Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: kadın dilinden anlamak

  1. #1
    omarkara
    Guest

    kadın dilinden anlamak

    Dostlar uzun gibi görünüyor ama zevkle okuyun...becerebilen varsa nasıl yaptığını banada anlatsın
    KADIN DILI
    Oglum bir hafta sonra evleniyor. Sorumluluk sahibi bir baba olarak, ona ögüt

    vermem gerekiyor. Fakat bunu evde yapamam çünkü annesi agız tadıyla ögüt

    vermeme izin vermez, sözü agzımdan kapıp kendi devam eder. !s yerimden ogluma

    telefon açtım, aksam yemegini dısarıda birlikte yiyelim, dedim. Deniz kenarında ki bu

    sirin lokantada simdi onu bekliyorum.

    Geliyor aslan parçası, yakısıklılıgı da aynı ben.Hos besten sonra konuya giriyorum.

    -Oglum haftaya dügünün var, bir baba olarak sana bazı konularda yol yordam

    göstermem gerekiyor.

    Kaç dil biliyorsun oglum sen?

    -!ngilizce, Fransızca bir de kendi dilimi de sayarsak Türkçe'yle üç dil oluyor.

    -Bugün ben sana dördüncü dili ögretecegim. Dilin adı Bükçe. Kadınlar tarafından

    kullanılır. Sen buna "kadın dili" de diyebilirsin.

    -Kadınların ayrı bir dili mi var?

    -Tabi ki. Eger kadın dilini bilirsen bir kadınla yasamak dünyanın en büyük zevkidir

    ama bu dili bilmezsen hayatın kararabilir. O yüzden bir kadınla mutlu olmak isteyen

    her erkek Bükçe'yi ögrenmeli.

    -!yi de niye Bükçe?

    -Çünkü kadınlar konusurken genellikle, söyleyecekleri sözü, net söylemezler. Egip

    bükerler onun için dilin adını "Bükçe" koydum.

    -Bükçe zor bir dil mi baba? diye sordu gülerek.

    -Bana bak, çok önemli bir konu, egleniyor gibisin biraz ciddiye al. Bir kadınla mutlu

    olmak istiyorsan bu dili bilmen çok önemli. Çünkü kadınlar sözü bükerek Bükçe

    konusurlar sonrada senin sözün dogrusunu anlamanı beklerler. Felsefesini anlarsan

    kolay, anlamazsan zor.

    -Tamam baba, haklısın ciddiyetle dinliyorum. Peki, sence kadınlar neden bizimle aynı

    dili konusmuyorlar, söyleyeceklerini direkt söylemiyorlar.

    -Bence bir kaç sebebi var. Birincisi, duygusal oldukları için, hayır, cevabı alıp kırı

    lmaktan korktuklarından dolayı, sözlerini de dolaylı söylüyorlar. !kincisi, kadınlar

    dünyaya annelikle donanımlı olarak gönderildikleri için onların iletisim yetenekleri çok

    güçlü.

    -Bu konuda biz erkeklerden bir sıfır öndeler yani.

    -Ne bir sıfırı oglum, en az on sıfır öndeler. Düsünsene, henüz konusmayan, küçük bir

    çocugun bile yüz ifadesinden ne demek istedigini hemen anlıyorlar. !sin kötüsü

    kendiler leb demeden leblebiyi anladıkları için biz erkekleri de kendileri gibi

    zannediyorlar. Onun için, leb, deyip bekliyorlar. Hatta bazen, leb, demek zorunda

    kaldıkları için bile kızarlar. Niye, leb, demek zorunda kalıyorum da o düsünmüyor,

    diye canları sıkılır.

    -Biz de bazen Canan'la böyle sorunlar yasıyoruz. Niye düsünmedin, diye kızıyor

    bana.

    -Kızarlar oglum kızarlar. Kadınlar ince düsüncelidirler, detaycıdırlar, küçük seyler

    gözlerinden hiç kaçmaz. Bizim de kendiler gibi düsünceli olmamızı beklerler fakat

    erkekler onlar gibi degil. Biz bütüne odaklıyız, onlar detaya . Beyinlerimiz böyle

    çalısıyor.

    -Ne olacak baba o zaman, yok mu bu isin çaresi?

    -Var dedik ya oglum, Bükçe'yi ögreneceksin, bunun için buradayız. Hazır mısın?

    -Hazırım baba.

    -Bükçe bol kelime kullanılan bir dildir. Biz erkeklerin on kelime ile anlattıgı bir konu,

    Bükçe'de en az yüz kelime ile anlatılır. Dinlerken sabırlı olacaksın. Mesela karın o

    gün kendine elbise aldı, diyelim. Bunu sana "bu gün bir elbise aldım." diye söylemez.

    Elbise almak için dısarı çıktıgı andan baslar, kaç magazaya gittiginden, almak için

    kaç elbise denediginden, indirimlerden, yolda gördügü tanıdıklarından alırken yaptıgı

    pazarlıktan devam eder ve sana kocaman bir hikaye anlatır.

    -Hikaye dili yani.

    -Aynen öyle. Sen akıllı bir erkek olarak ona asla, "Hikaye anlatma, ana fikre gel, kısa

    kes." demeyeceksin. Böyle bir sey dediginde, bittin demektir. !ster öyle de, istersen

    "seni sevmiyorum." de. !ki durumda da "seni sevmiyorum" demis olacaksın.

    -Ne alakası var, baba. Sen i sevmiyorum demekle, kısa anlat demenin.

    -Çok alakası var. Kadınlar dinlenmedikleri zaman sevilmediklerini düsünürler.

    -Bu önemli, Bükçe'de dinlemek sevmektir, diyorsun.

    -Aynen öyle. Devam edelim. Bükçe ima dolu bir dildir. Kadınlar konusurken, bir seyler

    ima etmeyi severler. Biz erkeklerde imalı konusuyoruz diye düsünürler ve

    sözlerimizle onlara ne demek istedigimizi çözmeye çalısırlar. Oysa erkeklerin ima

    yetenegi pek gelismemistir. Bizim kastımız söyledigimiz seydir.

    -Geçen hafta Canan bana "Bir kaç kilo daha versem gelinligin içinde daha iyi

    duracagım." dedi. Ben de "Böyle de iyisin." dedim. Canı sıkıldı bir kaç saat surat astı.

    "Neyin var." diye sordum. "Hiçbir seyim yok." dedi. Sence nerede hata yaptım?

    -Böyle de iyisin, derken o "de" ekini orda kullanmamalıydın. Canan bunu söyle

    anlamıstır. Böyle de fena sayılmazsın, eh iste, idare edersin ama tabi daha da iyi,

    daha da güzel olabilirsin."

    -Peki ne demem gerekiyordu?

    -Sunu hiç unutma. Kadınlar kendileri ile ilgili, giysileri ile ilgili ya da aileleri ile ilgili bir

    soru soruyorlarsa, kesinlikle iltifat bekliyorlardır. Es kaza elestirmeye kalkarsan

    yandın. Bunu hiç unutmazlar. O gün "Hayatım sen zaten çok güzelsin, kilo vermeye

    falan bence ihtiyacın yok." deseydin, o günün zehir olmazdı. Mesela bir gün kucagına

    oturup, agır mıyım, derse sakın "evet, biraz" falan deme "hayır" de. Yoksa bir daha

    kucagına oturmaz.

    -Yani diyorsun ki bir kadın her daim güzeldir, her giydigi yakısır ve her kadının annesi

    bir hanımefendi, babası da beyefendidir. Bana ne yaparlarsa yapsınlar.

    -Aferim oglum, çok hızlı anlıyorsun bana çekmissin. Kadının, kendi anne babasıyla

    sorunu olsa, kendi elestirir ama asla senin elestirmeni kabul etmez. Bunu kendine

    hakaret olarak alır.

    -Ve asla unutmazlar, degil mi?

    -Aynen öyle. Yıllar önce annene, annesi için "biraz cimri" demistim. Hala "Sen benim

    annemi sevmezsin." der ve annesi bize bir sey aldıgında gözüme sokar, en çok

    görecegim yere koyar.

    -Hadi o konularda dilimi tutarım da, su ima isini çözmek zor geldi.

    -Zor gibi ama biraz gayret edersen çözersin. En önemlisi imaları anlayacaksın ama

    "sen sunu mu demek istiyorsun." diye asla yüzüne vurmayacaksın.

    !lla Bükçe anlatacak, asık bir yüzle karsılasmamak için senin de anlaman gerekiyor.

    "Hayır, evde yiyecegim ama istersen hazır bir seyler alıp geleyim, ne dersin."dedim.

    "Tamam" dedi. Döneri sever biliyorsun, dün eve giderken, ekmek arası döner

    yaptırdım. Onun dönerini de kepekli ekmek arasına yaptırdım. Bunu düsündügüm için

    ayrıca sevindi. O da diyette, dügünde daha zayıf görünme derdinde, bu sıralar.

    -Bu Bükçe'de kısa konusma yok mu baba?

    -Var ama yerinde olsam hiç tercih etmezdim. Kadın konusmuyorsa ya da kısa

    konusuyorsa kesin ciddi bir sorun var demektir. Mesela baktın canı sıkkın,

    soruyorsun, "Neyin var" diye. "Hiçbir seyim yok." diyorsa, aman bir seyi yokmus, diye

    bırakma. Yoksa az sonra, çok ilgisiz oldugundan yakınarak, aglamaya baslar.

    -Bükçe'de "Hiçbir sey yok" demek "Çok sey var, benimle ilgilen" demek oluyor, o

    zaman.

    -Evet. Biz erkekler "Bir sey yok." diyorsak ya gerçekten bir sey yoktur, sadece

    basımızı dinlemek istiyoruzdur ya da bir sey vardır ama; su anda konusacak bir sey

    yok." diyoruzdur. Her ikisinde de konusmak istemiyoruzdur. Ama kadınlar ilgiyi sevgi

    olarak gördükleri için "Bana deger veriyorsan, ilgilen ki anlatayım." demek istiyordur.

    Çok nadirdir, gerçekten anlatmak istemiyor olabilir, o zaman da fazla üstüne varıp

    bunaltmayacaksın tabi.

    -Bir arkadasım da kadınların "peki" demesi tehlikelidir, demisti.

    -Dogru. Bir kadının agzından çıkan "kuru bir peki, olur, tamam" her zaman tehlikelidir.

    Bu Bükçe de "Simdi tamam diyorum ama acısını daha sonra çıkaracagım." demektir.

    Sana en kısa zamanda kesin bir ceza keser. Fakat pekinin yanında "peki canım, olur

    hayatım" gibi bir hosluk ekliyorsa korkmaya gerek yok.

    -Zor bir dil baba.

    -Yok yok gözün korkmasın. Bükçe, konusman gerekmiyor. Dili anlaman yeterli.

    -Anlamak da pek kolay degil ama.

    -Korkma o kadar zor degil. Devam edelim. Kadınlar istediklerini söylemek zorunda

    kalınca, düsünemedigimiz için biz erkeklere kızarlar, ve konusurken suçlayarak

    konusurlar fakat suçladıklarının farkında olmazlar. Sitem ediyoruz zannederler.

    -Nasıl yani?

    -Mesela, karın sana "ne zamandır dısarı çıkmadık." derse bunu suçlama olarak

    üstüne alma, seninle gezmek canı istiyordur, bunu sen düsünüp teklif etmedigin için

    kalbi kırılmıstır. Maksadı seni suçlamak degildir. "Daha geçenlerde gezmeye gittik."

    gibi bir savunmaya girme. "Tamam canım haklısın, ben de istiyorum, en kısa

    zamanda gideriz." de, konu kapanır. Tabi ilk fırsatta da sözünü yerine getirirsen iyi

    olur.

    -Küçük ama önemli detaylar.

    -Aynen öyle. Mesela karın "üsüdüm" diyorsa, üstünü kalın giy demeni ya da kombiyi

    açmanı degil, ona sarılmanı istiyordur.

    -Keske okullarda ögretselerdi biz erkeklere Bükçe'yi. Ne kadar erken baslasak o

    kadar çabuk kavrayabilirdik, belki.

    -Haklısın aslında ben de sana ögretmek için geç kaldım. Neyse zararın neresinden

    dönülse kardır.

    -Not mu alsaydım, epeyce detayı varmıs dilin.

    -Sen bilirsin oglum, unutacaksan al. Keske ben de not alıp gelseydim. Umarım sana

    eksik ögretmem. Simdi aklıma geldi. Kadınların en nefret ettigi sözcük "Fark

    etmez"dir. Fark etmezi kadınlar "Hiç umurumda degil, ne yaparsan yap " diye

    anlarlar.

    -En degerli sözcük nedir?

    -Sen bil, bakalım.

    -Seni seviyorum, demek herhalde.

    -Evet, kadınlar "seni seviyorum" sözünü sık sık duymak isterler. Biz erkekler

    söylemistim, zaten biliyor diye bu konuda gaflete düsmemeliyiz.

    -Bükçe sadece konusma dili midir baba? Bunun bir de davranıs dili var gibi geliyor

    bana.

    -Ben de tam ona geliyordum. Kadınlar küçük seylere önem verirler. Aksam ona sarıl,

    televizyon izliyorsan sarılarak izle. Gündüz onu düsündügünü ifade etmek için kıs

    acık da olsa bir mesaj gönder, küçük sürprizler yap. O yemek hazırlarken ona yardım

    et, salata yap, çay demle.

    -Aksam gelip sırt üstü yatmak yok yani.

    -Gözünde büyütme. Sayınca çok sey gibi görünüyor ama aslında bunlar zaman

    alacak, zor ve masraflı seyler, degil. Sen bu küçük seylere dikkat et, zaten karın sana

    pasa gibi davranır, seni yormaz. Bir erkek bu küçük seylere dikkat etmezse zamanını

    karısıyla büyük kavgalar yaparak geçirir. Sevgiyle geçirmek varken niye kavgayla

    geçiresin ki? Kadınlar çok vericidir ama eger sen hep alıp vermezsen, bir gün birden

    patlarlar. Küçük küçük alırlarsa, büyük büyük verirler.

    -Tamam baba bunlara dikkat edecegim.

    Garson yemek tabaklarını kaldırırken oglumun telefonu çalmaya basladı. Belli ki

    nisanlısı arıyor, konusmak için deniz kenarına dogru adımlamaya basladı. Az sonra

    geldi.

    -Baba çok tesekkür ederim. Bükçe'yi anlamaya basladım. Canan aradı. "Salonun

    perdelerini ne renk olsun karar veremedim, yarın birlikte m i baksak." dedi. Tam "Fark

    etmez, sen seç" diyecektim ki bunu senin söyledigin gibi "Ev de perde de umurumda

    degil" gibi anlayacagı aklıma geldi. "Tabi canım, istersen birlikte bakabiliriz ama ben

    senin zevkine güveniyorum, sen seç istersen," dedim çok mutlu oldu. Kendi seçecek.

    -O zaten perdeyi çoktan seçmistir de kadınlar illa yaptıklarını onaylatmak isterler.

    Birlikte de gitsen o seçtigi perdeyi almak isteyecektir. Biz erkekler onların ne demek

    istediklerini anlarsak, islerden kolay sıyırırız.

    -Baba tekrar tesekkür ederim. Bu iyiligini hiç unutmayacagım. Bana Bükçe'yi

    ögretmeseydin halimi düsünmek bile istemiyorum.

    -Sanslısın oglum. Benim seninki gibi bir babam yoktu. Bunları deneye yanıla

    ögrenmem yıllarımı aldı. Sen yine iyisin, hazıra kondun. Güle güle kullan, isteyene de

    ögret, herkes de güle güle kullansın. Kullansınlar ki yüzleri gülsün.

  2. #2
    ZIPKINCI FATİH GÜMÜŞBAŞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08-10-2008
    Bulunduğu yer
    istanbul/fatih
    Yaş
    31
    Mesajlar
    3.872

    Cevap: kadın dilinden anlamak

    elinize saglık,paylaşım için teşekkürler...
    fatih gümüşbaş
    1988-istanbul

  3. #3
    izmr_cnbk
    Guest

    Cevap: kadın dilinden anlamak

    paylaşım için teşekkürler

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. İlk Kadın Hakimimiz.....
    By Kayhan YILDIRIM in forum Zıpkıncı Kahvesi
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 06-02-2009, 13:40
  2. Kadın elementi
    By Kayhan YILDIRIM in forum Zıpkıncı Kahvesi
    Cevaplar: 31
    Son Mesaj: 01-02-2009, 19:17
  3. Anlamak zor
    By ES_EM in forum Zıpkıncı Kahvesi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 15-04-2008, 17:05
  4. ayse kadın
    By Ahmet Efe Tuncer in forum Zıpkıncı Kahvesi
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 17-05-2007, 17:34
  5. FIKRA " KADINLARI ANLAMAK"
    By İsmail Hakkı ŞAHİN in forum Zıpkıncı Kahvesi
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 05-11-2006, 19:37

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217