Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Türk gerilim yazarı Erol Çelik kitapları (Satranç Ve Şövalye) 2

  1. #1
    ihtiyardoktor
    Guest

    Exclamation Türk gerilim yazarı Erol Çelik kitapları (Satranç Ve Şövalye) 2



    Satranç Ve Şövalye



    Mart 2009, Avrupa Yakası Yayınları, 352 sayfa


    Arka kapak yazısı:
    Sabahın ilk ışıklarında, sıcak yatağından uyuşuk bir şekilde kurtulmaya çabalarken,
    kulağına o akşam öldürüleceğin fısıldansa Günün nasıl geçerdi?
    Ya da; ana yola o kadar süratli girdiğinde; takla atacağını önceden izleyebilseydin
    Yine de gaza o kadar basar mıydın?
    Tetiğe basmadan önce sırıtıyordu; Ne de olsa, kaderini bir başkası çizmişti. -son bölüm-
    Yazarımız; ikinci kitabında da gündelik hayatın karmaşasında unuttuğumuz ancak bir kalp atımı kadar yakın ve ani olan salt bir gerçeği, on değişik öykü ile mercek altına alıyor


    Öyküler


    Uyan Artık;
    Bir kadın çocuğu için her şeyi yapar. Öyküde bu vurgulanmış ama çok farklı bir açıdan. Doğum masasında bebeğinin hayatını kurtaran bir kadının, annesinin hayatını kurtaran daha doğmamış bir bebeğin öyküsünü okurken, sizde içinizden UYAN ARTIK diye bağıracaksınız.


    Beyaz Adamlar;
    İşte filmi olması gereken bir başka öykü. Bence yazarın en iyi öykülerinden biri. Bir kere her şeyden önce uyuşturucunun insana neler yaptırabileceğini anlatıyor.
    Uyuşturucuya yeni başlayan Cem, bir süre sonra içtiği tozun kendisine cesaret verdiğini anlar. Çünkü evinin karanlık köşelerinde gördüğü gölgelerden artık korkmuyordur. Hatta onlara kafa tutmaya başlar. Gelsenize, gelinde beni korkutun! Tozun etkisi gittiğinde korkuları tekrar gün yüzüne çıktığı için, daha fazla uyuşturucuya ihtiyaç duyar ve buda halüsinasyonlarını arttırır. Artık gördüğü hayalleri beyaz adamlar, onunla konuşmaya başlamıştır. Daha fazla toz, daha fazla cesaret. Ama işler daha kötüye gitmeye başlar.
    Ta ki!!! Burayı açıklarsam bu uzun hikayeyi mahvederim. Okuduğunuzda bana teşekkür edersiniz.
    Öykü şöyle başlıyor. “Siz korku nedir bilir misiniz?”


    Son Bölüm;
    Bu öykü gerçekten rahatsız edicidir. Öyküyü okurken bir ara okumaktan vazgeçecektim. Beni feci kızdırdı ve rahatsız etti. Yinede devam ettim ve öykünün sonunda neredeyse ayağa kalkıp alkışlayacaktım.
    Öykü şöyle bitiyor; tetiğe basmadan önce sırıtıyordu. Nede olsa kaderini bir başkası çizmişti.
    Öykü, altıncı romanını yazan bir yazarın son bölümünü yazarken yaşadıklarını anlatıyor. Öylesine feci bir sahne yazmalıdır ki, kaderini yazdığı kahramanının hayatını karartmalıdır. Yazarlar için bu çok kolaydır. Nede olsa başkasının kaderini çizmek, birkaç tuşa basmak kadar kolaydır.
    Ben çok beğendim bu öyküyü.


    Trafik;
    Modern şehir efsanesi. Çok kısa bir trafikte yaşanan aşk, özlem ve şiddet üçlemesi. Biri diğerini kaybettiği ve çok özlediği abisine benzetir ve sırf bu yüzden onun hakkında düşünür. Diğeri eski sevgilisine benzettiği için, yan araçtaki kızla ilgilenir. Her şey trafiğin bittiği noktaya kadar akıllarda çözülür. Yan arabadaki kız eski sevgili olamaz, yan arabadaki genç, kaybedilen abi olamaz. Ama kaderle dalga geçilmez. Eğer onları aynı noktada buluşturan kaderse, bir oyun oynamalıdır.
    Kurgu inanılmaz güzel olmuş öykünün.


    Neşet-i Sanniye Teknesi;
    Muhteşem bir aşk öyküsü. Neşet-i Sanniye Teknesi tekrar vücuda gelmek anlamındadır ve özlediği karısına tekrar kavuşabilmek için ona ebrular yapan bir delinin öyküsünü anlatır. Deli belki biraz sert kaçar ama resimleri yaptığı ebru teknesini, ölen karısıyla çıkacakları yolculuğun teknesi gören bir adama, fazla akıllı demek doğru olmaz.
    Yaptığı her resmi karısına beğendirmek için onun mezarına götürür. Sonunda ona resimleri beğendirdiğinde artık yolculuğa hazırdırlar. Bunun için ikisinin de sığacağı bir ebru teknesine ihtiyaçları olacaktır.
    Bence sonu muhteşem bitmiş bir öykü.


    Sıfır;
    Büyük şehir, alışıldık, bilindik karmaşasıyla insanları boğarken, hiç beklenmeyen bir an insanın karşısına korkunç bir şey çıkarabilir. İşte o zaman insan başka bir şehir hastalığı olana korku hastalığına kapılır.
    Küçük çocuğuyla bir restorana giren babanın, siparişleri alıp arabasının bulunduğu parka döndüğünde, karşılaşacağı manzara da, korku hastalığına kapılmasına yeter. Arabasının önünde bir kedi oturuyordur ve yan arabadaki bir adam o kedinin plakayı yaladığını söyler. Ve ekler, kediler lanet hayvanlardır, ne olur eve gidene kadar dikkatli ol. Boşuna yalamamıştı o lanet hayvan arabanın plakasını.
    Baba duyduklarıyla mantığının savaşı arasında kalır ve zaten zayıf olan bünyesinin korkuya yenik düşmesini seyreder. Gerçekten lanet peşini bırakmaz.


    Konuşun Benimle;
    Yazarın okuduğum en dramatik öyküsü. Kısa, tek kişilik ve herkesi ilgilendiren öykünün sonu yine çarpıcı bitiyor. Konuşun benimle, dertleşin ki, burada canım sıkılmasın, anlatın ki, daha fazla ıstırap çekmeyeyim.


    T;
    T aslında bir şekil. Bir uzun menzilli suikast silahının, dürbününden bakıldığında görünen ölçüm çizgisi. Öykü sadece dürbünden görünen görüntüleri anlatıyor. Değişik bir deneme ve başarılı bir kurgu. Özellikle siyahlar giyinmiş bir adamın korumalarının öldürüldüğü sahne muhteşem olmuş. Öykünün sonu mizahi bitmiş. Bu durum bu yazarda pek rastlanmayan bir durum ama öyküyü okuduktan sonra başka türlü bitirilseydi, bu tadı bırakmazdı dedirtiyor.


    Kireç Kokusu:
    İşte yazarın en iddialı ve en uzun öykülerinden biri daha. Ve yine bence film olması gereken bir kurgu. Biraz Amerikan öykülerini çağrıştıran bir başlangıcı var ama sonrası tamamen Türk motifleriyle işlenmiş.
    İki çocuğuyla bir dağ evine yerleşmeye giden çift, çok geçmeden o evden ayrılmak zorunda kalır. Öyküyü böyle anlatsam herkesin yüzü bir buruşur. Bütün Amerikalı yazarların tarzı gibi olmuş zannedilir ama öyle değildir işin aslı. Tatillerinin ikinci gününde kabus başlar.
    Özetle. Tatili geçirecekleri dağ evinin garajından kokular gelmeye başlayınca, adam garajı incelemeye gider ve bir süre sonra temizlik malzemelerinin bulunduğu depoda bir ceset bulur. Korkan adam iki oğlunu ve karısını ürkütmek istemez, birkaç gündür orada olduğu anlaşılan cesedi gece ormana gömer. Gömmeden öncede kokusu yayılmasın diye kirece bular. Çok geçmede karısı birkaç gece sonra ormanda koşan beyaz bir adam görür. Sanki üzerinden un gibi bir şey dökülüyordur. Adam gece mezara gider ve mezarın boş olduğunu görür. Demek adam ölmemiştir.
    Ertesi sabah kapıları çalınır ve yaşlı bir adam oğlunun kaybolduğunu söyleyerek onu görüp görmediklerini sorar. Adam korkar. Ertesi sabah İstanbul’a geri dönerler. Tam her şey normale döneceği sırada kabus tekrar kendini gösterir. Adam işe giderken kirece bulanmış adamı evlerinin yakındaki bir parkta otururken görür. Korkar ama hayal gördüğünü düşünerek aldırmaz. Akşamüstü büyük oğlu onu telefonla arayınca dünyası allak bullak olur.
    Eve geldiğinde iki oğlu da kaçırılmıştır.
    Daha fazla öyküyü anlatmayacağım ama bundan sonra bir babanın dramını okuyacağınız öyküde inanılmaz bir mistik öğe var.
    Tavsiye ederim.


    Kıyamet;
    İşte bir roman taslağı gibi öykü. Bir gökdelende çalışan şehir kölelerinin yağan bir yağmurla o çelik mağaraya hapsoluşunun anlatıldığı enfes bir öykü. Öylesine bir yağmur yağar ki, o yağmurdan bir damlasını yiyen bile delirir. Islanmayanlar ve bunu fark edenler, delirmekten kurtulurlar ve yaşama mücadelesi vermek için delirenlerle savaş haline girerler.
    Öykünün sonunda bu öykünün aslında roman olarak tasarlandığı yazılmış ve katılıyorum inanılmaz güzel bir roman olur.

    Yazar Erol Çelik’e ulaşabileceğiniz bir mail adresi de vereyim. erol.celik@ntv.com.tr


  2. #2
    Tolga Can
    Guest

    Cevap: Türk gerilim yazarı Erol Çelik kitapları (Satranç Ve Şövalye) 2

    İhtiyardoktor içimden sana Erol Çelik demek geçiyor.
    İlk mesajının kitap tanıtımı olması çok ilginç geldi. Normalde forumlarda malzeme sorarlar.
    yada satarlar. bir ilki gerçekleştirdin tebrik ederim. imza kısmını da doldurursanız iyi olur.

  3. #3
    Yönetici Türkay Demiroğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20-12-2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    52
    Mesajlar
    16.570

    Cevap: Türk gerilim yazarı Erol Çelik kitapları (Satranç Ve Şövalye) 2

    Hayırlı olsun Erol Bey
    Türkay Demiroğlu
    İstanbul-Fındıkzade
    01.03.1967
    0 Rh+

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Türk gerilim yazarı Erol Çelik kitapları (Heyula) 1
    By ihtiyardoktor in forum Zıpkıncı Kahvesi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19-09-2009, 02:06
  2. İyiki Doğdun Erol YAZICI
    By Oktay UZDİYEM in forum Üye Haberleri
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 20-07-2007, 21:29
  3. maşuka*** gözbebeğim*** yazarı bilinmiyor
    By Sinan ACARSOY in forum Zıpkıncı Kahvesi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 24-02-2007, 23:27

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504