Duyuru

Çökü?
Henüz duyuru yok

Balık Çiftlikleri (Akuakültür)

Çökü?
Bu konu sabit bir konudur.
X
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
yeni mesajlar

  • Balık Çiftlikleri (Akuakültür)

    Balık Çiftlikleri-Akuakültür

    Gelişen teknoloji ile birlikte insanoğlunun beslenmesinde yetersiz hale gelen tarım ürünlerinde ki boşluğun ucuz ve değerli protein kaynağı olan su canlıları üzerinden kontrollü bir şekilde sağlanması işlevine verilen ad.

    Akuakültür kabaca deniz ve/veya içsularda yapılan tarım faaliyetine denilmektedir.

    Ülkemizde akuakültür faaliyetleri son 15 yıldır gerçekten hareket kazanmış, levrek, çipura ve alabalık önemli gelir ve besin kaynağı olan akuakültür ürünleri haline gelmişlerdir. Artan insanoğlu ihtiyaçlarına yönelik damak tadına uygun kalkan, lahos ve fangri balıkları yetiştiriciliği yapılan alternatif türler kategorisine girmişlerdir.

    Akuakültür sadece balık yetiştiriciliği ile sınırlandırılmamalıdır. Uzak doğu' da ve pasifik ülkelerinde midye, karides, alg, süs balıkları gibi tüketime uygun tüm su ürünlerinin yetiştiriciliği yapılmakta hatta yeni su canlıları üzerinde sürekli çalışmalar yapılmaktadır. dünya akuakültür üretiminde ilk üç sırayı sırasıyla Çin, Hindistan ve Endonezya almaktadır.

    Yurdumuzda akuakültürün kalbi Bodrum' da atmakta ve sektörde yer alan kişiler genelde bu bölgede toplanmaktadır. Kültür balıkçılığı çevre adına derin deniz balıklarını kısmen koruyacak olsa da, çağdaş ve bilimsel standartlar gözetilmeden yapıldığı sürece hem ekolojik çevre hem de balık tüketicisi için ciddi riskler taşımaya devam edecek ve yol açtığı zararlar günden güne hayatımızı daha fazla etkiler hale gelecektir.

    Çiftlik balıkları pcb (polychlorinated biphenyls) ve pbde (polybrominated diphenyl ether) içeren suni balık yemleri ile beslenirler. Özellikle yağlı balıkların* yağlarında beslenme ile biriken bu kanserojen maddeler pek çok ölçümlerde vahşi balıklara göre 20-100 kat fazla çıkmış ve dünyada çeşitli yayınlarda tüketiciler çiftlik balığı tüketmeme konusunda ciddi olarak uyarılmışlardır.

    Benzer şekilde bu balık çiftliklerindeki çoğu balık, doğadan avlanmış vahşi balıklardan elde edilen yemlerle beslenir. öyle ki 1 kg somon üretmek için ortalama 4 kilo balıktan elde edilmiş yem kullanılır.

    Kontrolsüz balık çiftlikleri ise çevre için bir başka kabustur. Kurulan çiftlikler bulundukları yerde korkunç bir çevre kirliliği yaratmakta, bulundukları yerdeki ekolojik dengeyi alt üst etmekte ve avlayarak olmasa da, doğal dengeyi bozarak serbest yaşayan pek çok balığın ve diğer su altı canlılarının yok olmasına neden olmaktadır.

    Sığ ve durgun koylarda kurulan balık çiftlikleri etrafını kirletebilmektedir. Burdaki balıkların yem ve metabolik artıkları çok fazla olacağından dağılmadan kolaylıkla dibe çökecektir. Ayrıca yemlerde bulunan azotlu maddelerde fitoplanktonun artmasına sebep olacaktır. Bu da denizde diğer canlıların artmasına neden olacak ve bu canlıların ölmesi sonucu artıkları gene dibe çökecek ve çürümeye başlıyacaktır bu da sudaki oksijenin düşmesine neden olacaktır ve bu bölge yavaş yavaş bataklığa dönüşecektir. bu durum ne çiftlikler için ne de turizm için istenen bir durumdur. Son dönemde ülkemizde balık çiftliklerinin kıyıdan uzak yerlere taşınma kararı alınmış ve uygulamaya geçılmiş olmasına karşın bu konudaki tartışma ve araştırmalar devam etmektedir. Su ürünleri sektöründe balık çiftliklerinin verdiği zararın abartılı bir şekilde yansıtıldığı iddiasına karşılık bilimsel çalışmalar sonucu elde edilen veriler sorunun hiç de gözardı edilecek boyutlarda olmadığını ortaya koymaktadır.

    Akdenizde yapılan bir bilimsel araştırma bir çok örnekten sadece biridir. Bölgede yer alan balık çiftliklerinin Akdeniz’in akciğerleri olan Posidonya çayırlarını tahrip ettiği, organik kirliliğe sebep olarak ekosisteme onarılmaz şekilde zarar verdiği tespit edilmiştir. Denizdeki yoğun etkileşimler nedeniyle, kaybedilenlerin insan müdahalesi ile geri kazanılamıyacağı belirtilmiştir. Posidonya çayırlarının alan kaybetmesi, deniz için, karada ormanların tahribinden daha ağır sonuçlar doğurduğu açıklanmıştır. Bu çiftlikler ayrıca, mikrobiyolojik kirliliğe sebep olarak insan sağlığını da tehdit ettiği araştırmacılar tarafından dikkat çekilen diğer bir husus olmuştur.
    En son düzenleyen Aşkın YILDIRIM; 06.Mayıs.2008, 16:03.
    NUR ?Ç?NDE YAT KARDE??M

  • #2
    Cevap: Balık Çiftlikleri (Akuakültür)

    Abi bilgilerin için çok teşekkürler bizim burlarda bulunan akuakültür işletmelerini
    bulunduğu bölgelerinde bodrumdakilerden farkı yok biz görceğimizi gördük ama
    gelecek nesil zıpkıncılık hakkında bek fazla bilgiye sahip olamıcak ihşallah düzgün
    bir çalışmayla kıyılarımız kurtulur
    Denizler bizim deyil gelecek neslin emanetleridir

    Yorum yap


    • #3
      Cevap: Balık Çiftlikleri (Akuakültür)

      Asl? Aşkın YILDIRIM taraf?ndan gönderilmi? Mesaj? göster
      Balık Çiftlikleri-Akuakültür
      Son dönemde ülkemizde balık çiftliklerinin kıyıdan uzak yerlere taşınma kararı alınmış ve uygulamaya geçılmiş olmasına karşın bu konudaki tartışma ve araştırmalar devam etmektedir.
      Bu yer değişikliği için verilen süre 1 Haziranda sona erecek ama çiftliklerde herhangi bir hareket yok hala!! Sürenin yine uzatılacağını umuyorlar sanırım.

      Yorum yap


      • #4
        Cevap: Balık Çiftlikleri (Akuakültür)

        Türkiye'mizde yasa çıkarmak bir olay değil (hoş, bu hükümet peynir ekmek gibi millete yararı olmayan yasa çıkarttı ya!!) o yasaları uygulamak mesele.
        insanların hayatına direk etkisi olan çoğu kural maalesef kolayına kaçarak, zararlı çıkan biz olsak da ihmal ediliyor.toplum bilincimizin açık olması için eğitilmemiz okumamamız okutturmamız gerekiyor.umarım başarabiliriz.

        Yorum yap


        • #5
          Cevap: Balık Çiftlikleri (Akuakültür)

          Asl? celogenc taraf?ndan gönderilmi? Mesaj? göster
          (hoş, bu hükümet peynir ekmek gibi millete yararı olmayan yasa çıkarttı ya!!)
          Bir kaç örnek verirsen eleştirin daha anlamlı olabilir.
          Ozan ÖNEN
          15.07.1981
          Çanakkale
          MERTSUB DALI? DONANIMI
          www.mertsubonline.com
          ?? =0286 214 00 30
          ozan@mertsubonline.com



          Yorum yap


          • #6
            Cevap: Balık Çiftlikleri (Akuakültür)

            Hocam yazı için teşekkürler... Birkaç eklemede ben yapmak isterim..
            Yazıda geçen PCB ve PBDE, moleküler yapı olarak birbirine çok benzeyen moleküllerdir. Sadece dünya PBDE nin farkına biraz daha geç varmıştır. PCB ve PBDE içerikli malzemelerin (sadece suni yemde değil) kullanımı hakkında dünyada büyük tartışmalar yaşanmakta. PCB zaten dünyada "Prohibited Substances" (kullanımı yasaklı maddeler) listesinde. Daha iyi anlaşılması bakımından, çok tehlikeli olduğunu görsel ve yazılı basın aracılığı ile devamlı duyduğumuz "asbest" te bu listenin elemanlarından bir tanesi. PBDE ise Avrupa Birliğinde 1 Temmuz 2006 da "Restriction of the use of certain hazardous substances" (kullanımına kısıtlama ve sınırlama getirilen tehlikeli maddeler) listesine girdi. PCB ve PBDE kimyasalları mobilya, tekstil ve elektronik malzemelerde sıklıkla kullanılmaktadır. Araştırmalar ile kanıtlanmıştır ki, bu malzemelerin kullanılması bile insanlarda ciddi sağlık problemlerine (hafıza kaybı, davranış bozukluğu ve cinsel gelişim sorunlara) yol açarken, protein kaynağı olarak tükettiğimiz balık ile birlikte doğrudan vücudumuza sokmak çok daha tehlikelidir. Hele ki balık çiftliklerin bu kadar denetimsiz olduğu ülkemizde gerekli kontrollerden geçtiğinden emin olmadığımız kültür balıklarını tüketirken iki kere düşünmeliyiz.

            Yorum yap


            • #7
              Cevap: Balık Çiftlikleri (Akuakültür)

              1-SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (mezarda emekli oluruz artık)
              2-BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SINIRLARI İÇERİSİNDE İLÇE KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN (yerel seçimler öncesi oy ve rant amaçlı)
              3-TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (amaçlarının ne olduğu belli! laik düzenin kaldırılması)
              4- NÜKLEER GÜÇ SANTRALLARININ KURULMASI VE İŞLETİLMESİ İLE ENERJİ SATIŞINA İLİŞKİN KANUN (doğal kaynaklardan alternatif enerji üretimi nerde?)
              yine de daha çok örnek bulunabilir.
              Türkiye Büyük Millet Meclisi İnternet Sitesi

              Yorum yap


              • #8
                Cevap: Balık Çiftlikleri (Akuakültür)

                Paylaşım için teşekkür ederiz..
                Ozan ÖNEN
                15.07.1981
                Çanakkale
                MERTSUB DALI? DONANIMI
                www.mertsubonline.com
                ?? =0286 214 00 30
                ozan@mertsubonline.com



                Yorum yap


                • #9
                  Cevap: Balık Çiftlikleri (Akuakültür)

                  celalim iyi çalışmışın dersine
                  10 üzerinden 10 aldın

                  Yorum yap


                  • #10
                    Cevap: Balık Çiftlikleri (Akuakültür)

                    +++++++100000000.... Celal kardeşime katılıyorum

                    Yorum yap


                    • #11
                      Cevap: Balık Çiftlikleri (Akuakültür)

                      +1 Aşkın Bey'e paylaşım için teşekkürler
                      +1 Celal'e süper cevapler tebrik ederim

                      Yorum yap


                      • #12
                        Cevap: Balık Çiftlikleri (Akuakültür)

                        Aslında bu yazımı başka yere de yazmıştım ama iki konu açıldığı için buraya da eklemek istedim.
                        ---------------------------------------------------------
                        Sevgili zıpkıncı dostlar,
                        Yazılanları okudum. Evet herkes çok kızgın. Haklısınız. Ortada bir sorun var. Yazılan çizilen var. Ama pek bir değişiklik yok gibi gözüküyor.
                        Ben de bir Su Ürünleri Mühendisi olarak katkıda bulunmak isterim. En azında kafanızdaki soru işaretlerini gideririrm sanıyorum ve tabii ki konunun başından beri okuduğum ama eksik kalan 1-2 boşluğu da doldurmak.
                        Öncelikle kafanıza takılan soru heralde çiftlikler taşınacak mı?
                        Evet. Taşınacaklar. Ancak belirli koşullar çerçevesinde. Nedir bunlar?
                        - Açık denize kıyıdan en az 1 mil uzağa, OFF-SHORE sistemine geçerek.
                        - ÇED raporu düzgünse, kapasite kurallarına uymuşsa, bölgede kalacak.
                        - Ya da Gazipaşa-Anamur hattında yeni belirlenen bölgeye gidecek.
                        Buraya kadar aslında her şey çok açık gözüküyor. İşletmelerin bir kısmı açık denize gitmeye başladı. 1-2 tanesi de Mersin'e. Ancak bunlar ekonomik açıdan güçlü olan firmalar.
                        Aslında bu sorunun kaynağında yatan bodrum civarında 300'e yakın küçük ve orta ölçekli işletme var (100-150 ton/yıl) kapasiteli). Bu işletmelerin büyük kısmı aile işletmesi ve küçük kaynaklarla idare ediliyor. Taşınma kararı alındıktan sonra bu işletmeler büyük sıkıntıya girmişlerdir. Bize ne? diyebilirsiniz. Ancak bu işletmelerin ruhsatlarına Yunan akuakültür firmaları göz koymuş durumda. Birer birer ruhsatlarını satın alıyorlar. 10-15 tanesini bir araya getirip büyük bir işletme kuruyorlar.
                        Peki yunanlı firmaya geçse ne olur ki?
                        şu an AB ülkeleri Türkiye'den canlı hayvan olarak sadece balık ve su ürünleri (özellikle de çiflik çipurası ve levreği) alıyor. Büyük bir katma değer sağlayan bu firmaların vergi gelirleri de dahil olmak üzere hepsi yurt dışına kaçacak. İşletme sahipleri taşınacak maddi kaynağı bulurlarsa taşınacaklar ancak çoğu bu imkana sahip değil. Taşınırlarsa iflas edecekler. O nedenle de yunan firmalarına satıyorlar.
                        Kirlilik meselesine gelelim.
                        Yapılan 2 büyük çalışmada şöyle bir sonuç çıkmıştır. Denizi kirletenler arasında Evsel olanlar 1. sıray, Sanayi 2.sırayı, Turizm 3. sırayı alıyor. Balık çiftikleri 9. sırada. Fakat Bodrum'a, Güllük'e bakıyorsunuz ki durum böyle değil. Su bulanık, dip gözükmüyor vs vs.
                        Bu bölgedeki işletmelerin hemen çoğu 15 yıldır bölgede faaliyet gösteriyor. yani olay aslında yeni değil. Ancak inanılmaz bir denetimsizlik var. İşletmeler elektriğin, suyun, ulaşımın olmadığı bölgelerde ve buralara denetim yapılmıyor(bir de burada çalışan mühendis, tekniker ve işçileri halini bir anlatsam). Denetim olmayınca bizim işletme sahipleri ruhsatlarında yazan kapasiteni 5 katı üzerine çıkıyor. Doğal sonuç, körfez ve koylar bunu kaldırmıyor. Çünk ruhsat alınırken o işletmenin kapasitesi, kaoyların su sirkülasyon durumuna göre belirleniyor.
                        Daha bir çok farklı faktörle beraber sonuçta ortada bir sorun var. Peki ne olacak?
                        - Büyük firmaların bir kısmı taşınma ve ruhsat işlemlerine başladılar. ancak taşınma öyle hemen olmyor. Kafesleri tonlarca balık dolu olan işletmeler var. Bazılarının 18 ay sonrasına alınmış siparişleri bile var. Onun için bu tür işletmeler ek süre istiyorlar.
                        - Orta ölçekli firmalardan 1-2 si birleşip taşınıyorlar.
                        - Küçük işletmelr iflasın eşiğine gelmiş durumda. Eleman çıkartıyorlar. İşletmelerini yunan firmalarına satıyorlar.
                        - Çevre Etki Denetim raporu olumu çıkan firmalar yerinden kımıldamıyor.
                        - Eğer kısa zamanda bir kaynak sağlanmazsa sektör kartelleşecek ve bu küçük firmaların hepsi yok olacak.
                        - Eğer işletmeler taşınmazsa bölegede kirlilik had safhaya ulaşacak.

                        Sanırım 1. boşluğu doldurdum. Buraya kadar yazdıklarımdan çiflikleri savunduğum sanılmasın lütfen. Ben de bir zıpkıncı ve denizciyim. Ama aynı zamanda da bu benim mesleğim ve bilinmeden bir şeylerin yazılmasını istemem.

                        2. boşluk da şu. Bu durum uzun zamandır ortadaydı ancak son 1 -2 yıldır özellikle arttı. Neden? Acaba bu soruyu soranınız oldu mu hiç?
                        Özellikle de Güllük'de dalış yapan arkadaşlar daha iyi biliyorlardır. şimdi o bölgede bulunan bir firma taşınıyor. ama yerine kim geliyor biliyor musunuz?
                        MNG...
                        Bu ismi duymuşsnuzdur. Denizi doldura doldura otel yapıyorlar. 1. derecede sit alanı olmasına rağmen bütün mahkeme kararlarına rağmen adam oteini yapıyro.
                        Hiç dikkatinizi çekti mi bilmem. En büyük kirleticilerden birisi de TURİZM. Ama nedense son 1-2 yıldır çevre kahramanı oluverdiler. Neden? şu an balık çiftliklerinin bulunduğu alanlara şöyle bir google map ten bakın. Muhteşem koylar. Sonuçta o bölgede oluşan kirlilik biyolojik kirlilik. 5 sene içinde deniz kendini temzileyecektir.
                        Ama yerine neler gelecek biliyor musunuz? Yazlık siteler, rezidensler, 5 yıldızlı oteller, tatil köyleri. Peki artıma alt yapıları var mı? hayır. Tabi bununla beraber kesilecek ağaçları da siz düşünün.
                        Bu gün belki kirlilikten giremiyorsunuz ama ileride ptel görevlileri sizi kovalayacaklar" burada dalamazsınız" diye. Ben şu an bunun aynısını alanya'da yaşıyorum. 2 yıldır daldığım bölgeye giremiyorum. Hem de gece 12 den sonra lağımlarını açık denize boşaltıyorlar.

                        Sanırım 2. boşluğu da doldurdum.
                        Sevgili zıpkıncı ve denizci dostlar...
                        Özetle...
                        Balık çiflikleri çok öenmli bir sektör. Kaybedilemez. Ama bu denetimsizliğe ve başıboşluğa da izin verilemez. İşletmeleri zarara sokmadan, onları yunanlıların eline kaptırmadan en kısa zamanda sorunu çözmek gerek.
                        Fakat aslı önemli nokta balık çiftliklerinin boşalttığı koyları yazlıklar, tatail köyleri, otellerin doldurmasına izin vermemeliyiz. Balık çiftlikleri tekneyle alınır götürülür gider. Ama bir 5 yıldızlı otel oaraya yapıldıktan sonra bir daha asla kalkmaz.

                        Konu ile ilgili sorusu olan arkadaşların sorularını buradan yanıtlamak isterim.
                        Saygı ve sevgilerimle.
                        Cem KADEş
                        Su Ürünleri Müh.
                        AQUAPENA.COM Su Ürünleri Balıkçılık Aquaculture Akvaryum Bilgi Paylaşım Portalı - Su Ürünleri Balıkçılık Aquaculture Bilgi Paylaşım

                        Yorum yap


                        • #13
                          Cevap: Balık Çiftlikleri (Akuakültür)

                          Yemlerle ilgili de 1-2 ekleme yapmak istiyorum. Bahsi geçen yemlerdeki madde sadece kültür balığı için değil aynı zamanda da yumurta üretimi ve beyaz et sektörü için de geçerlidir. Bu konu ile ilgili Tarım Bakanlığı'nın "Yemlerde İstenmeyen Maddeler" ile ilgili tebliğinde ( Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü ) bu maddelerin hangi sınırlara kadar tolere edilebileceği açıklanmıştır. Ancak önemli olan denetim. Tebliği yayınlamak değil, uygulamak önemlidir. şu an türkiye de 4-5 büyük balık yemi üreticisi firma belki bu konuya dikkat ediyor ( birebir görüşüp sorunuz Kılıç Holding, Çamlı Yem (Pınar Holding), Abalıoğlu Yem) fakat bunun dışında da bir kaç yem üreticisi var. Durum nedir? Belli değil.
                          Umarım en kısa zamanda tüm suni yemlerde bu tür maddeler tamamen kaldırılır. Mesela şu an bu firmalar biylojik yem üretimi yapıyorlar. Biraz pahalı ancak daha organik ve sağlıklı. Bu tür yemlere teşvik verilerek daha fazla kullanılması sağlanmalı.
                          Bir de bu bahsi geçen maddeler aynı zamanda da bir tür sanayi atığıdır. Bu nedenle bizim gibi zıpkıncılar için çok dikkat edilmesi gereken bir konu. Çünkü sanayi atıkları ile kirlenen bölgelerde yakaladığımız balıklarda normal değerlerin çok üstünde zhirli ve kimyasal madde bulunabilir. Bu tür alanlarda avlanmamak gerekir. Mesela yıllar boyu çok güzel av çıkardığımız bir bölge olan Yumurtalık Körfezi'nin bazı bölgelerinde kirlilik had safhada. Keza deniz trafiğinin yoğun olduğu yerlerde de bu ve bezeri kimsayal maddeler yoğundur.
                          Lütfen bu tür alanlarda avlanmayın. Bu balıkları tüketmeyin. (Ayrıntılı bilgi için PDF dosyasını inceleyin http://www.ekolojidergisi.com.tr/resimler/8-1.pdf )
                          Saygılar.

                          Yorum yap

                          Haz?rlan?yor...
                          X