Cumartesi günü her zamanki meramdan boş çıkmasam da levrek ve çupranın neredeyse hiç olmamasından dolayı daha önce daldığım ve en son boş döndüğüm bir meraya gitmeye karar verdim. Sabah 5.30 da evden çıktım ve gün doğmak üzereyken ulaştım denize. 100 km uzaktan at çek ve yemli av için gelmiş olan iki kişi; kıyıya boydan boya ağ seren tekneci, sabaha kadar her yerlerini yiyen sivrisinek ve hiç balık tutamamanın verdiği can sıkıntısı ile yaptığımız konuşmadan sonra bende pek bir beklentiye girmeden suya girdim. Girer girmez de ilk agaşonla bir levrek vurdum Daha sonra yine agaşonla ve pusu ile bir kaç levrek ve çupra aldım. Daldığım kıyıda artık balık göremeyince karşı kıyıya yürüdüm ve oradan devam ettim. Yeni girdiğim yerde çok güzel avlar oldu. Bir çok balığa da atış yapmadım. En son artık limitleri zorlayınca çıkmaya karar verdim. Arabaya varıp telefondan saat kaç diye bakayım derken 13 cevapsız çağrı görünce eyvahh!! dedim. Kesin bir şey oldu. 1 ay önce bu şekilde dalıştan çıkıp telefonumdaki çeşitli cevapsızları görünce anneannemin vefat ettiğini öğrenmiştim. Hemen eşimi aradım ve hüngür hüngür ağlayarak bana kızıyordu. her zaman 11-11.30 da çıkar ve arardım aramayınca merak etmiş telaş yapmış (saat 13:20), ne yapacağını bilemeyip bir aile dostundan yardım istemiş. Hem aile dostum hem de eşim Sahil Güvenliğe benim için kayıp ihbarında bulunmuşlar. Hemen ihbarın iptal etmelerini söyledim ama bir yandan da eve gitmeye korkuyorum Vurduğum balıklardan 2 tanesini kendime alıp kalan kısmını 2 arkadaşa pay ettim.
Kazasız dalışlar dilerim.