Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 ve 9

Konu: Çanakkale Gezisi

  1. #1
    Tolga Can
    Guest

    Çanakkale Gezisi

    8 Mayıs Cuma Akşamı firma olarak 3 otobüs çalışanımız ile vatanı uğruna ölen dedelerimizin şehit düştüğü topraklara ziyarete gittik. Gerçekten hep duyardım. Anlatılanları dinlerdim.
    Ancak her şey göründüğü gibi değil, Her Türk Evladının hayatında bir kez de olsa uğraması gereken bir yer. Yazarken bile hangi hikayeden başlasam, hangi kahramanı anlatsam diye düşünüyorum. Daha bir tuşa basmadan boğazım kuruyor. Gözüm yaşla doluyor. Böyle bir halk böyle bir Türk Evladı dünyaya bir daha ne zaman gelir. Yolculuk boyunca rehberimizin anlatımlarıyla gerçekten duygu dolu anlar yaşadık. Öğlenin kavurucu ateşine rağmen şehitlerimizin savaş esnasında bir dilim ekmek ve 8 zeytin ile ülkeyi savunduklarını dinledikçe bir bardak su dahi boğazımızdan geçmedi. Bir kez daha gitmenizi tavsiye ediyorum.

    Kendi Cenaze Namazlarını kılan şehitlerimiz


    Albüm :
    ZIPKINCI - HUZUR İÇİNDE YAT OZAN YILDIRIM - Tolga Can's Album: Çanakkale

    Video : (Kale Duvarları, Şehitlik, Müze Görüntüleri)
    Videodipesca - Çanakkale Gezisi

    Ayrıntılı bilgi :
    Dur Yolcu / / Çanakkale Savaşı

    Arkadaşlar fazla uzatmadan, bir kaç güzel yazıyı da sizinle paylaşmak istiyorum.





    Seyit Onbaşı

    İngilizlerin en büyük savaş gemilerinden Queen Elizabeth ve Ocean zırhlıları Koca Seyit'in bataryasının bulunduğu Kilitbahir önlerine gelmiş, kıyıyı top ateşine tutmuştu.

    Ateş çemberi genişleye genişleye Koca Seyit'in bataryasına ulaşmıştı. Bataryanın sağına soluna mermiler peşpeşe düşmeye başlamıştı. Durumun kritik oluşunu gören batarya komutanı "sığınağa!" emrini vermişti. Fakat batarya erleri sığınağa ulaşmadan müthiş bir gürültü kopmuş, sanki yer yerinden oynamıştı. Koca Seyit de o gürültüden sonrasını hatırlamıyordu. Düşman gemilerinden atılan bir mermi cephaneliğe isabet etmiş, cephanelik havaya uçmuştu.

    Bataryadaki erlerden on dördü şehit olmuş, yirmi dördü ise yaralanmıştı. Sadece Seyit ile Ali isimli arkadaşı yara almadan kurtulmuşlardı.

    Sağlık erlerinin müdahelesiyle kendine gelen Seyit gözlerini açınca etrafta şehit olan arkadaşlarının cesetlerini görmüş ve arkadaşından durumu öğrenmişti. Bataryada ikisinden başka kimse kalmamıştı.

    Bataryanın toplarından ikisi toprağa gömülmüş ve kullanılmaz hale gelmişti. Sadece bir tanesi kullanılabilir haldeydi. Onun da vinci kırılmıştı.

    Koca Seyit, bir denizde hâlâ ateş püsküren düşman zırhlısına bir yerde yatan şehitlere bir de topa bakmış ve büyük bir hırsla her biri 215 okka (276 kilo) ağırlığındaki mermilere yönelmişti. Arkadaşı Niğdeli Ali şaşırmıştı, Koca Seyit ne yapmak istiyordu. Seyit, şaşkın şaşkın kendisine bakan arkadaşına "yardım et de mermiyi yükleneyim" demiş, ardından da "Ya Allah" diyerek koca mermiyi kavramış ve Ali'nin yardımıyla sırtlamıştı. 276 kiloluk yüküyle 28'lik topun altı basamağını çıkan Koca Seyit mermiyi topun ağzına yerleştirmeyi başarmıştı. İmanın hem nur hem de kuvvet olduğunu göstermişti Koca Seyyit. Bu hakikati bütün dünyaya ilan edecekti. Şimdi bütün dikkatini vermiş önünde canavar gibi duran Ocean'ın üzerine çevirmişti topun namlusunu. Hedefi iyice tesbit edip nişanının doğru olduğuna kanaat getirdikten sonra "Ya Allah, bismillah!" diyerek topu ateşlemişti. Topun gürlemesiyle birlikte karşıdaki düşman gemisinden yoğun siyah bir duman yükselmişti. Anında yalpalamaya başlamıştı. Koca gemi isabet almıştı. Gemi personelinin sesleri kıyıdan duyuluyordu. Vurmuştu Koca Seyit, koca kefere gemisini. Ve mağrur düşmanın koca gemisi batacaktı.

    Düşmanlar Mecidiye bataryasının safdışı edildiğini zannetmekteydiler. Kilitbahir cephesindeki komutanlar da aynı kanaate varmışlardı. Fakat Mecidiye bataryasından ateşlenen bir top düşman gemisini batırmıştı işte.



    Bir gazinin hatıralarında Çanakkale’nin kahraman çocukları

    2 mt geçen boyu ile Çanakkale Gazisi Azman Dedenin Dilinden Öğrencilerin Savaşı;
    Galatasaray Mektebi Sultanisi talebeleriyiz Vatan için ölmeye geldik!
    Ortalık hafif aydınlanır gibi olunca hep yaptıkları gibi düşman gemileri gelip siperlerimizi bombalamaya başladılar. Yer gök top sesleriyle inliyordu. Her mermi düştüğünde minare gibi alevler yükseliyor, bir gün önce ölenlerin kol, bacak, el, ayak gibi parçaları havaya kalkan toprakla siperlere düşüyordu. Mermiler üzerimizden ıslık çalarak geçiyordu. Siperler toz duman içinde kalmıştı.
    Bir ara Yüzbaşı "Azman yandık!" diye siperin köşesini işaret etti. O şarkı söyleyerek sipere gelen, sanki çiçek toplarmış gibi neşeli olan o çocuklar siperin bir köşesinde sanki bir yumak gibi birbirine sarılmış tir tir titriyorlardı. Çocuklar harbin gerçeği ile ilk defa karşılaşıyorlardı. Ürkmüşlerdi. Yüzbaşı yandık demekte haklıydı. Muharebede bir ürküntü panik meydana getirebilirdi. Tam onlara doğru yaklaşırken içlerinden biri avaz avaz bir marş söylemeye başladı!
    Annem beni yetiştirdi bu yerlere yolladı
    Al sancağı teslim etti Allah a ısmarladı.
    Boş oturma çalış dedi hizmet eyle vatana
    Sütüm sana helal olmaz saldırmazsan düşmana.
    Baktım hemen biraz sonra ona bir arkadaşı daha katıldı. Biraz sonra biri daha... Marş bitiyor yeniden başlıyorlar. Bitiyor bir daha söylüyorlar. Avaz avaz! Gözleri çakmak çakmak...
    Hücum anı geldiğinde hepsi süngü takmış, tüfeklerine sımsıkı sarılmış, gözleri yuvalarından fırlamış dişler kenetlenmiş bekliyorlardı. O an geldi. Birden Yüzbaşı "Hücum!"diye bağırdı. Bütün bölük, bütün tabur, bütün alay cephenin her yerinden fırladık. İşte tam o anda, tam o anda, o çocuklar kurulmuş gibi siperlerden fırlayıverdiler. İşte o an. Tam o an bir makineli yavruları biçiverdi. Hepsi sipere geri düştüler. Kucağıma dökülüverdiler. Onların o gül gibi yüzleri gözümün önünden gitmiyor. Hiç gitmiyor!

    İşte ben ona ağlıyorum, o çocuklara ağlıyorum!





    Yıl 1915. Düşman devletler dayanmışlar Çanakkale’ye. Biliyorlar ki Boğazı aşarlarsa gerisi çorap söküğü gibi gelecek. Ancak yiğit Mehmetçiğin buna izin vermeye hiç niyeti yok. Besmeleyi çekip saldırıyor düşmana.

    Tüm bu olup bitenler, işgal haberleri, Anadolu köylerine her gün cepheden kara haberler gelmesine; kimsede tat tuz kalmamasına, utanca, öfkeye neden oluyor.

    İşte o Anadolu köylerinden birinde yaşamaktaydı Ali. Yaşlı anası bir de nişanlısı; güzeller güzeli Elif’i vardı. Onların da artık yüzü gülmüyordu. Bu olup bitenler herkesi olduğu gibi onları da gelecekle ilgili kaygıya salmıştı.

    Ali’nin gözlerine artık uyku girmez olmuştu. Gençti, sağlıklıydı. Buralara boşuna “Anadolu” demiyorlardı. Bu topraklar ona en az öz anası kadar Ana olmuştu. Korumuş, beslemiş büyütmüştü. Sıra kendisindeydi. Böyle eli kolu bağlı işgal edilmeyi bekleyemezdi. Çanakkale’ye gitmeli. Gök gözlü komutanın emrine girmeli ve vatan toprağını kahpe düşmana teslim etmemek için gerekirse canını vermeliydi.

    Ali kesin kararını vermişti artık. Dönüşü yoktu.

    Ali Cepheye gitmeden Bakkal Ahmet Emmiden bir ricada bulunmuştu.

    Ben Çanakkale’ye; cepheye gidecem. Oradakilerden neyim eksik. Onlar vatanı savunurken ben yan gelip yatamam artık. Ancak senden bir isteğim var Ahmet emmi. Ben yokken anamla Elifim ne isterse ver. Ben döndüğümde sana öderim.”

    O gece hazırlıklarını yaptılar; cepheye değil de düğüne gider gibi, eski bir sevgiliyle kavuşmaya, vuslata ermeye hazırlık gibi. Sabah ezanı ile kalkıp namaza dururlar. Her biri ellerini semaya açıp Allah’a dua etti. Üçünün de duası aynıydı. Tekrar sağ salim kavuşmak. Eğer Allah bunu yazar da kavuşurlarsa; dönüşte düğün yapacak muratlarına ereceklerdi. Yok, kader başka türlü yazılmışsa; vardır Allah’ın bir bildiği.

    Aradan sadece iki ay geçmişti. Çanakkale cephesinden hep kötü haber geliyordu. Elif her gün muhtarın yanına uğrayıp mektup olup olmadığını sordu. Her seferinde olumsuz yanıt aldığında; bunu hayra mı kötüye mi yorması gerektiğini bilemedi. Anasıyla beraber; hiç durmadan dua ettiler. Sadece Ali için değil; onun gibi cephede vatan ve bayrak uğruna savaşan tüm yiğitler ve gök gözlü komutan içindi duaları.

    O sabah erkenden Ali’lerin evinin kapsı çaldı. Gelen muhtardı. Elif bir an için Ali’den mektup geldi diye düşünüp gülümseyerek muhtarı içeri buyur etmek için yana çekildi. İşte tam o an gözlerini gördü muhtarın; ağlamaktan kan çanağına dönmüş gözlerini. Dondu Elif.* O an yüreğini sanki birileri eline almışta iki avucunun içinde sıkıyormuş gibi daraldı. Muhtarı içeri aldığını, kapıyı kapattığını bile fark etmedi. Ali’nin annesi oturduğu minderden doğrulup heyecan ve güzel bir haber almak umuduyla muhtara baktı. Baktı; ancak o da az önce Elif’in gördüğü gözlerle karşılaştı. Eve yine; Ali’nin “Çanakkale’ye gidiyorum” dediği an ki sessizlik çökmüştü. Muhtar elini cebine atıp; Elif’in Ali’ye verdiği yazmayı çıkarttı. Bembeyaz yazma kızıla dönmüştü. Elif; Ali’yi Çanakkale’ye gönderdiğinden beri sık sık boşluğa düştüğü, çığlık atmak için ağzını açtığında sesinin çıkmadığı rüyalar görüyordu. Bu sefer rüyası gerçek olmuştu; çığlık atmak, haykırmak “Ne olur muhtar emmi bu yazmanın benim Ali’ye verdiğim yazma olmadığını söyle, Alime bir şey olmadığını söyle ne olur…” diye bağırmak istedi ama nafile; tek kelime, tek harf çıkmadı iki dudağının arasından.

    Ali’nin anası ne zaman ki ağlamaya, “Aliiimmm şehit oğlu şehidimmm…” diye dövünmeye başladı; Elif’in de o zaman dili çözüldü, boğazındaki yumruk gitti, nefes almaya başladı. Her ikisi de; muhtarın “Başınız sağ olsun” dediğini ve gittiğini fark etmedi bile….

    Birkaç hafta sonra Ali’nin annesi Elif’e bir altın para uzatıp “Kızım bunu bakkal Ahmet’e götür ver. Bunca zamandır veresiye yazdırdık. Ali artık gelmeyeceğine göre; Ahrete borçlu gitmesin.” dedi. Elif; bakkal Ahmet emminin yanına varıp, altın lirayı uzattı ve anasının söylediğini tekrarladı. Ahmet emmi “Ayşe kadına söyle; bana bir borcunuz yok” dedi. Elif anasının kızacağını bildiği için; “Olur mu Ahmet emmi; bunca zaman tek kuruş vermedik sana. Alim mezarında rahat yatamaz; al bu parayı” ısrar etti.

    Bunun üzerine bakkal Ahmet, veresiye defterini çıkartıp Elif’in önüne koydu. Elif; Ali’nin borcunun olduğu yerde “BU HESAP ÇANAKKALE’DE KANLA ÖDENMİŞTİR” yazısını usulca okudu. Başına geçirdiği kara yazmasının ucu ile gözlerinden akan yaşı sildi.

    Çanakkale Destanı; bayrağı ve vatanı namus belleyip, onu korumak için toprağa girmekten korkmayan, kendilerine; “Şehit” diyeceklerin sayısının her zaman “Kelle” diyeceklerden çok olacağını bilen, milli şuura vakıf, “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir” diyenin değil;* “Size savaşmayı değil; ölmeyi emrediyorum” diyen Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün izinden yürüyenler tarafından yazılmıştır. Bayrağı ve vatanı için toprağa düşmüş tüm şehitlerimize; Allah’tan rahmet, gazilerimize ise sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

    Üşenmiyerek konuya ilgi gösteren tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum.
    Konu Tolga Can tarafından (11-05-2009 Saat 12:05 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    patonomi
    Guest

    Cevap: Çanakkale Gezisi

    İlk gittiğimde, ağzımdan tek bir kelime çıkmamıştı,nefesim kesilmişti. 3. gidişimde anlatılanları dinleyip soru sorabilmiştim. Her yıl gitmeli, bütün ilköğretim çocuklarının her yıl gitmesi sağlanmalı. Sağlanmalı ki, ülkelerinin değerini, yokluğu,inancı,kardeşliği ve özgürlüğü bilebilsinler.

    Paylaşım ve emeğiniz için teşekkürler !

  3. #3
    ZIPKINCI FATİH GÜMÜŞBAŞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08-10-2008
    Bulunduğu yer
    istanbul/fatih
    Yaş
    31
    Mesajlar
    3.872

    Cevap: Çanakkale Gezisi

    eline saglık,tolga abi,paylaşım için teşekkürler,ben çanakkaleye hiç gitmedim,ama gerçekten,gezilesi,görülesi,tarih kokan bir yer,inşallah herkesin, gidip o tarihi dokuyu,şehitlerimizin kanlarını döktügü,o ulu toprakları görmek nasip olur....
    fatih gümüşbaş
    1988-istanbul

  4. #4
    ZIPKINCI Caner Tuna - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29-04-2004
    Bulunduğu yer
    mecburen İzmit - memleket İzmir
    Yaş
    42
    Mesajlar
    1.038

    Cevap: Çanakkale Gezisi

    paylaşım için teşekkürler Tolga ve de şirketiniz bünyesindeki geziyi düzenleyenlerede ayrıca teşekkürler...
    Caner Tuna 0rh+
    1977
    CMAS***
    5324422029
    badi candır...
    canertuna35@hotmail.com

    plajda havluya gösterdiğin saygıyı ,sokakta insana göstersen..............

  5. #5
    CraftSmaN
    Guest

    Cevap: Çanakkale Gezisi

    Kesinlikle gidilmesi görülmesi gereken bir yer.Tolga abi paylaştığın için çok teşekkür ederim.Ortalama 10 kere gittim gene imkanım olsa gene giderim.

  6. #6
    Tolga Can
    Guest

    Cevap: Çanakkale Gezisi

    Firma sahibine bize böyle bir imkan sağladığı için bir kez daha teşekkür ediyorum. 29 Yaşındayım ilk defa gittim. İmkanım olsun. her sene gitmek isterim. Havası suyu çok başka, o köylerden birinde oturup her gece bir kahramanın hikayesini dinlemek var. İnşallah ilerde eşimle ve çoluk çocuğumla gitmek nasip olur.

    Gruplardan bazıları tatil havasında gelmiş.
    Özellikle bir hacı abi vardı. Nerdeyse mezar taşının üzerine çıkacak, Ellerini açmış dua okuyor sandım. Ses etmedim. Eşine çektin mi dedi. Bir baktım hanımı fotosunu çekiyor. Böyle terbiyesizlik olmaz. Sadece okuyormuş gibi yapıp foto çekildi ve gitti. Şeytan dedi vur tekmeyi dötüne merdivenlerden yuvarlana yuvarlana insin aşağıya kadar.

  7. #7
    ZIPKINCI Necip OĞUZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    21-07-2008
    Bulunduğu yer
    Akdeniz
    Yaş
    41
    Mesajlar
    7.664

    Cevap: Çanakkale Gezisi

    Teşekkürler dostum, bir solukta okudum. Nerdeyse gitmiş gezmş kadar oldum yazılar ve fotoğraflar sayesinde. Ellerine sağlık...
    Sualtı Çekimlerim

    ...Mare Nostrum...

    I dive, therefore I am

  8. #8
    Tolga Can
    Guest

    Cevap: Çanakkale Gezisi

    Necip Dostum bende senin gibi gitmiş görmüş kadar oldum diyordum.
    İşin aslı böyle değil. Çanakkaleye adım atıp, Olayları yerinde inceleyip, hikayeleride dinlediğin zaman düşman gelicek diyip eline silah verseler bir adım geri gitmezsin.
    08:00-18:00 arası gezdik. Hayatımda bu kadar güneşin altında tepe, bayır gezdiğimi hatırlamıyorum. Yine de ufak bir yorgunluk yoktu. İçimdeki mutluluk hariç.

    Gerçi memleketimizin dört bir yanında daha ne güzellikler var.
    İşten güçten imkansızlıklardan gidip görebiliyor muyuz. tabii ki hayır.
    Bize de bu geziyi sağlayan firma sahibinden Allah razı olsun. 4/4 gezi imkanı sağladığı için

  9. #9
    ZIPKINCI bofarchi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24-05-2011
    Bulunduğu yer
    Üsküdar
    Yaş
    42
    Mesajlar
    304

    Cevap: Çanakkale Gezisi

    Mutlaka gidilmesi gerekn bir yer, bana bu sene kısmet oldu görmek. Bunca sene neden gitmediğime çok üzüldüm. Herkes gitmeli..
    Tevfik Çizmecioğlu
    1976 - Üsküdar / İstanbul

    Dilimiz kimliğimizdir.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Hirvatistan-Venedik Gezisi
    By Volkan Demircioglu in forum Photo - Fotoğraf Albümü
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 14-04-2009, 11:53
  2. venezuella gezisi sonuçları
    By fuat.ozturk in forum Üye Duyuruları
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 28-10-2008, 14:31
  3. 250 KM'lik Mera Gezisi
    By Tolga Can in forum Photo - Fotoğraf Albümü
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 09-05-2008, 00:03
  4. karadeniz gezisi
    By m.çolpan in forum Photo - Fotoğraf Albümü
    Cevaplar: 36
    Son Mesaj: 17-09-2007, 16:40
  5. 26.03.2007 pazar gezisi
    By mbolme86 in forum Av Anıları
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 27-03-2007, 09:42

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504