Duyuru

Çökü?
Henüz duyuru yok

Denİz Koruyucusunun Rehberİ(Çok Önemlİ)

Çökü?
Bu konu sabit bir konudur.
X
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
yeni mesajlar

  • Denİz Koruyucusunun Rehberİ(Çok Önemlİ)

    DENİZ KORUYUCUSUNUN REHBERİ

    Yaşamın kaynağı olarak tüm canlılara hayat veren denizler, kimi zaman masmavi durgunluğu, kimi zamanda bembeyaz köpükler arasındaki hırçın dalgalarıyla hepimize huzur ve sonsuzluk duygusu hissettirir. Farkında değiliz ama aldığımız her nefesteki oksijenin yarısı denizlerden geliyor! Hayatta kalabilmek için bu kadar bağımlı olduğumuz denizler, yarattıkları sonsuzluk duygusunun aksine, insan faaliyetlerinin yarattığı tehditler nedeniyle sürdürülebilirliğini yitirmek üzere.

    Bkz, tehditler: (http://www.greenpeace.org/turkey/cam...ranean/threats)

    Denizlerimizi korumak ve tehditlere karşı savunabilmek için bireysel olarak yapabileceğimiz çok şey var. İster yaz tatilimiz sırasında, ister bir iş seyahatimizde, ya da günlük yaşamımızın bir anında karşımıza çıkan ve denizlerimizdeki yaşamı dolayısıyla hepmizin geleceğini riske atan onlarca örnek var. İşte öncelikle yapmamız gereken, birazcık olsun dikkatimizi ve kısacık da olsa zamanımızı o anlara vermek ve denizleri korumak için ne yapabileceğimizi düşünüp harekete geçmek.

    Akdeniz'e ve özellikle Türkiye denizlerine en fazla zarar veren konulardan örnekler seçerek size aşağıdaki önerileri oluşturduk. Siz de yaşadığınız örneklerden ve deneyimlerden yararlanarak yeni öneriler geliştirebilir, bizlerle ve diğer 'deniz koruyucuları' ile paylaşabilirsiniz ve böylece hep birlikte bir 'deniz koruyucuları' denetim mekanizması oluşturabiliriz.

    - Söz konusu faaliyeti fotoğraf veya video ile belgelemeniz daha sonra şikayetiniz ile birlikte kanıt olarak sunmak için çok önemlidir.

    - Bir konuda şikayet veya uyarıda bulunurken zaman kaybetmemek için ilgili yetkili kurumu öğrenmek önemli bir adımdır.

    - Deniz ve karadaki her türlü kirlilik konusu, karasularımız içindeki her türlü koruma alanı yetkileri (orada yürütülen balıkçılık faaliyetleri dışında) T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı'na aittir. TC Çevre ve Orman Bakanlığı'nın o anda bulunduğunuz ile bağlı İl Çevre Müdürlüğü söz konusu bölgeden sorumludur. Eğer köy ve kasaba gibi küçük beldelerde iseniz, il çevre müdürlüğüne ulaşmanız zor veya uzun zaman alacaksa önce jandarmaya da bildirimde bulunabilir, ardından müdürlüğe dilekçe ile başvurabilirsiniz.

    - Ayrıca deniz kaynaklanan kirlilik söz konusu olduğunda Sahil Güvenlik de denetimden sorumludur. şikayetler için: Ana Sayfa ve Alo 158 ihbar hattı

    - Daima bir faaliyeti suç olarak bildirirken yasal durumunu da gözden geçirin.


    'Deniz Koruyucusu' olmak için neler yapabileceğiniz konusunda bazı örnekler;


    Kirlilik

    'Deniz kir tutmaz' anlayışının ne kadar yanlış olduğuna artık hepimiz tanık oluyoruz. Denizleri ve içinde yaşayan canlıları tehdit eden faaliyetlerin en başında gelenlerden biri kirlilik sorunudur. Bugün Akdeniz dünya denizlerinin ancak % 0.7’sini oluşturmasına karşın; dünyadaki denizden petrol taşımacılığının %20'sini, dünyadaki denizel petrol kirliliğinin de %17'sine sahiptir. Petrol kirliliği dışında deniz kirliliğine yol açan faaliyetler arasında; deniz araçlarından boşaltılan sintine ve atık suları, kara kökenli kirleticiler (toksik kirlilik açısından petrol sorunu kadar büyüktür) yani evsel ve endüstriyel atıkların denize boşaltımı, nehirler ile taşınan kirlilik ve bu yolla tarım ilaçlarının denize karışması sorunları oldukça ciddi boyutlara ulaşmış durumdadır. Bu kirletici kaynaklarının pekçoğu yasalara uymadıklarından ve bazı durumlarda da yasaların veya altyapıların yetersiz kalmasından dolayı bugün Akdeniz dünyanın en kirli denizlerinden biri haline gelmiş durumdadır. Türkiye'de bu konu ile ilgili yasa TC Çevre Kanunu'nun içeriği ve ilgili yönetmeliklerinde bulunabilir (T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı ANASAYFA)

    - Tatilinizi geçirdiğiniz otelde, yaşadığınız bölgede ya da her hafta balık tutmaya gittiğiniz kıyıda, denize çöp, kanalizasyon atığı, veya toksik içerikli atık (sanayi atığı veya evsel atıklarla birlikte örneğin boyalar, deterjanlar gibi toksik içerikli atıklar) boşaltıldığına tanık olursanız;

    Tespit: Öncelikle atığın nereden, kim tarafından boşaltıldığını tespit etmeye çalışın!

    Bilgi toplama: Bu faaliyetin tesis veya kişilerin bu suçu hangi saatlerde yaptığını takip edin. Elinizden geldiğince atığın içeriğini (evsel? kanalizasyon? sanayi atığı? )öğrenmeye çalışın.

    Belgeleme: Fotoğraf-video vs ile belgeleyin.

    Başvuracağınız kurumlar: T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı

    Yasal düzenleme: Tehlikeli atıklar yönetmeliği/ evsel atıklar yönetmeliği, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği


    - Günlük geziye veya mavi tura çıktığınız teknenin (ya da başka teknelerin- hatta gemilerin) denize çöp, sintine ve pis su /atık suyunu seyir halindeyken boşaltığına tanık olursanız;


    Hemen teknenin kaptanını bu konuda rahatsızlık duyduğunuz ve yasadışı olduğu yönünde uyarın. Size bunun yasal olduğunu veya başka yöntem olmadığını açıklarlarsa, bu faaliyetin denizlere vereceği zarar konusunda ısrarcı olun.

    Tespit ve Bilgi toplama: Öncelikle teknenin adını, bağlı olduğu limanı, kaptanını (mümkünse) öğrenin. Kıyıdan kaç mil açıktayken bu faaliyeti yaptığını öğrenmeye çalışın (kaptana uyarıda bulunmadan önce sorabilirsiniz)

    Belgeleme: Özellikle denizde işlenen çevre suçlarının sorumlularını tespit etmek çok zordur, o nedenle o anda belgelemek çok önemlidir. Hatta atık boşaltma işlemi sırasında teknenin adını da görüntüleyebilirseniz en iyi kanıt olur.

    Başvuracağınız kurumlar: T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı / Sahil güvenlik/ deniz polisi

    Yasal düzenleme: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği

    Balıkçılık

    Balıkçılık faaliyetleri her zaman göründükleri kadar zararsız değildir. Örneğin trolle avlanma, trol yapılan alanın derinliğine bağlı olarak avlarının %20 ila 70 oranının ıskartaya çıkmasına neden olmaktadır. Akdeniz'de mevcut stok durumu değerlendirmesi yapıldığında, ticari önemi olan stokların yaklaşık %60'ı güvenli biyolojik sınırların dışında avlandığı ortaya çıkmaktadır. Sürdürülebilir bir deniz yaşamı için denizel kaynaklarımızın sağlıklı bir şekilde korunabilmeleri çok önemlidir. Bunun sağlanabilmesi için de balıkçılığın da sürdürülebilir yöntemlerle yapılması, yasadışı, kayıt dışı avcılığın önlenmesi, uygulanan avcılık yöntemlerinin tahrip edici olmaması gerekir. Bu nedenle öncelikle yasalarla belirlenmiş yasaklama ve kısıtlamaların uygulanabilmesi, denetlenmesi ve zengin biyoçeşitliliğin bir bütün olarak korunabilmesi gerekmektedir.

    Bu düzenlemelerdeki eksiklerin düzeltilmesi gerekliliğinin yanında aynı zamanda en önemli sorunların başında uygulama ve denetlemede yaşanan sıkıntı ve eksikliklerdir. Yaşam kaynağımız olan denizlerin varlığını sürdürebilmesi içinde yaşayan tüm canlıların (fauna, flora) sağlıklı stoklara sahip olabilmesi şarttır.

    Balıkçılık ile ilgili herhangi bir şikayette bulunacaksanız genel olarak izleyeceğiniz yol;

    Tespit ve Bilgi toplama: Öncelikle teknenin adını, kayıt numarasını, bağlı olduğu limanı, öğrenin. Kıyıdan kaç mil açıktayken bu faaliyeti yaptığını öğrenmeye çalışın. Uygulanan yöntemin yasadışılığını öğrenmek için

    Belgeleme: Özellikle denizde işlenen çevre suçlarının sorumlularını tespit etmek çok zordur, o nedenle o anda belgelemek çok önemlidir. Örneğin, yasak bölgede veya zamanda trol kullanan bir tekneyi, ya da denizde bir deniz memelisine zarar veren birini,

    Başvuracağınız kurumlar: T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı / Sahil güvenlik/ deniz polisi

    Yasal düzenleme: Türkiye'de balıkçılık faaliyetleri ile ilgili kural ve düzenlemeleri belirleyen su ürünleri yasası (T.C. Tarım Ve Köyişleri Bakanlığı - Kanunlar) ve iki yılda bir yenilenen su ürünleri sirküleridir (2006-2008 dönemi için; Resmi Gazete).

    Bu konudaki yetkiler ise TC Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndadır (www.tarım.gov.tr). Herhangi bir balıkçılık faaliyetinin gerek yöntem gerek sezon-tarih gerekse av bölgesi olarak yasallığını bu sirkülerin son tarihli olanından inceleyebilirsiniz.


    Tatilinizi geçirdiğiniz veya yaşadığınız bölgedeki balıkçılık ile ilgili yasak ve kısıtlamaları önceden inceleyin ve yasadışı gördüğünüz faaliyetleri mutlaka şikayet edin.
    Koruma alanı olarak belirlenmiş deniz alanlarında büyük çapta yapılan balıkçılık faaliyetleri (küçük çapta olta balıkçılığı dışında) yasadışıdır. Deniz canlı türlerinin korunması amacıyla koruma alanı (milli park, doğal park, özel çevre koruma alanı, fok koruma alanı gibi) ilan edilmiş bölgelerde endüstriyel balıkçılık (gırgır, trol tekneleri, ışıkla avcılık yapanlar, zıpkınla avlananlar) yapanları gördüğünüzde hemen yetkililere haber verin. Unutmayın ki denizde bu tür suçlara müdahele edilebilmesi için suç anında olması veya kanıtlanması gerekir. Bu nedenle şikayette bulunacağınız teknenin kayıt numarasını ve yaptığı faaliyeti belgeleyecek görüntü almanız yetkililere yardımcı olur.
    Tüplü dalış (scuba) yapılırken zıpkın ile balık avcılığı yasaktır. Bu faaliyetlerde bulunmayın, yapanları uyarın, uyarınız dikkate alınmazsa yetkililere şikayette bulunun.

    Su ürünleri sirkülerinde belirlenmiş hassas alanlarda trolle balık avcılığı yasaktır (örneğin Marmara Denizi'nde). Ayrıca trol avcılığı bölgeye göre değişmekle birlikte kıyıdan en az 2 mil açıkta yapılabilir. Oysa Türkiye'de kıyıya çok yakın trol kullanılmaktadır. Bu tür faaliyetleri gördüğünüzde mümkünse belgeleyerek olay anında ve tam yer bildirmeye çalışarak şikayette bulunun.
    Tüm Akdeniz'de ve Türkiye'de akıntı ağı kullanımı yasaktır. Bu ağları tanımlayabilmek uzmanlık istese de diğerlerinden ayıran özelliği ağın tamamen akıntıya bırakılarak daha sonra üzerindeki ışıklandırma veya algılama sistemleri ile bulunup toplanmasıdır. Bu ağ türü hedefi olan türlerin (kılıç gibi) dışındaki deniz canlılarına yönelik ciddi bir tehdit oluşturur, her yıl onlarca yunus ve köpekbalığı ve deniz kuşunun ölümüne neden olur. Deniz üzerinde bu tür ağlardan olduğundan şüphelendiğinizde veya kullanıldığını duyduğunuzda bildirimde bulunun.

    Bilinçli bir tüketici olarak asla yavru balık yemeyin, satan ve yakalayanları uyarın. Balık stoklarının devamlılığı ve iyileştirilebilmesi için en önemli yol, yumurtlama alanlarının korunabilmesi ve yavru balık avlanmasının önüne geçilmesidir. Henüz yumurtlama şansı bulamadan avlanan her balık yavru balıktır ve ne yazık ki stoklar tükendikçe avlanan yavru balık miktarı çok hızlı artmıştır. Hangi boyların yavru oluğunu anlamak için su ürünleri sirkülerinde verilen boy sınırlamalarını inceleyebilirsiniz (Resmi Gazete).
    Ayrıca avlanması yasaklanmış balıkları bilmeniz (Resmi Gazete), avlamamanız ve yememeniz gerekir. Bu konuda gösterdiğiniz hassasiyeti mutlaka satan balıkçı veya restorana bildirin ki tüketicinin tepkisinden haberdar olsunlar. Hangi balıkların yasak olduğunu yine su ürünleri sirkülerinden öğrenebilirsiniz.


    Kıyısal yapılaşma

    Özellikle kıyı bölgelerinde büyük bir hızla artan yapılaşma, gerek altyapı, gerekse doğal kaynakların tüketimi konusunda ciddi sıkıntılar yaratmaktadır. Ayrıca bu plansız artış zaman içinde kontrolden çıkmakta ve yasadışı yapılaşmanın gözardı edilir hale gelmesine neden olmakta. Doğal koruma alanlarının turizme açılması, ya da konumunun gözardı edilerek sahilllerin inşaatlarla doldurulması, tüm doğal yaşamı ve geleceğimizi tehdit etmektedir.

    Turizm adına yapılan yanlış yatırımlar bu tahribatı daha da arttırmakta ve uzun vadede aslında tamamen doğal güzelliklerimize bağlı olan bu sektör de zarar görmektedir.

    Turizm

    Pekçok turizm tesisinin bulunduğu kasaba, şehir vs kendi sabit nüfuslarına göre tasarlanmış olmaları nedeniyle turizm sonucu artan atık sorunuyla başa çıkmamakta, bu atıkların uygun şekilde arıtılamamalarına neden olmaktadır. Turizm, genellikle doğal zenginliklerin yüksek olduğu alanlarda yoğunlaşarak deniz kaplumbağaları ve foklar gibi Akdeniz'de türü tehlike altında olan canlıların doğal yaşam alanlarına ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.

    Tatilinizi yapacağınız tesisin çevre korumaya ne kadar değer verdiğini, atıkları ile nasıl başa çıktığını (örneğin denize mi boşaltıyor? çöplerini yakmaya mı kalkıyor? geri dönüşüme uygun atık toplama sistemi var mı?) önceden öğrenebilirseniz seçiminizi değiştirmek için fırsatınız olur – bunu da tesis yönetimine nedenleri ile açıklayın- ya da belgeleyerek yetkilillere bildirimde bulunabilirsiniz.

    Tesis, yapıldığı şehir veya kasabanın doğal yapısının korunması için katkıda bulunuyor mu? Bir bölgeye tarihsel planlamasının üzerinde eklenen her yapı aslında bir yüktür. En azından oranın doğal yaşamı ve yapısına gerek bozmayarak, gerek koruma adına faaliyetler ile katkıda bulunulabilir, ayrıca getirdiği yükü (yarattığı atıklar, nufüs artışı, gürültü gibi) hafifletecek sistemler oluşturabilir (örneğin atıklarını geri dönüşüme göndererek atık miktarını azaltabilir, kendi kanalizsayon, arıtma altyapısını oluşturabilir, bölgeyi olduğundan daha fazla yeşillendirebilir vs). Bulunduğunuz tesislerde bu tür bilgileri araştırıp böyle bir yaklaşımdalarsa destek olabilir, değillerse uyarıda veya şikayette bulunabilirsiniz.

    Herhangi bir turizm tesisi yasal olarak belirlenmiş bir koruma alanının içinde ise, bu tesisin özel bir izni olup olmadığını araştırın. Yok ise ve hatta olsa bile doğal yaşam üzerinde herhangi bir şekilde tahribata açmış veya açıyorsa tepki göstererek o tesisten hizmet almayın ve nedenini de bildirin. Hatta bu konuda kamuoyu oluşturmak benzer örneklerin artmasına engel olur. Bu tür bilinçli tepkiler ve yaklaşımlar gerekli baskıyı oluştururak yanlış kararlara karşı tüketicinin tepki göstereceğini anlamalarını sağlar.

    Kum ve Çakıl çıkarılması

    Deniz dibini tarama aleti kullanarak yapılan tarama faaliyetleri ile inşaat sektörünün artan talebi için deniz dibinden kum ve çakıl çıkarılması çevre üzerinde uzun vadeli etkilere neden olmakta, deniz hayatını, balıkçılık faaliyetlerini ve denizin diğer meşru kullanıcılarını etkilemektedir. Verilen zarar kendisini doğal kaynakların ve turizm gelirlerinin kaybedilmesi gibi ekonomik zararlar şeklinde göstermekte ve tamiri imkansız ekonomik zararlara neden olmaktadır. Sığ alanlardan ve sahillerden kum ve çakıl çıkarılması, sahile yakın dalgaların durumunu değiştirmekte, erozyon ve çökme oranlarını etkilemekte ve deniz yatağı yaşam alanını farklılaştırmaktadır. Deniz kumu ve çakılının çıkarılmasının deniz yatağı türleri üzerindeki etkileri, deniz dibinin tarama aleti kullanılarak taranmasının son bulmasından itibaren en az 6 yıl süreyle devam etmektedir. Türkiye'de sahillerden ve denizden bu amaçla kum ve çakıl toplanması yasaktır.

    Bu tür faaliyetleri gördüğünüz yerlerde derhal jandarmaya veya TC Çevre ve Orman Bakanlığı yetkilillerine yukarıda belirttiğimiz yöntemlerle haber verin.
    Deniz Koruma Alanları

    Denizlerin ve kaynaklarının devamlılığı, sürdürülebilirliğinin sağlanması adına en etkin yol deniz rezervleri veya deniz koruma alanlarıdır. Tam korumanın sağlandığı bu alanlar, uzun vadede yalnızca biyoçeşitliliğin iyileşmesi ve zenginleşmesini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda da bilimsel veri sağlamak açısından referans alanları oluştururlar ve balık stoklarının iyileşmesi sonucu balıkçılığın da sürdürülebilirliğini sağlarlar. Bu şartların gerçekleşebilmesi için koruma alanlarının tam anlamıyla yaptırımlarının uygulanması ve denetlenmesi şarttır.

    Akdeniz'in ne yazık ki ancak %1'i tam koruma altındadır. Türkiye'de deniz alanını da içeren yalnızca yaklaşık 14-15 adet ve farklı statü altında koruma alanı mevcuttur, ancak bunların hiçbiri deniz rezervi kapsamında olmadığı gibi, yasaların oluşturduğu kısıtlamalar ve yasaklar da denetim yetersizliği nedeniyle tam anlamıyla işleyememektedir. Oysa Türkiye denizleri son derece zengin bir biyoçeşitliliğe ve canlı zenginliğine sahiptir, bu değerlerin korunamaması ve sayılarının arttırılmaması her geçen güngeri dönüşü olmayan zararlara yol açmaktadır.

    Bu alanlar ile ilgili yetkili kurum, T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı'dır. Denetim yetkisi ise, yine Çevre Bakanlığı yetkilileri, sahil güvenlik, ve balıkçılık ile ilgili kısıtlamalar ise T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkilililerine aittir.


    Tatilinizi geçireceğiniz yer koruma alanı olabilir, öncelikle bunu öğrenin.
    Koruma alanı ise, nedenini (kaplumbağa yumurtlama alanı? deniz koruma alanı? fok koruma alanı?) ve kapsamını (özel çevre koruma alanı? milli park? vs) mutlaka öğrenin, bilgilenin, böylece gittiğinizde dikkat etmeniz gereken noktaları önceden detaylı olarak bilebilir ve zarar vermediğinizden emin olarak davranabilirsiniz.

    Söz konusu koruma alanındaki canlılar hakkında ve onlara nasıl davranmanız gerektiği konusunda mümkünse önceden bilgi edinin, bu bilgiyi ve deneyimi başkalarına da aktarın.
    Koruma alanınını desteklediğinizi bölgedeki yetkililere, orada yaşayanlara, çalışanlara aktarın ki bu tür alanların artması gerektiğine ve desteklendiğine inançları artsın.

    Söz konusu alanının kapsamına göre yasadışı olan faaliyetleri yerel ve ulusal yetkililere bildirin (yukarıda önerdiğimiz yöntemler ile), o bölgedeki yetkililere gerekirse yardımcı olun.

    Özellikle deniz koruma alanlarında yukarıda bahsedildiği gibi balıkçılık çok kısıtlanmış, ya da tamamen yasaklanmıştır. O bölgeye ait yasakları öğrenin ve aksi yöntemlerle avlananları bildirin.

    Türkiye'de koruma altında olan deniz canlılarını öğrenin (su ürünleri sirkülerinde belirtilmiştir) ve herhangi bir şekilde bu canlılara zarar veren bir faaliyete izin vermeyin. Örneğin; yunus avlanması yasaktır/ deniz kaplumbağalarının yumurtlama alanları olan sahilllerin yumurtlama döneminde kullanılmaması gerekir, ya da yuvalar işaretlenmiş ise kesinilkle ellenmemesi gerekir/ akdeniz fokları (mediterranean seal) avlanması yasaktır

    Türkiye denizlerinde görünen ve özellikle koruma altındaki canlı türleri hakkında bilimsel çalışma yapan ve korunması için çalışan kurumlara destek verin (örneğin bu canlıları gördüğünüzde kayıt tutun ve bildirin, böylece onların gözlemlerine ve araştırmalarına katkıda bulunun. Örnek, AKDENİZ FOKU ARAşTIRMA GRUBU, ..::Türk Deniz Arastirmalari Vakfi::..

    Bir deniz bitkisi olan posedonia oceanica (genelde deniz çayırı olarak bilinir) koruma altındadır ve özellikle Ege kıyılarımızda çok yaygındır. Bu bitki deniz canlıları için son derece önemli yaşam alanları oluşturur. En çok zarar veren faaliyetlerin başında kirlilik, teknelerden atılan çapalar ve trol ile balık avcılığı gelir. Bu nedenle bu faaliyetleri uygulamayın ve yaptırmamaya çalışın.
    Koruma alanında (yasak değilse) dalış yapıyorsanız her zamankinden daha da özenli olmanız ve sualtından hiçbir şey çıkarmayın, hiçbir canlıyı yuvasında rahatsız etmeyin.

    Tatillerinize yenilik getirin ve koruma alanlarındaki projelerde gönüllü çalışmalara katılarak bir tatil geçirin.
    NUR ?Ç?NDE YAT KARDE??M

  • #2
    Cevap: Denİz Koruyucusunun Rehberİ(Çok Önemlİ)

    Bilgi için sağolasın abi..

    Yorum yap


    • #3
      Cevap: Denİz Koruyucusunun Rehberİ(Çok Önemlİ)

      tesekkurler

      Yorum yap


      • #4
        Cevap: Denİz Koruyucusunun Rehberİ(Çok Önemlİ)

        Teşekkürler Hocam

        Yorum yap


        • #5
          Cevap: Denİz Koruyucusunun Rehberİ(Çok Önemlİ)

          Paylaşım için teşekkürler

          Yorum yap


          • #6
            Cevap: Denİz Koruyucusunun Rehberİ(Çok Önemlİ)

            Paylaşım için teşekkür ederim.
            Ozan ÖNEN
            15.07.1981
            Çanakkale
            MERTSUB DALI? DONANIMI
            www.mertsubonline.com
            ?? =0286 214 00 30
            ozan@mertsubonline.com



            Yorum yap


            • #7
              Cevap: Denİz Koruyucusunun Rehberİ(Çok Önemlİ)

              süperrrr.tşk.ederim
              http://zipkinci.com/galeri/data/media/3/ynetim.JPG

              TUNCER ERGÜN-?ZM?R-1971
              (Bask?n_ AVCISI)
              http://zipkinci.com/album.php?albumid=1105

              Yorum yap

              Haz?rlan?yor...
              X