Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Manisa Çaldağ’da bir doğa katliamına ramak kaldı.

  1. #1
    ZIPKINCI leburaggk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    11-05-2007
    Bulunduğu yer
    İZMİR
    Yaş
    29
    Mesajlar
    1.192

    Manisa Çaldağ’da bir doğa katliamına ramak kaldı.

    KASIM 2010 tarihli TMMOB MMO izmir şubesi bülten yayınının 28. ve 29. sayfasındaki yazıyı netten buldum ve paylaşmak istedim arkadaşlar. ne yazık ki keyifle okuyun diyemiyorum çünkü durum çok kötü..



    Manisa Çaldağ’da bir doğa katliamına ramak kaldı.

    Önce vakti olmayanlara kısa tarihçe sunalım:
    Sardes Nikel Madencilik adlı İngiliz şirket buradan 15 yıl boyunca nikel çıkarmak üzere izinlerini aldı…

    Aslının 200’de biri oranında küçüklükte bir pilot tesis kurdu.
    Sonra çevreciler ayaklanınca madenin izni iptal edildi.
    Bu arada madencilik yasalarında bazı değişiklikler yapıldı. Şirket yatırım için parayı bulduğu an çalışmalara başlayacak.
    Sonra ne mi olacak?
    Çevrecilerin, akademisyenlerin ve yerel halkın iddiaları doğruysa binlerce, belki de onbinlerce ağaç kesilecek.
    Ardından Çaldağ oyulacak.
    Çıkarılan toprak milyonlarca ton sülfürik asitle yıkanacak.
    En vahimi, bütün bunlar açık havada yapılacak.
    Dünyanın en büyük ve verimli yedinci tarım havzası olan Gediz, uzmanların deyimiyle ‘açıkhava kimya işletmesi’ne dönecek.
    Cehennem senaryosunu sona sakladım:
    “Yer altı suları tükenecek, sülfürik asit bütün bölgenin sularına karışacak ve milyonlarca insan bölgeden göç etmek zorunda kalacak. Ve 15 yıl sonra madenin işi bittiğinde, havza bir otun bile bitmediği bir hal alacak!
    İzmir bile boşalır
    İTܒden Metalurji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. İsmail Duman mesaisinin büyük bölümünü bu projeyi durdurmak için harcıyor
    Bu madende 15 yıl boyunca ne kadar sülfürik asit kullanılacak?
    - 15-18 milyon ton arasında. Bir büyük asit tankeri düşünün, 20 ton asit alır. Başlayın Turgutlu’dan tankerleri birbirinin tamponuna değecek şekilde dizmeye. 800 bin tanker ediyor. Bu 800 bin tankeri Turgutlu’dan geçen 40’ıncı paralel üzerinden Doğu’ya doğru dizin; kuyruk Pekin’i geçiyor, tankerlerin bir kısmı Çin denizine dökülüyor, sığmıyor, bu kadar asit! Ve bu kadar asit açıkta kullanılacak.
    Açıkta kullanmak ne demek?
    - Oradaki doğayı alıp açıkhava kimya işletmesine çevirmek demek… Kapalı mekanda yapılması lazım. Toprağın içindeki nikeli, kobaltı çözmek için günümüzde bir sürü metot var. Bunların en ilerisi basınçlı kaplarda, kapalı sistemde işlemi yapmak. Düdüklü tencere gibi, 100 derecenin üstünde asitle temas ettiriyorsunuz. Dünyada var bu, Avustralya’da var.
    Ne kadarlık bir yatırım yapıp ne kadar kazanacaklar?
    - Alacakları malın değeri şu andaki fiyatlarla işe başladıkları zaman 25 milyar doların üzerindeydi. Sonra kriz nedeniyle bu rakam 10 milyara düştü. Şimdi yeniden 20 milyar doları geçti. Kriz tam atlatılırsa, kazançları 35-40 milyar dolara kadar çıkabilir. Kapalı sistem için gereken 5-7 milyar dolarlık yatırımı yapmıyorlar. Aradaki farkı da doğaya ve insana ödetiyorlar. Kazanç özelleştiriliyor, risk kamulaştırılıyor. Şimdiki yatırımları milyar doları bulmuyor.
    35-40 milyarlık kazançlarından Türkiye’ye ne kadarını bırakacaklar?
    - Türkiye’ye 10 yılda bırakacakları para 163 milyon dolar. Yani Türkiye’nin bir buçuk günlük dış borç faiz ödemesi.
    18 milyon ton sülfürik asit nereden sağlanacak?
    - Her yıl büyük ihtimalle Güney Amerika’dan, Ant Dağları’ndan 300-330 bin ton kükürt ithal edecekler; kamyonlarla, gemilerle buraya kükürt taşınacak. O kükürt bir fabrikada yakılacak. Kurdukları tek fabrika sülfürik asit fabrikası. Dünyanın ikinci büyük sülfürik asit fabrikasını bir tarım havzasına ve Türkiye’nin en verimli, dünyanın yedinci büyük verimli tarım havzasının orta yerine kurmak, çatınıza yüz ton dinamit depolamak gibi bir şey.
    Neden?
    - Çünkü en ileri sülfürik asit üretim teknolojilerinde bile binde üç kaçak vardır. 18 milyon ton sülfürik asitte binde üç, korkunç bir miktar. 54 bin ton asit sülfürik asit havaya karışacak. Gediz, sülfürik asidin içindeki kükürte tamamen yabancı bir havza. Burası laterit havza, oksitli topraklar. Hiç kükürt yok bu topraklarda. Bu ekosisteme yabancı bir elementi devasa miktarlarda soktuğunuzda doğal yaşamda öyle bir kırılma olur ki, bir daha geri dönülemez.
    Gediz Havzası’nın bereketi nereden geliyor?
    - Gediz Havzası, Turgutlu, Manisa, İzmir, Foça ve Menemen ovalarına kadar göl halindeymiş. Bu göl milyonlarca yıl varlığını sürdürmüş, 16 milyon yıl önce de kurumuş. Laterit dediğimiz buranın toprakları, Balkanlar’dan, Sırbistan’dan başlayıp Arnavutluğu geçen, Yunanistan üzerinden Ege Denizi’nin dibini geçip İzmir çizmesinden karaya çıkan, Manisa’da devam eden, Ankara üzerinden bir yay çizip ta Harran Ovası’na kadar giden bir kuşak. Akarsu yatakları bunlar. Bereketi de buradan geliyor.

    MACARİSTAN GİBİ KIZIL TEHLİKE RİSKİ
    Öngörünüz ne?
    - Uşak’ın batısından başlayıp Ege Denizi’ne kadar Gediz Havzası’nda tarım biter. Burası Sultaniye üzümünün, sarı kuru üzümün dünya başkenti. Dünyanın her yerine buradan kuru üzüm ihraç ediliyor. Ve bunun yüzde 85’i açıkta kurutuluyor. Şimdi düşünün, asit taşıyan rüzgar geldi, kurumakta olan üzümün üstüne oturdu. İhraç etmeye kalkarsanız hangi gümrükten geçer? 15 yılın sonuna gelmeden buradan büyük göçler başlayacak. İki milyonun üzerinde bir nüfus bundan etkilenecek.
    Havuz sistemi kullanılacağı söyleniyor…
    - Havuz sistemi diyorlar, halbuki yapacaklarının altısından dördü yüksek baraj. Ve bunları 45 derece eğimli yamaçlarda yapmaya kalkıyorlar. Havuz dedikleri Uluslararası Yüksek Barajlar Komisyonu’nun kriterlerine göre aslında baraj.
    Yani?
    - Böyle bir eğimde yapılan baraj o sette ne kadar dayanacak? Projede havuz diye geçen bu yapı aslında baraj, içinde de asitli ve ağır metalli çözelti bulunacak. E burası da deprem bölgesi. Ve 45 derecelik meyillerde yapacaklar bunları. Yapacakları barajların dördünün tepe yüksekliği 17 metreyle 23 metre arası. Ve içlerinde asitli su olacak. Daha yukarıdan sel geldiğinde ya duvarı yıkacak ya da taşırıp aşağı asitli su indirecek. Arkasından sel vurup çamura bulanmış bu yığınları önüne kattığı zaman ne yapar? Asit değdiği yerden geçer. Yağmurla her tarafa yayılır. Ekosistemi değiştirir.
    Buradaki doğanın kendini toparlaması kaç yıl alır?
    - Yıl mı, kaç yüzyıl mı? Çok yüzyıl alır. Toparlanmaz.
    Yığınlara yer açmak için kaç ağaç kesilecek?
    - Rakamlarına göre 330 bin ağaç kesilecek. Bu rakamın içinde ne yok biliyor musunuz? 2003’te yapılan sayımda göğüs çapı 8 santimetreden az olan fidanlar ağaç sayılmadı, orman envanterine dahil edilmedi. Yaklaşık iki milyon ağaç kesilebilir.
    Macaristan’daki gibi sel riski için nasıl bir önlem alacaklar?
    - Etrafını kuşaklayacaklarmış. Dağdan inen seli hangi hendekte kuşaklarsın? 3 metre eninde kanal açıp seli durduracaklarmış. Dünyanın neresinde böyle sel durdurulur?
    Suları nasıl etkileyecek bu maden?
    - Maden işletmesinin Turgutlu’nun su ihtiyacından daha fazla suya ihtiyacı var. Bergama, Uşak Eşme’den sonra Etem çukurunda da madencilik ruhsatı alındı. İzmir üç yönden çapraz ateşte. İzmir’i besleyen sular Ege topraklarından geçiyor. Böyle devam ederse 10-15 yıl sonra İzmir su nedeniyle terk edilmek zorunda kalabilir.
    Nükleer bombadan beter

    EDİZ TUNCEL (Yakın Doğu Üniversitesi Öğr. Grv.)
    1913’te Lefke’de Kıbrıs Maden Şirketi bakırı ayrıştırmak için açıkhavada sülfürik asit kullandı. İki kilometrelik bir alanda havuzlar kuruldu. Bugün o havuzların hali içler acısı. Bölgede muazzam bir çevre kirliliği yaratıldı. İki kilometrekarelik alan 100 kilometrekarelik bir alanı etkiledi. Oraya bir nükleer bomba atmış olsaydınız o boyutta bir tahribat yaratamazdınız.
    Bu madende çalışan insanların hepsi kanserden öldü. Madenin bir numaralı işçisi olan Rum da, iki numaralısı olan dedem de… Dedem kan kanseriydi. Babam da madende çalıştı, periton kanserinden öldü. Dayım bu madende çalıştı. O da oniki parmak ve pankreasta çıkan kanser türünden vefat etti. Komşumuz da aynı şekilde.
    Onkoloji merkezinde ölen hastalarla ilgili tutulan defteri incelerken fark ettim ki doğrudan etki alanında olan köylerde ölen insanların hemen hepsi kanserdi. Şu an Kıbrıs’ta en fazla görülen hastalık kan kanseri. Madenin yakınında bir köy var. O köyde ise çok ilginç bir hastalık ortaya çıktı. Bir çeşit kas hastalığı… Sağlıklı insanlar bir anda pelteye dönüyor, kasları erimeye başlıyor, sinir sistemleri iflas ediyor, altı ay geçmeden de ölüyorlar. Herhangi bir tedavi bugüne kadar uygulanabilmiş değil. Oradan ayrılırken maden şirketinin yetkilileri hastalarla ilgili arşiv kayıtlarını alıp gittiler, hastanede de bir şey bırakmadılar.
    Ankara’yı yanlış bilgilendirmişler

    AYLA YÖNET (Turgutlu TEMA Temsilcisi)
    Dört yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. İnanıyorum ki Ankara burada olacakların farkında değil, yanlış bilgilendirme olmuş. Mesela ÇED raporunda gölet olarak adı geçen şeylerin dördünün büyük baraj olduğunu öğreniyoruz. Eminim Ankara’dakiler bunu bilseler onay vermezlerdi. Birinci derecede biz Turgutlu’da yaşayanlar etkileneceğiz. Mesela bu sene çok yağmur yağdı ve 2 Şubat’ta köyden biri “Ufak çaplı bir sel oluştu, köyün içinden sular akıyor” diye beni aradı. Ve bu sularda henüz asit falan yok, normal yağmur suları derenin yatağı bozulduğu için, tedbir alınmadığı için köyün içine taştı. Macaristan’daki olayı biliyorsunuz, bütün köyü o kızıl çamur kapladı. Bu Turgutlu’nun değil, Türkiye’nin sorunu, herkesin müdahil olması gerek.
    Burak USLU / 0Rh+
    Hatay/İZMİR
    Akarca/Seferihisar

    leburaggk@hotmail.com

    FACEBOOK

    INSTAGRAM

  2. #2
    zek_tani
    Guest

    Cevap: Manisa Çaldağ’da bir doğa katliamına ramak kaldı.

    bu konuyu daha once burdamı okumustum yoksa baska bı yerdemı cıkaramadım ama paylasımın ıcın tesekkurler

  3. #3
    Sinan Bilek
    Guest

    Cevap: Manisa Çaldağ’da bir doğa katliamına ramak kaldı.

    paylasim icin tesekkürler durum gercekten cok kötümüs...

  4. #4
    Yönetici Türkay Demiroğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20-12-2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    52
    Mesajlar
    16.570

    Cevap: Manisa Çaldağ’da bir doğa katliamına ramak kaldı.

    Şurada üç beş tane kalmış doğal güzelliklerimizi de bitirmeye kararlılar
    Hep birlikte bunlara karşı koymalıyız. Canım doğa harikası Amasra'ya da termik santral yapmayı planlıyorlar.
    Sevgili arkadaşlar bu tür katliamlar karşısında tepkimizi her ortamda koyalım. Buralarda yaşayan insanlarımıza destek olalım.
    Türkay Demiroğlu
    İstanbul-Fındıkzade
    01.03.1967
    0 Rh+

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Grup Manisa İş Başında...
    By Kudret DİKMEN in forum Photo - Fotoğraf Albümü
    Cevaplar: 29
    Son Mesaj: 24-10-2010, 13:40
  2. Manisa'dan herkese merhabalar...
    By Alibey in forum Tanışma
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 03-08-2010, 22:02
  3. Manisa Takımı İş Başında :)
    By Kudret DİKMEN in forum Photo - Fotoğraf Albümü
    Cevaplar: 33
    Son Mesaj: 03-06-2010, 09:05
  4. Şampiyon manisa
    By volkanince in forum Zıpkıncı Kahvesi
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 26-05-2009, 14:30

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206