Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: HEY GİDİ GÜNLER HEY

  1. #1
    Atila Yılmaz
    Guest

    HEY GİDİ GÜNLER HEY

    HEY GİDİ GÜNLER HEY!
    HİÇ ÖZLENMEZ Mİ O GÜNLER?
    Faziletliydik...
    Kimsenin malına, mülküne göz dikmezdik.
    Kimsenin namusuna yan bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmez, kimseyi de küçümsemezdik.

    Dürüsttük...
    Bir zamanlar Londra Ticaret Odası’nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: “Türklerle alışveriş et, yanılmazsın!”

    İtibarlıydı...
    Bir zamanlar Hollanda Ticaret Odası’nın toplantılarında oylar eşit çıkınca Osmanlılarla alışverişi olan tüccarın oyu iki sayılır, onun dediği olurdu.

    Temizdik...
    Yere bile tükürmezdik. Hatta, Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa’ya tanıtmasıyla meşhur Comte de Marsigli, yere tükürmedikleri için atalarımızı şöyle eleştiriyor:

    “Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Bunun için de saçlarında sakallarında bir hararet olur ve zamanla saçları, kaşları, sakalları dökülür.”

    Çevreciydik...
    Kurak günlerde ücretle adamlar tutup sokaktaki ulu ağaçları sulatır, göçmen kuşların yorgunluk atması için saçak altlarına kuş sarayları yapardık.

    Bunlara öyle örnekler var ki, saymakla bitmez.

    Harama el sürmezdik...

    Fransız müellif Motray 1700’lerdeki halimizi şöyle anlatıyor:
    “Türk dükkanlarında hiçbir zaman tek tek meteliğim kaybolmamıştır. Ne zaman bir şey unutsam, hiç tanımadığım dükkancılar arkamdan adam koşturmuşlar, hatta birkaç kere Beyoğlu’ndaki ikametgahıma kadar gelmişlerdir.”

    Medeni idik...
    İngiliz sefiri Sör James Porter ise 1740’ların Türkiye’si için şunları söylüyor:
    “ Gerek İstanbul’da, gerekse imparatorluğun diğer şehirlerinde hüküm süren emniyet ve asayiş, hiçbir tereddüde imkan bırakmayacak şekilde ispat etmektedir ki, Türkler çok medeni insanlardır.”

    Dosdoğruyduk…
    Fransız Generallerden Comte de Bonneval ise şu hükmü veriyor:
    “Haksızlık, murabahacılık, inhisarcılık ve hırsızlık gibi suçlar, Türkler arasında meçhuldür. Öyle bir dürüstlük gösterirler ki, insan çok defa Türklerin doğruluklarına hayran kalır.”

    Hırsızlık nedir bilmezdik...
    Fransız müellif Dr. Brayer 1830’ların İstanbul’unu getiriyor önümüze:
    “Evlerin kapısının şöyle böyle kapatıldığı ve dükkanların çoğunlukla umumi ahlaka itimaden açık bırakıldığı İstanbul’da her sene azami beş-altı hırsızlık vaka’sı ancak görülür.”

    Ubicini Dr. Brayer ‘i şöyle doğruluyor:
    “Bu muazzam payitahtta dükkancılar, namaz saatlerinde dükkanlarını açık bırakıp camiye gittikleri ve geceleri evlerin kapısını basit bir mandalla kapatıldığı halde, senede dört hırsızlık vakası bile olmaz. Ahalisi sırf Hıristiyan olan Galata ile Beyoğlu’nda ise hırsızlık ve cinayet vakaları olmadan gün geçmez.”


    Naziktik...
    Edmondo de Amicis isimli İtalyan gezgini yine 1880’lerin “biz”ini anlatıyor bize:
    “İstanbul Türk halkı Avrupa’nın en nazik ve en kibar insanlarıdır. Sokakta kavga enderdir. Kahkaha sesi nadirattan işitilir. O kadar müsamahakardırlar ki, ibadet saatlerinde bile camilerini gezebilir, bizim kiliselerde gördüğümüz kolaylığın daha fazlasını görürsünüz.”

    Cihana örnektik...
    Türkiye Seyahatnamesi’yle meşhur Du Loir’ın 1650’lerdeki hükmü şöyle:
    “Hiç şüphesiz ki, ahlak bakımından Türk siyasetiyle medeni hayatı bütün cihana örnek olabilecek vaziyettedir.”

    Şefkatimiz yalnız insana yönelik değildi; hayvanları, hatta bitkileri bile kapsıyordu...

    Hayata karşı saygılıydık...

    Bu konuda dilerseniz Elisee Recus’u dinleyelim, bize 1880’lerdeki halimizi anlatsın:
    “Türklerdeki iyilik duygusu hayvanları dahi kucaklamıştır. Birçok köyde eşekler haftada iki gün izinli sayılır.”

    Hayırseverdik...
    Comte de Marsigli’yi tekrar dinleyelim:
    “Yazın İstanbul’dan Sofya’ya giderken dağlardan anayol üzerine inmiş köylülerin yolculara bedava ayran dağıttıklarına şahit oldum.”

    Aynı müellif, ceddimizin hayırseverlikte fazla ileri gittikleri kanaatindedir. Şöyle diyor:
    “ Fakat şunu da itiraf etmeliyim ki, dindarane hareketlerinde biraz fazla ileri gitmektedirler. İyiliklerini yalnız insan cinsine hasretmekle kalmayıp hayvanlara ve hatta bitkilere bile teşmil ederler.”

    Bu tespiti İslam ve Türk düşmanı Avukat Guer misallendiriyor:
    “Türk şefkati hayvanlara bile şamildir” dedikten sonra şu örneği zikrediyor:
    “Hayvanları beslemek için vakıflar ve ücretli adamları vardır. Bu adamlar sokak başlarında sahipsiz köpeklere ve kedilere et dağıtırlar. Sokaktaki ağaçların kuraklıktan kurumasını önlemek için bir fakire para verip sulatacak kadar kaçık Müslümanlara bile rastlamak mümkündür.”
    --------------------------------------------------------------------------
    Atila yılmaz izmir 68 (A+)

  2. #2
    ZIPKINCI selman şen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04-01-2007
    Bulunduğu yer
    ESKİŞEHİR
    Yaş
    53
    Mesajlar
    1.417
    Ellerine sağlık, atalarımız gerçekten deliymiş. Son örnekteki adamın gözünde bir müslüman ancak böyle görünür. Peygamberimiz sahabesine bizlerden (günümüz insanları) bahsederken, onlar sizi görseydi deli derlerdi; siz onları görseydiniz bunlar müslüman değil derdiniz, demiş.
    Kimse kafamı kızdırmasın...... Dalarım.

    Selman Şen 1966 ESKİŞEHİR

  3. #3
    muratdinçer10
    Guest
    Ellerine sağlık
    İyide bunlar bizim, atamız, ise peki biz kimiz?
    Yahu şu ramazanda bari başımızı ellerimizin arasına alıp mertçe düşünelim
    BİZİMLE KERBELA VADİSİNE HEM-DERD OLAN GELSİN,
    EY HAFIZ, BIRAK LAF-I GÜZAFI,İŞTE MEYDAN;MERT OLAN GELSİN.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206