayan kadınlarda risk yüzde 10’dur.
    Mutasyon olan kadınların meme kanserine yakalanmamaları için radyasyondan ve X-ışınlarından ciddi şekilde korunmaları çok önemlidir.
    Gelelim neticeye
    Tabii ki radyolojik incelemeler mutlaka gerekli oldukları için yapılıyorsa diyecek bir şey yok, ama bu tetkiklerin önemli bir kısmının fuzuli yapıldığı da aşikâr.
    Bazı doktorların bilgi ve tecrübe yetersizliği, bazılarının hastanın muayenesine ayıracak yeterli zamanları olmaması, bazılarının hata yapma korkusu bu gereksiz testlerin başta gelen sebepleri.
    İngiltere’ de Sağlık Bakanlığı’ nın tarama amacıyla tomografi çekilmesini yasaklayan kararı da üç sene önce Amerika’ da çocukları radyasyondan korumak için başlatılan kampanyanın ne kadar doğru girişimler olduğu ortada.
    Elimizde herhangi bir istatistiksel veri olmamakla beraber ileri radyolojik incelemelerin ülkemizde de gelişmiş ülkelerdeki kadar hatta onlardan daha çok uygulandığını biliyoruz.
    Doktorlarımızı, bu tür tetkikleri isterken daha çok düşünmeye, hastaları da kendilerinden istenen tetkikin fayda ve zararlarını doktorları ile tartışmaya davet ediyorum.
    Hastaların doktorlarına ‘Bu testin gerekli olup olmadığını ve test sonucunun tedaviyi ne ölçüde etkileyeceğini’ mutlaka sormaları gerekiyor!

  3. #3
    M.Gökhan Yıldız
    Guest

    Cevap: Ömrümüzden alıp mesaiye veriyoruz!

    Teknikerlerin sağlığı konusunda çalışılan ortamın standartıda çok önemli . Havalandırması , genişliği , radyasyon için yalıtımı ....vs . Bunlarda birçok hastanede atlanan konular...

    Röntgen çekilme konusunda da çok büyük bir cahillik hakim halkımızda . Kimse hakkını aramıyor , umursamıyor.

    Umuyorum zamanla herkes yeterince bilinçlenir . Teşekkürler konu için....
    DIVER BELOW likes this.

  4. #4
    ZIPKINCI nedimoo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23-11-2008
    Bulunduğu yer
    Hatay/Antakya
    Yaş
    33
    Mesajlar
    735

    Cevap: Ömrümüzden alıp mesaiye veriyoruz!

    Rontgen cektirmek oksuruk surubu ya da agri kesici hap almaya benzemez.Ingiltere sinirlari icindeki MR (EMAR diye bilinen) merkezlerinin sayisi Istanbul ya da Izmir dekinden azdir.

    Tam gun yasasi son derece yanlis, basi agrisa profosore muayene olmak isteyen bir toplumun, cok buyuk bir ozveriyle calisan hekimleri icin ceza niteligi tasiyan bir yasadir. Nitekim bu yasanin yuruluge girmesiyle bir cok hoca arastirma ve universite hastanelerinden ayrilmis ve tip egitimi cok buyuk bir yara almistir.
    Mehmet Nedim Yoğurtçu
    SSI Level 1
    ANTAKYA/HATAY
    nedimoo@hotmail.com
    Deniz Olmayan Memlekette Hayat da Yoktur...

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. 21 Şubatta Meclise Gidelim Yazılı Söz Alıp Gelelim
    By akın çam in forum Çevreciyiz Biz
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 27-01-2011, 20:54
  2. Teskeremi alıp, geri döndüm..
    By Efekan in forum Üye Haberleri
    Cevaplar: 35
    Son Mesaj: 25-05-2009, 08:53
  3. muhabbet team bodrum şubesi mesaiye devam ediyor :D
    By Mehmet Emre Kaymak in forum Photo - Fotoğraf Albümü
    Cevaplar: 40
    Son Mesaj: 14-04-2009, 10:49
  4. Yunus Katliamina Karsi IMZA VERIYORUZ !!
    By CüCü in forum Zıpkıncı Kahvesi
    Cevaplar: 19
    Son Mesaj: 15-03-2007, 16:25

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206