1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 123 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 26

Konu: Levreklere bıraktık.

  1. #1
    Administrator Mustafa PAKER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    21-04-2004
    Bulunduğu yer
    Göztepe/İzmir
    Yaş
    39
    Mesajlar
    12.061

    Lightbulb Levreklere bıraktık.

    Merhaba,

    Yaz mevsiminin sonlarına doğru iyice ısınan sular ve bulanıklık nedeniyle dalışlar keyif vermeyince vakit geçirmek için “eski dost” olta ile balık avcılığına dönüş yaptık. Eski takımlar ortaya döküldü, yeni malzemeler aldık ve gece geç saatlere kadar sohbet ede ede oltalarımızı suya salladık. Kıyıdan avlandığımız için birkaç istisna balık haricinde haliyle dişe dokunur balık yakalayamadık. Bol bol lidaki, mığrı yavrusu, ufak mırmır tuttuk. Tabii ki hepsini de denize iade ettik. Kısacası hep balık besledik. Gece yaptığımız balık besleme seanslarında bazen kefallerin şapırtılarını dinliyorduk. Levreklerin kefalleri kovaladıklarını biliyorduk ancak fazla kafa yormadan dip oltası ile avlandığımız için aklımız pek levreklerde değildi, ta ki ben eski olta malzemelerimin arasında en az on beş yıllık kalın bir misina bulana kadar...

    Kasnaklardan birine yaklaşık yüz metre kalın bir misinayı sarıp bırakmışım, misina o kadar eskimiş ki beyaz misinanın rengi sararmış. Bir iki deneme yaptım, pek bir çürüklük yok. Hadi bakalım dedim şu levreklerle bir uğraşayım, maksat vakit geçsin. Levrek için sırtı çekemiyoruz çünkü tekne yok. Teke dediğimiz karideslerle yemli olta atsak çılgın lidakiler suya düşer düşmez yemi didikliyorlar, levreklere fırsat vermezler. Makine kamış ile at çek yapmak istesek ekipmanımız yok. Peki bu levrekleri nasıl yakalayacağız; en iyisi bırakma yapalım dedik. Tarihi misinanın yanına fırdöndü, iğne vs. aldım. Bahçenin bir köşesinde duran tuğlalardan ayak taşı yaptım. Arkadaşım Kaya da kendi bırakmalarını hazırladı. Yemlik balıkları canlı tutmak ve taşımak için seyyar livar yaptı ve en sonunda Kaya ile bırakma maceralarımıza başladık.

    Macera da ne macera... Akşam saat dört beş gibi dizimize kadar suya girip bir taraftan muhabbet edip bir taraftan kıbrıs oltası ile gamit dediğimiz kefal yavrusu yakalamaya başlıyoruz. Lidakileri beslediğimiz gibi onları da besliyoruz. Duruma göre bırakma yapmaya uygun üç dört tane anca yakalıyoruz, sonra kıyı tenhalaşıp hava kararmaya başlayınca belimize kadar suya girip başlıyoruz bırakma yapmaya... Hava kararırken sivrisinekler piyasaya çıkıyor, bir yandan onlarla uğraşıyoruz. Bir yandan dalga gelip üstümüzü başımızı ıslatıyor... Güneş de battı ya, hele bir de rüzgar varsa ufak ufak soğuğu yiyiyorsun Islak, kumlu, yorgun, üşümüş bir şekilde eve dönüşümüz akşam saat dokuzu buluyordu. Sabah bıraklamaları toplamak ise ayrı bir olaydı. İnsanlar denize girmeye başlamadan sabah saat altı, en geç yedi gibi buluşup bırakmaları topluyorduk. Başlangıçta her şey iyiydi ancak ağustos sonuna doğru sabahları hava iyice serinlemeye başladı. O havada beline kadar suya gir, yürüye yürüye bırakmaları topla, kıyıya taşı...Bir iki defa nezle oldum, baktım böyle mayo ile olmayacak ben de Kaya'nın taktiğini uygulayıp dalış elbisesinin altını giymeye başladım. Bu şekilde biraz rahat ettim.

    İlk başlarda bırakmalara bir şey yakalanmıyordu. Kefal yavrusu sıkıntımız olmuyordu, yemlik balıklar da sabaha kadar canlı kalıyordu. Demek ki levrek yok diyorduk, olsa bırakmalardan birine mutlaka levrek yakalanırdı. Bir akşamüzeri kıbrıs ile kefal yavrusu avlıyorduk. Hava poyraza döndü ve kefaller yok oldu. Hava kararmaya yakın ben iki tane gamiti zor tuttum. Balıkları ard arda yakalayınca havanın da kararmak üzere olmasını dikkate alarak hemen Kaya ile birer tane bırakma yaptık. Ertesi sabah bırakmaları toplamaya gittiğimizde hala poyraz esiyordu. İlk önce Kaya'nın bırakmaya baktık. Kaya balık var dedi ve şapur şupur su yapan levreği çekti. Çok keyiflendik, sırada benim bırakma vardı. Ben bırakmanın yanına gidince dipte tek parça vaziyette parlayan ölmüş kefali gördüm ve “benim balık mortingen strasse” dedim. Ben dipteki ölü kefale bakarken Kaya “çek çek” diye bağırdı. Misinayı nasıl çektiğimi hatırlamıyorum, tek hatırladığım çıplak elle balığın galsamasına yapışmış olduğum... İki balıkta da iğne balıklarının dudağındaydı, iki gamit de tek parça halinde misinaya geçip ölmüşlerdi. Levrekler yeme saldırdığında nasıl olmuştu da kefaller tek parça halinde misinaya geçip kalmışlardı onu anlayamadık. Neyse, yirmi beş - otuz metre aralıklı iki bırakmaya da balık yakalanmıştı.İlk balıklarımızı almıştık.

    İşte ilk balıklarımız, biri benim diğeri Kaya'nın. Yüzümdeki gülümsemeden ilk balıklar olduğu belli zaten...






    Bir iki deneme sonunda o bölgeden başka balık alamayınca yer değiştirdik. Bu seferki meramız yarım metre, bir metre suda demirlemiş teknelerin aralarındaki geniş boşluklardı. Genel olarak tekne sahiplerini tanıdığımız için kim ne zaman tekneyle açılır, hangi gün denize çıkar biliyorduk. Teknelere mani olmayacak şekilde bırakmalara yer seçiyorduk. Ilgın'ın yanı, Bey Baba'nın açığı, Mobidik'in önü, sarı şamandıranın hizası diye bırakmaları yapıyorduk. Sabah da kimse denize açılmadan gün ağarmaya başlar başlamaz bırakmaları topluyorduk. Bu sabahlardan birinde suya girip bırakmaları toplamaya başladık. Herkes kendi bırakmasını topluyordu, ben şamandıra olarak küçük beyaz straforlar kullanıyordum. Bırakmalarımdan birinin şamandırasının iki metre kadar sağa kaydığını fark ettim. Benim bırakmalarda şamandıra ile iğne farklı misinalar üzerinde olduğu için canlı yemin oltayı şamandıraya dolayıp o şekilde yüzmeye çalıştığını, bu nedenle dipten olmasa da satıhtan şamandıranın o tarafa çekildiğini düşündüm. Bırakmanın yanına gidince aynı yerde ayak taşını gördüm, misinayı alıp çekmeye başlayınca oltada levrek olduğunu fark ettim. Daha önce yakaladığım levrekten tecrübelenip dalış eldivenlerimi takmıştım. Balığı zapt etmem biraz sulu oldu. Az önce kuru olan tişörtümde sıçrayan sulardan kuru yer kalmamıştı. Balık yine dudağından yakalanmıştı, şansıma kaçamamıştı. Bu arada o boydaki bir levreğin o ayak taşını nasıl sürüklediğini hala anlamış değilim.

    İşte ikinci levrek...






    Ve son olarak final balığımız...
    Meramız yine aynı yer. Hava artık iyice serinlemiş; altımızda dalış elbisesinin pantolonu, üstümüzde sweatshirtler o şekilde geziyoruz. Benim yemlik balıklar son zamanlarda şamandıra etrafında yüzerek oltayı dolandırdıkları için şamandıra uygulamasına son verdim. Kerteriz alarak ayak taşlarını bırakıyorum, sabah toplarken de kum zeminde kırmızı tuğla kolayca fark ediliyor. Bu şekilde avlanırken o sabah ilk turda bırakmayı bulamadım. Gözüm dipte, düz bir hat üzerinde kumu da fazla kaldırmamaya dikkat ederek dolanıyorum. Ayak taşı yerinde yok, bir iki defa turladım, yine yok. Meğer kafayı kaldırıp satıha bakmak lazımmış, ben dibe bakarak dolaştığım için görememişim. Kafayı kaldırıp biraz ileri baktığımda satıhta yüzen bembeyaz bir karın görüyorum. Vay vay vay diyerek midesinden yakalandığı için kurtulamayan ve bir süre sonra çatlayan levreği çekiyorum...







    Bırakma ile levrek avcılığı her ne kadar biz zıpkıncılara dalarak yaptığımız levrek avcılığı kadar heyecan vermese de benim gibi uzun süre olta ile uğraşmış, levreği seven zıpkıncılara keyif verecektir. Özellikle yemlik balık yakalamak için uğraşmak, bir yandan avcı arkadaşınla sohbet etmek, iğne bağlamak, gam almış ve dolaşmış bırakmaları yenilemek, gece otururken “acaba bırakmaya bir şey yakalanmış mıdır?” diye düşünmek insana keyif veriyor ve güzel zaman geçirmesini sağlıyor. Ben o kadar denizle, balıkla uğraşmama rağmen ilk defa bırakma yaptım. Şimdi neden daha önce yapmamışım diye pişmanım. Ancak tek kişi yapılacak bir av şekli değil, tamamen ekip işi. Biri ayak taşlarını taşırken, ayarlarken diğeri yemi takıyor vs.
    Bu vesile ile beni bırakmacılık maceramda yalnız bırakmadığı için Kaya arkadaşıma ve bu uzun yazıyı okuduğunuz için sizlere teşekkür ederim.

    Hepimize iyi avlar.
    Konu Mustafa PAKER tarafından (14-09-2010 Saat 01:02 ) değiştirilmiştir.
    "Totally Addicted To Bass"
    Av.Mustafa PAKER (1980) - Göztepe/İZMİR

  2. #2
    Erçin Şaka
    Guest

    Cevap: Levreklere bıraktık.

    Süper avlar olmuş Mustafa'cım tebrikler, inşallah daha iyileri zıpkınına denk gelsin...

  3. #3
    ADMİN İsmail Hakkı ŞAHİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02-07-2006
    Bulunduğu yer
    TRABZON
    Yaş
    47
    Mesajlar
    7.927

    Cevap: Levreklere bıraktık.

    Mustafa yazını bir solukta okudum. Öncelikle bu müthiş hikayen sonrada avlarınız için tebrikler.. Elinize sağlık.. Afiyet olsun..
    İSMAİL HAKKI ŞAHİN
    1971 TRABZON






    Facebook Zıpkıncı Grubu

  4. #4
    Yönetici Türkay Demiroğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20-12-2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    52
    Mesajlar
    16.570

    Cevap: Levreklere bıraktık.

    Tebrikler Mustafa
    Çok güzel anlatım, çok güzel av. Bırakmana sağlık
    Barbun bırakmasını hasretle bekliyorum
    Türkay Demiroğlu
    İstanbul-Fındıkzade
    01.03.1967
    0 Rh+

  5. #5
    Melih FİLİZ
    Guest

    Cevap: Levreklere bıraktık.

    tebrikler ...

  6. #6
    Admin Sinan ACARSOY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    03-05-2004
    Bulunduğu yer
    DENİZDEN
    Yaş
    49
    Mesajlar
    6.178

    Cevap: Levreklere bıraktık.

    Tebrikler Mustafa,
    sol elinde duranlara artık levrek taşı diyebiliriz.
    Svg.
    Mustafa Sinan ACARSOY
    Samsun 1970

  7. #7
    Sinan Bilek
    Guest

    Cevap: Levreklere bıraktık.

    paylasiminiz icin cok tesekkürler cok büyük bir zevk ile okudum ellerinize saglik saygilarimla...

  8. #8
    ZIPKINCI Necip OĞUZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    21-07-2008
    Bulunduğu yer
    Akdeniz
    Yaş
    41
    Mesajlar
    7.664

    Cevap: Levreklere bıraktık.

    Önce fotoğraflara bakınca baya ilginç oldu Ama hikayeyi okuyunca şaşkınlığım geçti
    Tebrikler dostum, afiyet olsun...
    Sualtı Çekimlerim

    ...Mare Nostrum...

    I dive, therefore I am

  9. #9
    ZIPKINCI okancan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30-03-2007
    Mesajlar
    2.251

    Cevap: Levreklere bıraktık.

    tebrıkler Mustafa bey
    Okan CAN Bodrum 1971

  10. #10
    YİĞİT ÖKSÜM (saroz_sub)
    Guest

    Cevap: Levreklere bıraktık.

    Çok güzel avlanma yöntemi tebrik ederim..Küçük kefal yavrularını nasıl yakalıyorsunuz acaba?

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Tam gaz devam levreklere
    By akbayrak28 in forum Photo - Fotoğraf Albümü
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 24-09-2010, 18:38
  2. 17/08/2008 levreklere devam
    By kemal kuru in forum Photo - Fotoğraf Albümü
    Cevaplar: 33
    Son Mesaj: 21-08-2008, 05:24
  3. Levreklere bir 3 lü daha çekelim:)
    By Kaan ERGE in forum Photo - Fotoğraf Albümü
    Cevaplar: 34
    Son Mesaj: 05-01-2008, 21:20
  4. volkan demırcıoglu adına levreklere devam
    By cenker_celik in forum Photo - Fotoğraf Albümü
    Cevaplar: 30
    Son Mesaj: 10-07-2006, 17:42

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200