Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6
Like Tree5Likes
  • 3 Post By
  • 1 Post By Ozan KIVRAK
  • 1 Post By

Konu: Dost

  1. #1
    İrfan Güleç
    Guest

    Dost

    genç adamın biri
    dermiş babasına hergün
    'benim de dostlarım var sendeki dost gibi'
    baba itiraz eder,
    olmaz oyle çok dost,
    hakikisi belki bir,belki iki,
    fazlasını bulamazzsın gerçek. hakiki...
    devam eder durur konuşma,
    aralarında başlar bir tartışma,
    karar verirler bir sınava,
    dostun hakikisini anlamaya...
    bir akşam bir koyun keserler ve koyarlar çuvala,
    baba derki, oğluna
    'hadi al bu çuvalı götür şimdi dostuana',
    çuvaldan kanlar damlamakta,
    sanki öldürmüşler de bir adamı koymuşlar çuvala,
    dıştan böyle sanılmakta.
    delikanlı sırtlar çuvalı,
    gider en iyi bildiği dostuna,çalar kapıyı,
    o dost, bakarki bir çuvala hemde kanlı,
    kapar hızla kapıyı deli kanlının suratına,
    almaz içeri arkadasını,
    böylece tek tek dolaşır deli kanlı,
    kendince tanıdıgı sevdiği dostlarını.
    ne çare , hepsinde de sonuç aynıdır.
    evlat geriye döner.
    ama içten yıkılır...
    babasına dönerek 'haklıymıssın baba der'
    dost yokmuş bu dünyada ne sana nede bana.
    baba'hayır evlat ' der , benim bir dostum var bildiğm.
    hadi ,çuvalı alda birkerede git ona.
    genç adam,çuvalı sırtlar tekrar.
    alnından ter çuvalından kanlar damlar...
    gider, baba dostuana
    kabul görür,sevinir.
    o dost delikanlıyı alır hemen içeri.
    geçerler arka bahçeye.
    bir çukur kazarlar birlikte,
    çuvaldaki koyunuı gömerler adam diye
    üzerinede serpiştiriler toprak,
    belli olmasın diye dikerler sarımsak.
    genç adam gelir babasına;
    'baba,işte dost buymuş diye konusşunca,
    babası;daha erken , o belli olmaz daha.
    sen yerın git ona çıkart bir kavga,
    atacaksın iki tokat,hiç çekinmeden ona,
    işte ozaman anlaşılacak,dostun hakikisi.
    sonra gel olanları anlat bana.
    genç adam aynen yapar babasının dediğini,
    maksadı anlamaktır sotun hakikisini,
    babasının dostuna basar istemeden iki tokatı...
    derki tokatı yiyen dost;
    git de söyle babana biz satmayız sarımsak tarlasını böyle iki tokada...

    DOST DEDİĞİN:
    SEVİLECEK BİRİ OLMADIGI ZAMANLARDA BİLE
    SENİ SEVMELİ...
    SARILACAK BİRİ OLMADIĞIN ZAMANLARDA BİLE
    SANA SARILMALI...
    DAYANILMAZ OLDUGUN ZAMANLARDA BİLE
    SANA DAYANMALI...

    Dost dediğin fanatik olmalı.
    bütün dünya seni üzdüğünde sana moral vermeli
    güzel haberler aldıgında seninle dans etmeli.
    ve agladıgında seninle ağlamalı.

    AMA HEPSİNDEN ÇOK DOST DEDİĞİN MATEMATİKSEL OLMALI
    sevinci çarpmalı
    üzüntüyü bölmeli
    geçmişi çıkarmalı
    yarını toplamalı

    kalbinin derinliklerindeki ihtiyacıhesaplamalı.
    ve yerzama bütün parçalardan daha büyük olmalı.
    işi bitince seni bir tarafa atmamalı

    ..mevlana...

  2. #2
    Ozan KIVRAK
    Guest

    Cevap: Dost

    İrfan abi paylaşımların çok güzel teşekkürler.
    İrfan Güleç likes this.

  3. #3
    ZIPKINCI Mesut PEYNİRCİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27-02-2008
    Bulunduğu yer
    Marmaris/Muğla
    Mesajlar
    497

    Cevap: Dost

    Madem bu tür konuları seviyorsunuz İrfan Bey, ben de size bir hikayenin kısa bir özetini aktarayım.

    Olay vahşi batı'nın bir bölgesinde geçer. Keşif yapmakta olan bir bölük atlı asker yerliler tarafından pusuya düşürülür. Birkaç kayıp veren bölük bir tepeye sığınır, ne var ki etrafları yüzlerce yerli tarafından kuşatılmıştır, kurtuluş yok gibidir. Erzakları sınırlıdır ve uzun süre dayanamıyacakları aşikardır. İçlerinden iki cesur çavuş yardım çağırmak için gece karanlığında yerli ablukasını delerek kaçmayı başarırlar. Ne var ki çavuşlardan birinin atı vurulmuş kendisi de yaralanmıştır. İki ahbap çavuş tek atla 90 mil gitmek zorundadırlar. Uzun süre gittikten sonra çöl sıcağı başlar, susuz ve aç olan atları gidemez duruma gelince onu kesip yerler ve yayan devam ederler. Ne var ki yaralı olanın durumu gittikçe kötüleşmektedir, ve durmadan arkadaşına tembih etmektedir "Ben ölünce ne yapacağını biliyorsun". Ama arkadaşı şiddetle reddeder. "Görevini yerine getirmek için buna mecbursun, otuz kişinin hayatı sana bağlı" der o durmadan. Yaralı olan yolda ölür. Adam geri kalan 30 millik yolu tek başına yürüyerek yardım çağırmayı başarır ve geride kalan otuz asker bu sayede kurtulur.

    Ne var ki, akıllarda bir soru kalmıştır : kahraman çavuş son 30 mili aç ve susuz nasıl yürüdü? Sonunda soruşturmayı yürüten komite gizli kalan kısmı açıklamak zorunda kalır; yardım çağıran çavuş otuz kişinin hayatını kurtarmak için, ölen arkadaşının kanını içmek ve etini yemek zorunda kalmıştır. Çünkü başka türlü görevini yerine getiremezdi...

    Burada o çok kutsal sayılan görev olgusu sorgulanmaya başlanır. Görev ne pahasına olursa olsun yerine getirilmesi gereken bir şey midir, yoksa bunun için yapılacak özverinin bir sınırı olmalı mı? diye.

    İşte sevgili İrfan, dost bildiğiniz birinin acımasız bir katil olduğunu öğrenince ne yapmanız gerekir? Belki de eski bilgenin sorgulayıp sınamak istediği şey aslında budur. Yoksa dostluğu tanımlamak için çok daha güzel örnekler bulunabilir.

    Sanırım modern hukuğun bu soruya cevabı şu olur : Yüzüne kapıyı kapatın (ve toplumun bir ferdi olarak adalete yardımcı olmak için durumu derhal gerekli yerlere bildirin).

    Bazı değerleri sorgulamak gerek. Değerlerin zamanla değişmesi bundandır diyorum.

    (Gördüğünüz gibi sizden daha delisi de var )

    Saygılar.
    Konu Mesut PEYNİRCİ tarafından (08-07-2011 Saat 11:14 ) değiştirilmiştir.
    İrfan Güleç likes this.
    Mesut Peynirci
    Marmaris/Muğla

    Denizde efelik olmaz. (Marmaris atasözü)

  4. #4
    İrfan Güleç
    Guest

    Cevap: Dost

    Alıntı TekYelken Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Madem bu tür konuları seviyorsunuz İrfan Bey, ben de size bir hikayenin kısa bir özetini aktarayım.

    Olay vahşi batı'nın bir bölgesinde geçer. Keşif yapmakta olan bir bölük atlı asker yerliler tarafından pusuya düşürülür. Birkaç kayıp veren bölük bir tepeye sığınır, ne var ki etrafları yüzlerce yerli tarafından kuşatılmıştır, kurtuluş yok gibidir. Erzakları sınırlıdır ve uzun süre dayanamıyacakları aşikardır. İçlerinden iki cesur çavuş yardım çağırmak için gece karanlığında yerli ablukasını delerek kaçmayı başarırlar. Ne var ki çavuşlardan birinin atı vurulmuş kendisi de yaralanmıştır. İki ahbap çavuş tek atla 90 mil gitmek zorundadırlar. Uzun süre gittikten sonra çöl sıcağı başlar, susuz ve aç olan atları gidemez duruma gelince onu kesip yerler ve yayan devam ederler. Ne var ki yaralı olanın durumu gittikçe kötüleşmektedir, ve durmadan arkadaşına tembih etmektedir "Ben ölünce ne yapacağını biliyorsun". Ama arkadaşı şiddetle reddeder. "Görevini yerine getirmek için buna mecbursun, otuz kişinin hayatı sana bağlı" der o durmadan. Yaralı olan yolda ölür. Adam geri kalan 30 millik yolu tek başına yürüyerek yardım çağırmayı başarır ve geride kalan otuz asker bu sayede kurtulur.

    Ne var ki, akıllarda bir soru kalmıştır : kahraman çavuş son 30 mili aç ve susuz nasıl yürüdü? Sonunda soruşturmayı yürüten komite gizli kalan kısmı açıklamak zorunda kalır; yardım çağıran çavuş otuz kişinin hayatını kurtarmak için, ölen arkadaşının kanını içmek ve etini yemek zorunda kalmıştır. Çünkü başka türlü görevini yerine getiremezdi...

    Burada o çok kutsal sayılan görev olgusu sorgulanmaya başlanır. Görev ne pahasına olursa olsun yerine getirilmesi gereken bir şey midir, yoksa bunun için yapılacak özverinin bir sınırı olmalı mı? diye.

    İşte sevgili İrfan, dost bildiğiniz birinin acımasız bir katil olduğunu öğrenince ne yapmanız gerekir? Belki de eski bilgenin sorgulayıp sınamak istediği şey aslında budur. Yoksa dostluğu tanımlamak için çok daha güzel örnekler bulunabilir.

    Sanırım modern hukuğun bu soruya cevabı şu olur : Yüzüne kapıyı kapatın (ve toplumun bir ferdi olarak adalete yardımcı olmak için durumu derhal gerekli yerlere bildirin).

    Bazı değerleri sorgulamak gerek. Değerlerin zamanla değişmesi bundandır diyorum.

    (Gördüğünüz gibi sizden daha delisi de var )

    Saygılar.
    güzel hikaye mesut. yapılması gereken 2 şey var görev ve hayatta kalma. hayatta kalma dürtüsü daha agır basmıştır fakat bu onu katil yapmaz. dost bulmak şimdiki zamanda çok zor adı dost olan ama arkanı dondüğünde olanlara kendisi bile şaşıran çok hadise var hayatımızda , şimdi badi bulmak bile zor ken fedakar arkadas bulmak hayal oldu

  5. #5
    ZIPKINCI Mesut PEYNİRCİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27-02-2008
    Bulunduğu yer
    Marmaris/Muğla
    Mesajlar
    497

    Cevap: Dost

    Alıntı depdeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    genç adamın biri
    dermiş babasına hergün
    'benim de dostlarım var sendeki dost gibi'
    baba itiraz eder,
    olmaz oyle çok dost,
    hakikisi belki bir,belki iki,
    fazlasını bulamazzsın gerçek. hakiki...
    devam eder durur konuşma,
    aralarında başlar bir tartışma,
    karar verirler bir sınava,
    dostun hakikisini anlamaya...
    bir akşam bir koyun keserler ve koyarlar çuvala,
    baba derki, oğluna
    'hadi al bu çuvalı götür şimdi dostuana',
    çuvaldan kanlar damlamakta,
    sanki öldürmüşler de bir adamı koymuşlar çuvala,
    dıştan böyle sanılmakta.
    delikanlı sırtlar çuvalı,
    gider en iyi bildiği dostuna,çalar kapıyı,
    o dost, bakarki bir çuvala hemde kanlı,
    kapar hızla kapıyı deli kanlının suratına,
    almaz içeri arkadasını,
    böylece tek tek dolaşır deli kanlı,
    kendince tanıdıgı sevdiği dostlarını.
    ne çare , hepsinde de sonuç aynıdır.
    evlat geriye döner.
    ama içten yıkılır...
    babasına dönerek 'haklıymıssın baba der'
    dost yokmuş bu dünyada ne sana nede bana.
    baba'hayır evlat ' der , benim bir dostum var bildiğm.
    hadi ,çuvalı alda birkerede git ona.
    genç adam,çuvalı sırtlar tekrar.
    alnından ter çuvalından kanlar damlar...
    gider, baba dostuana
    kabul görür,sevinir.
    o dost delikanlıyı alır hemen içeri.
    geçerler arka bahçeye.
    bir çukur kazarlar birlikte,
    çuvaldaki koyunuı gömerler adam diye
    üzerinede serpiştiriler toprak,
    belli olmasın diye dikerler sarımsak.
    genç adam gelir babasına;
    'baba,işte dost buymuş diye konusşunca,
    babası;daha erken , o belli olmaz daha.
    sen yerın git ona çıkart bir kavga,
    atacaksın iki tokat,hiç çekinmeden ona,
    işte ozaman anlaşılacak,dostun hakikisi.
    sonra gel olanları anlat bana.
    genç adam aynen yapar babasının dediğini,
    maksadı anlamaktır sotun hakikisini,
    babasının dostuna basar istemeden iki tokatı...
    derki tokatı yiyen dost;
    git de söyle babana biz satmayız sarımsak tarlasını böyle iki tokada...
    Anlatış çok güzel. Tıpkı ölümsüz İlyada'dan bir bölüm okuyor gibi oldum. Haahaa! Paylaşımcı Ruh adına, madem muhabbet açıldı bu eserden de bir bölüm aktarayım. İki dost; Kral Agamemnon ile yiğit Aşil'in nasıl birbirine düştüğünü anlatan meşhur bölüm, umarım sıkılmazsınız.

    Özet: Düş yorumcusu Kalkhas, orduda beliren vebanın sebebi olarak Agamemnon'un papazın kızı Chriseis'i iade etmemesini gösterir. Bu yoruma çok kızan kral, eğer veba sona erecekse çok sevdiği cariyesini geri vereceğini fakat giden armağanının yerine kendisine başka bir cariye verilmesini şart koşar.

    Aşil:

    "Agamemnon, ey doymak bilmez adam!
    Ulu canlı Akhalar armağanı nerden bulsun versin sana,
    Elimizde yedeğe alınmış mal mı var ki
    İllerden ne yağma ettiysek hep bölüşüldü
    Doğru olur mu toplamak bu malları yeniden?
    Haydi durma, sun tanrıya sen şu kızı,
    Biz Akhalar veririz sana üç-dört katını
    İş ki güzel surlarla çevili Troya ilini
    Talan etmeyi kısmet etsin bize Zeus."

    Kral Agamemnon karşılık verdi, dedi ki:

    "Tanrısal Aşil, yiğitliğine yiğitsin ama
    Beni kandıramazsın, boş yere uğraşma
    Niyetin ne? Senin armağanın olsun benim olmasın, öyle mi?
    Onu geri vermemi istemen bunun için demek
    Ulu canlı Akhalar, tam istediğim gibi, ona denk
    Bir armağan verirlerse başım üstüne yeri var,
    Yok vermezlerse kendim alacağım gidip onu,
    Ya seninkini alacağım, ya Aias'ın, ya Odysseus'unkini
    Biliyorum kime gitsem o kızacak bu kez de
    Neyse durmayalım bunun üzerinde sırası değil.
    Denize kara bir gemi sürelim,
    Kaç kürekçi gerekse arayıp bulalım
    Yüz kurban koyalım içine,
    Güzel yanaklı Chriseis'i de gemiye bindirelim
    Sözü geçen biri olsun geminin kaptanı
    Ya Aias, ya Idomenos, ya tanrısal Odysseus
    Ya da sen Pelesoğlu, erlerin en korkuncu
    Biriniz gitsin kızı versin babasına,
    Kessin kurbanları, Tanrı Apollon'u yatıştırsın"

    Şöyle bir yan baktı ayağıtez Aşil, dedi ki:

    "Seni gidi edepsiz çıkarına düşkün yürek!
    Senin sözlerini nasıl kaldırır içi bir Akha'lının?
    Savaşa nasıl gider, nasıl döğüşür istekle?
    Kargı salan Troyalılarla kendim için savaşa gelmedim
    Hiçbir şey yapmadılar, dokunmadılar bana onlar;
    Ne sığırlarımı çaldılar ne atlarımı götürdüler;
    Ne de bereketli Phytie'deki ekinlerimi çiğnediler.
    Gölge veren dağlar var aramızda, uğuldayan deniz var
    Geldik buraya, utanmaz herif, senin yüzünden
    Tek gönlün olsun diye köpek suratlı
    Kardeşinle Troyalıların sırtından ün alasınız diye
    Ama hiçte umurumda değil bu.
    Gelmiş birde gözdağı veriyorsun, alasın diye payımı
    Bana Akha oğulları verdiydi bunca sıkıntılara karşı
    Zengin bir ilini Troyalıların talan ettiklerinde Akhalar
    Senin payın kadar bir pay almadım ben
    Oysa kıyasıya döğüşte benim kollarım görür en büyük işi,
    Ama bölüşmede payın en okkalısı sana gider
    Benimse savaşta canım çıkar,
    Küçük bir şeyle genede hoşnut dönerim"
    ...

    devam eder gider.
    Mesut Peynirci
    Marmaris/Muğla

    Denizde efelik olmaz. (Marmaris atasözü)

  6. #6
    İrfan Güleç
    Guest

    Cevap: Dost

    tiyatro tadında bi hikaye. teşekkürler

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Dost Siteler
    By ozcansimsek in forum Kurallar, Önerileriniz ve İstekleriniz
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18-12-2009, 02:59
  2. En İyİ Dost...
    By kuyruksuzbalık in forum Zıpkıncı Kahvesi
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 09-05-2008, 10:14
  3. dost
    By izmirkorsan in forum Zıpkıncı Kahvesi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-03-2007, 10:40
  4. mücadeleci bir dost yitirildi
    By ahmettekesin in forum Başsağlığı ve Temenniler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16-10-2006, 18:24

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236