1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 123 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 29
Like Tree15Likes

Konu: Bir Çaylağın Günlüğü

  1. #1
    mertugurlu
    Guest

    Bir Çaylağın Günlüğü

    Merhaba arkadaşlar, bu sayfada yeni başlayan biri olarak yaşadıklarımı paylaşmak istiyorum. Yeni başlayanlar için de başkasının yaşadıklarından tecrübe edinme fırsatı sunayım. Öncelikle ilk dalışım için yazdıklarımı buraya koyayım ;
    Alıntı mertugurlu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tanışma mesajında belirttiğim gibi, dalış setini yeni aldım ve ilk defa zıpkınla dalacaktım. Bu sabah saat 7'ye doğru denize varmıştım bile. Kıyafeti evde giymiştim, şampuanlı suyun yardımıyla, düşündüğüm kadar zor olmadı giymesi. Kıyıya vardığımda kemeri ağırlıkları bağladım, şamandıramı da belime bağladım. Paletler ve zıpkın elimde girdim suya. Öncelikle daha öncesinde 1-2 kere palet kullanmışlığım vardı, giymesi zor oldu. Paletlerden sonra, gözlük ve şnorkeli taktım ve yüzmeye başladım. Kısa bir süre sonra gözlükler buğulandı. Temizlemek için gözlükleri çıkardığımda, bir baktım, şamandıra yok =) Nasıl bağladım bilmiyorum artık, ipi çözülmüş, kıyıya vurmuş benim şamandıra. Tekrar döndüm, paletleri çıkar, eldiveni çıkar, şamandırayı al, bağla, paletleri giy , tekrardan döndüm suya. Biraz açıldıktan sonra, zıpkını kurayım dedim. Bir baktım ki, şamandırayı bağlarken çıkardığım eldivenleri takmayı unutmuşum =) Bir önceki işlemlerin benzerini tekrarladım ve eldivenleri giyip tekrar suya girdim. Biraz açıldıktan sonra (derinlik 3-4 metre) , zıpkını kurmaya çalıştım. Veee kuramadım =) Heralde dengemi sağlayamıyorum dedim, 1 metre derinliğe döndüm. Orda denedim, yine kuramadım =) Açık konuşmak gerekirse gücüm 95'lik zıpkını kurmaya yetmedi. Şaşırdım kaldım. Moralim bozuldu. Çok genç arkadaşların bile kurduğunu bildiğim aleti ben kuramadım. İlk çentiğe 5-6 cm uzakta kaldı. Güya askerliği eğirdir dağ komandoda yaptık , fiziki yeterliliğim vardır diye düşünüyordum lakin yokmuş. Bu moral bozukluğuyla kıyıya geri döndüm. Zıpkını bıraktım, en azından zıpkınsız bir keşif yapayım dedim. 5-6 metre derinliğe vardığımda, kendimi iyi hissetmemeye başladım. Sanırım gastrit ve reflü olmam sebebiyle , asit yemek boruma doğru ilerledi. Nitekim uyku düzensizliği ve stress tetikleyici sebepler , 2 saatlik uykuyla gitmiştim. Velhasıl yaptığım keşif boyunca, serçe parmağın boyunu geçmeyecek ufak balıklar gördüm. Düz bir mantık yürüterek, bu balıklar burda rahatça takılıyorsa, etrafta 15-20 cm'den büyük etçil balıklar yoktur kanısına vardım. Gördüğüm en büyük balık mırmırdı, onun da boyu 12-13 cm birşeydi.

    Bu dalıştan sonra tecrübe ettiğim ve çıkardığım sonuçları sıralamam gerekirse;

    - Malzemeleri sağlam bağlamam gerektiği
    - Şnorkele kaçan suyu 2-3 denemede tahliye edemezsem, paniklediğim
    - Paletleri verimli kullanamadığım
    - Dalış elbisesinin üzerimde oluşturduğu baskının fazla olduğu (nefes alıp vermek zordu baya)
    - Üzerime taktığım ağırlığın yetersiz olduğu, ilaveten ayaklarıma da ağırlık bağlamam gerektiği
    - Maskemin camının sürekli buğulandığı ve buna önlem almam gerektiği
    - Zıpkını kuramıyor olduğum gerçeği
    - Bir dahaki denize dalışımdan önce iyi bir uyku çekmem ve ilaçlarımı içmem gerektiği.
    - Benim için ideal avlanma derinliğinin 4 metreyi geçmemesi gerektiği

    Sonuç olarak bu başarısızlık , her anlamıyla moralimi çok bozdu, hevesimi kırdı. Fakat hemen pes edecek değilim. Öncelikle kollarımı güçlendirmem gerekiyor sanırım. Kollar güçlenene kadar geçen sürede ise zıpkınsız dalarak pratiğimi ve suya olan adaptasyonumu arttırmam gerektiğini düşünüyorum. Düşünce , yorum ve tavsiyelerinizi bekliyorum
    Linki de burda, yazılan cevaplarda çok faydalı bilgiler var okumak isteyenler için : http://www.zipkinci.com/av-anilari/8...anatomisi.html
    Gelelim son duruma... Yukarıda maddelediğim sorunların neredeyse hepsini çözdüm. Şnorkele kaçan su konusunda hala biraz paniklesem de, artık onu da bir sorun olarak görmüyorum. Ağırlık konusunda ise , 8 kiloluk ağırlık ile pozitif yüzerlikteyim. Zaten pozitif olması gerekiyor sanırım, diğer türlü sürekli suyun üstünde kalmak için çaba sarfetmem gerekirdi. Dalış elbisesi artık üzerimde baskı oluşturmuyor vs. vs.
    Yukarıdaki sorunlardan bence en önemlileri ; Maskenin buğulanması , Zıpkını kuramamak ve orda belirtmemişim ama Elbisenin giyilip çıkarılması.

    Gelelim çözüm yöntemlerime (bütün çözüm önerileri bu sitedeki yardımsever kişilerden alınmıştır);
    Maskenin buğulanmasını , tavsiye edildiği gibi maskenin camını çakmakla yakarak çözdüm. İlk başta korktum acaba maskeye zarar verir miyim diye. Sonrasında ingilizce olarak internette video arattım ve buldum. Maskenin üretim safhasında , camın üzerinde kalan silikon kalıntılarını yaktıktan sonra diş macunu ile de ovaladım. Çift önlem iyidir =) En son ise, dalmadan önce yüzümü deniz suyuyla yıkadım ve maskenin camına tükürüp tekrar ovaladım. Sonuç çok iyidi. Bu konuda başka bir sorun yaşadım ama daha aşağıya yazacağım.

    Zıpkını kuramama meselesine gelince, öncelikle bu durumun kişinin vücut yapısı ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Yapıdan kastım güçlü kuvvetli değil de, hangi kas gruplarını daha çok kullandığı ile alakalı. Zıpkının üstünde gelen lastik gerçekten sertleşmiş bir lastikti. Ne kadar uğraştıysam kuramamıştım. Taa ki göğüste kurmayı deneyene kadar. Göğsüme dayayıp lastiği çektiğimde, daha rahat güç uyguladığımı farkettim. Halbuki olması gereken ilk başta karında kurup, ikinci çentiğe göğüste almak. Lakin ben karında kuramıyorum, karnım acıdığı için istediğim gibi kuvvet uygulayamıyorum. Bu arada lastiğimi de Cressi S45 ile değiştirdim ve artık daha rahat kuruyorum. Bu arada kimin söylediğini hatırlamasam da, bugünkü deneyimimden sonra %100 hak verdiğim bir durum var. Zıpkını kurarken, ucunu ileri doğru değil de , aşağı doğru tutmak çok önemliymiş. Daha rahat kuvvet uyguluyorsunuz.

    Gelelim dalış elbisenin giyilmesi ve çıkarılması mevzusuna.. Giyme konusunda herkesin söylediği gibi şampuanlı su kullanmak lazım. 1 litre su şişesinin içine 3-5 damla şampuan döküp çalkalamak lazım. Sonra elbisenin içine döküp , elbisenin her tarafına yedirtmek lazım. Alt kısmı giymede problem yok. Üst kısmı giymek için, ilk önce kolları giyip iyice oturtuyorum elbisenin içine. Sonra baş kısmını giyerken aynı zamanda kollarımı iki yana doğru açıyorum. Bu şekilde uygulayınca problem çekmeden giyebiliyorum. Çıkarılması konusuna gelince, bence en kolay yöntem Hakan Erdem kardeşimin gönderdiği videodaki gibi;

    [QUOTE=hknerdem;1135841]
    ben bu şekilde rahat çıkarıyorum.

    [/QUOTE
    ]

    Buraya kadar olanlar , bu güzel sporun ilk adımında başıma gelen sorun ve çözümleriydi. Bu yaşananların ardından 3-5 dalış daha yaptım. Bu dalışlarda kimi zaman ağırlık kullanmadım, kimi zaman şamandıra kullanmadım, kimi zaman ise zıpkın bile almadım. Amacım suya olan yatkınlığımı arttırmaktı. Yada zıpkın kurma denemeleriydi, 3-4 metre derinliği geçmedim hiç. Bu süre boyunca tek tük ufak tefek mırmırlar gördüm. Bunca dalış boyunca vurabildiğim tek balık Dil Balığı oldu. Bir arkadaşımız, keskin avcı gözü ister dil balığı demişti. Lakin ona da söylediğim gibi, dil balığı tamamen bahtsız bedeviydi. Mırmırın bir tanesi başına musallat olmuş, ben mırmırı vurmak için yaklaşınca , altında dil balığı olduğunu farkettim =) Yani mırmır musallat olmasa, dil balığını göreceğim bile yoktu.


    Gelelim bugünkü dalışıma... Bugünkü dalışım benim için çok önemliydi. Çünkü ilk defa tam teçhizat dalacaktım ve zıpkını kurabiliyordum. Tabii zıpkını sadece ayağım yere basarken, göğsüme kadar olan suda kurmayı denemiştim. Bugün her haliyle benim için yeni tecrübeler ve yeni problemlerin habercisiydi. Problem dediğime bakmayın, sorun yaşayarak çözümlere ulaşacağız çaylaklar olarak =)

    Suya girdikten sonra bu sefer kıyıda değil, biraz açılacaktım. Su her zamanki gibi çok da berrak değildi. Öncelikle maskede yine sorun yaşadım. Küçük bir yüzüm olduğu için, maske sanırım tam oturmuyor. Lastiğini iyice sıkıyorum, taktıktan sonra ise burnumdan bir nefes çekiyorum ki , içeri doğru vakumlayıp maskenin oturmasını hedeflliyorum. Bu haliyle dahi 10-15 dakika sonra su almaya başlıyor. Yavaş yavaş gözlerin altında su birikiyor =) Neyse devam edeyim.. Biraz açıldıktan sonra, umutlarım git gide azalıyordu, çünkü balık namına bir belirti yoktu etrafta. Biraz daha açıldıktan sonra , farkında olmadan akıntı beni sürüklemiş. Girdiğim noktadan 400-500 metre kaymışım sahil şeridi boyunca. İyi ki de sürüklemiş Çok enteresan bir yere geldim. Deniz yosununun bile zor bulunduğu çorak sahilde, hafif kayalık ve baya yosunluk bir yer buldum. O kadar mutlu oldum ki... Çünkü ilk defa mırmır ve dil balığı haricinde balık türleri gördüm. Tabii ne yazık ki zıpkınla vurulacak kadar büyük değillerdi. Ufak balıklar ama canlı çeşitliliği görmek beni çok mutlu etti. Bir tane balık gözüme kestirdim, boyu en fazla 15 cm falandır. Ama içlerindeki en iricesi oydu. Tabii ki beklediğim gibi ıskaladım. Lakin bu vesileyle derinlik hakkında bir fikrim oldu. Zıpkının misinası 4 metre sanırım, şişin uzunluğu 135 cm . Atış sonunda şiş , yere tam deymiyordu. Yani , kol uzunluğu + zıpkının uzunluğu + şiş uzunluğu + misina uzunluğu , toplamda yaklaşık olarak 7 metre civarında bir derinlik var sanırım.

    Derinliği kafadan hesapladıktan sonra, suyun içinde zıpkını yerleştirip kurabilecek miydim acaba ?? Benim için kritik bir andı. Şişi yerine oturtup , misinasını dolamakta sorun yoktu. Lastiği de çekip kurdum ve Ohh Beeee dedim. Artık meleke kazanabilecektim. Tereddüt etmeden atış yapıp, pratiğimi arttırabileceğimin işaretiydi. 1-2 atış daha yaptım , yine ıskaladım. Sağlık olsun , sorun değil. Haaa bu arada atışlarım hep suyun üstünden Yani dalıp da agaşona yattığım yok Arada garip sesler çıkartıyorum yüzerken ve etrafa bakınırken , tabii ona da agaşon denir mi bilmem artık. Yani pusuya yatıp da, balığın merakını cezbetmiyorum. Pusuya yatmadan balığı cezbetmeye çalışıyorum.

    İsabetsiz atışlar sonrasında, dalmayı düşündüm. Nefesim pek kuvvetli değildir. Bu yüzden dalıp da su içinde yatmak çok da aklımdan geçmiyordu. Dalayım da, nefes ne kadar yeterse o kadar durur çıkarım dedim. Ne de olsa tecrübe kazanıyoruz. Öncelikle dalmak çok kolay olmadı. 8 kilo ağırlığa rağmen suyun üstüne çekti beni. Yani üstümde hiç kıyafet ağırlık palet olmasa daha rahat dalardım. İkinci olarak da, hiç beklemediğim kadar büyük bir basınçla karşılaştım. Tek başıma daldığım için riske girmeyip , yarı derinlikte bırakıp, su üstüne çıktım. Şimdi basıncı hissettiğim yerler, kulaklar ve maskenin içiydi. Kulaktaki basınca aşinaydım, önceki zamanlarımda yüzerken vs. bu basınç oluşurdu. Burnundan hava basarsın östaki borusuyla dengelerdik. Lakin yakın zamanda burun ameliyatı olmuştum ve burnuma herhangi bir basınçta bulunamazdım. Kaldı ki maske takılıyken burnumu tıkamak pek de kolay değildi. Öte yandan gözlüğün içinde oluşan basınç , beni benden aldı zaten Aklıma direk yasemin dalkılıç falan geldi. Dedim bu kadın nasıl dalıyor o kadar ya ??!! İşin zor kısmını nefes tutmak olarak düşünürdüm de, meğerse basınç fenaymış. Sadece 4-5 metre derinlikte bunu yaşamıştım. Anladım ki forumun bu basınçla alakalı olan kısımlarını tekrar okumam gerekiyordu.

    Bunun haricinde günümü keyiflendiren bir olay yaşadım; Su bulanık olduğu için tam seçemiyorum gördüklerimi. Uzaktan birşeyler geliyor .. Biraz daha baktım, aha vatoz geliyor dedim =( Vatozun iğnesi falan pek sevmem o balığı. Sonra biraz daha yaklaştı , bir baktım deniz kaplumbağası =) Boyu yaklaşık 1 metre var sanırım, yada maske ve suyun optik ilizyonu bilemeyeceğim. Böyle bi bakıştık kaplumbağa ile =) Çok mutlu oldum, sonuçta bu türler nadir görünüyor sanırım. Biraz takip edeyim dedim, palet falan vurunca korktu sanırım , uzaklaştı. Vayy bee dedim .. Sen 15 cm’den büyük balık görme ama kaplumbağa gör... Şanssızlık içinde şans =)

    Artık umudumu kesmiş bir şekilde kıyıya yüzmeye başadım. Hava çok dalgalanmaya başlamıştı. 2-3 metre derinliğe kadar dönmüştüm ki, bir hareket gördüm. Gördüğüme çok emindim ama görünürde birşey yok. Gittim iyice bakındım, yine dil balığı Bu sefer kendi hatasıydı, hareket etmemiş olsa görmem çok zor. Mükemmel bir kamuflajı var. Velhasıl vurdum dil balığını. Karaya çıkınca çok pişman oldum, suda gördüğüm kadar büyük değilmiş. Bir el boyutunda falan, 100 gram eder mi bilmiyorum =(

    Günü de bu şekilde kapamış olduk, yeni tecrübelerim ve yeni çözülmesi gereken sorunlarımla bir dalış günü daha bitti =) En azından “mera” diyebileceğim bir yer olduğunu gördüm. Vurulmaya değer balık görememiş olsam da, dalmaya ve görmeye değer diyebileceğim bir meram var artık =)

  2. #2
    ACEMİ
    Guest

    Cevap: Bir Çaylağın Günlüğü

    Moralinin bozulmasına izin verme.Aynı sorunları yaşıyoruz.link veremeyeceğim ama maske tahliyesi ve maske eşitleme konularını okumalısın.
    mertugurlu likes this.

  3. #3
    ZIPKINCI Emre UÇKAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18-09-2006
    Bulunduğu yer
    ADANA
    Mesajlar
    2.420

    Cevap: Bir Çaylağın Günlüğü

    Mert maşallahın var sıkılmadan yazıyorsun tebrikler , soracağın şeyler varsa direk sor
    EMRE UÇKAN
    ADANA 1978
    AB +

  4. #4
    mertugurlu
    Guest

    Cevap: Bir Çaylağın Günlüğü

    Alıntı Emre UÇKAN Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Mert maşallahın var sıkılmadan yazıyorsun tebrikler , soracağın şeyler varsa direk sor
    Yazması sorun değil de, yazdıktan sonra bakıyorum da okuması problem =) Detaylı anlatınca uzun oluyor. Parçalar halinde yazsam belki daha okunur olurmuş. Açıkçası ben (yeni başlayan biri olarak) isterdim ki baştan sona karşılaşılan bir problemleri içeren bir yazı olsun ve okuyarak öğreneyim. Çünkü her seferinde bu forumda daha önce yazılmış problemlerle , kendim tecrübe ederek karşılaşıyorum. Halbuki bu sorunlar parça parça değil de , bir bütünün içinde yazılmış olsa, ilk baştan belli ölçüde önlem alabilirdim. Örnek vermek gerekirse "maske eşitleme" konusu. Bugün yaşadım bu sorunu ve araştırdım. Jak Boeno üstad çok güzel anlatmış;

    Alıntı Ozan YILDIRIM Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu yazıyı bizimle paylaştığı için Sayın Jak BOENO ya çok teşekkür ediyoruz.

    Maske eşitlemenin en kolay yolu, kulak eşitledikten sonra ağzımızın gerisinde oluşturduğumuz basıncı bırakmadan, parmaklarımızı burnumuzdan çekerek bir miktar havanın, burnumuzdan maskenin içine gitmesini sağlamaktır. Fazla hava verirseniz problem olmaz, bu fazlalık, maskenin kenarından çıkar. Ancak kullandığınız havanın ciğerlerdeki sermayeden kullanıldığını düşünürseniz ekonomik davranmak için gerektiği kadar hava kullanmakta fayda vardır.

    Maske eşitlemeyi, kulak eşitlemenin bir devamı gibi uygulayın. Kulak eşitleme ihtiyacı oluştuğu zaman, maskenin de eşitlenmeye ihtiyacı var demektir. Bu hareket zaman içinde alışkanlık haline gelmeli ve farkında olmadan bir refleks oluşturmalıdır. Tecrübenin artması ile zor gibi görünen bu işlem bir kaç denemeden sonra çok kolaylaşır.

    Saygılar

    Jak boeno
    Belki benim vesilemle, yeni başlayanlar, bu sorunu henüz yaşamadan burda okur ve ona göre bilgilenip önlem alırlar.

    Ama Emre abicim , aklıma takılan soru olursa da peşini bırakmam haberim olsun =)

  5. #5
    mertugurlu
    Guest

    Cevap: Bir Çaylağın Günlüğü

    Eveett devam ediyorum yaşadığım süreçleri anlatmaya.. Bu sefer ki konu ip palamut ile ilgili. Forumda okuduğum ve burdaki arkadaşlarla konuştuğum kadarıyla, ip palamutun daha güvenli olduğu kanaatine vardım. Metal palamut, Allah korusun, herhangi bir terslik yada çentikten kayma durumunda parmağı koparabilir, sıyırabilir yada kırabilir. Bu yüzden ip palamuta geçmeye karar verdim. İlk sorun şuydu, civarda ip palamut satan bir yer bulamadım. İş başa düştü kendim yapacaktım. Tel palamut bulmuştum , onu aldım. Telini kırdım , çıkardım. Forumda da tavsiye edileceği üzere çakı cevizi düğümü ile yapmayı düşünüyordum. Sonradan farkettim ki, tel palamutun deliği çok küçük. İki ip geçecek kalınlıkta değil. Bu yüzden aklımdaki taslak değişti ve şu şekle büründü ;




    İp olarak , Apnea'nın dynema iplerinden kullandım. Düğümü olabildiğince küçük atmam gerekiyordu çünkü palamut tam yerine oturmuyordu, düğüm büyük olursa. O yüzden düğüm olarak da, sekiz denilen düğümden attım ;



    Valla çok da gelecek vaad etmiyor bence Ama deniyecem artık yarın. Sonuçları yine burdan yazarım. Gelelim diğer bir sorun ; Şiş. İp palamut için önerilen güldiken veya sharkfin şişler. Lakin bende bildiğimiz çentikli şiş var. Çentiklerin kenarları keskin olduğu için, ipi çok çabuk yıpratıp koparıyor. Bu yüzden Keskin hatları eğelemek gerekiyormuş. Ben de tavsiye edilen üzere elmas uçlu eğe aramaya başladım. Fakat çok da kolay bulunan birşey değil. Sonunda TEKZEN'de şöyle bir ürünü 15 TL'ye buldum ;



    Birazdan eğeleme işine gireceğim. Burdan yine eğelenmiş fotoğrafı da eklerim.
    Ali Hakan GEREZ likes this.

  6. #6
    ZIPKINCI ismail cankut KURUBAŞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    19-08-2011
    Bulunduğu yer
    samsun
    Yaş
    23
    Mesajlar
    1.425

    Cevap: Bir Çaylağın Günlüğü

    kaç gündür şu eğeden arıyorum bunların teklı satılanı varmıydı abi gözüne takıldı mı hiç çentıklerı eğelemek için arıyorum.Elimde mevcut ama köşelere giremiyorum kalın biraz
    İsmail Cankut KURUBAŞ-1996

    SİNOP---SAMSUN

    19 MAYIS ÜNİVERSİTESİ

    ----OMER HF2 100 ----

    MESUTSUB PİRİ PRO 90



  7. #7
    VaLeK
    Guest

    Cevap: Bir Çaylağın Günlüğü

    Gerçekten çok iyi olmuş ya. Tamamını okudum ve bunları sende yaşayacaksın Abidin diyorum

  8. #8
    mertugurlu
    Guest

    Cevap: Bir Çaylağın Günlüğü

    Alıntı ismail cankut KURUBAŞ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    kaç gündür şu eğeden arıyorum bunların teklı satılanı varmıydı abi gözüne takıldı mı hiç çentıklerı eğelemek için arıyorum.Elimde mevcut ama köşelere giremiyorum kalın biraz
    5'li seti 15 TL , tekli halini satın almak için esnaf olmaları lazım, inşaat malzemeleri satan hırdavatçılara bakabilirsin. Ama TEKZEN gibi yerlerde olur mu , sanmıyorum. Bence çevrendeki yapı marketlerini bir araştır. Siteleri varsa, girip bak bakalım. Eğer siteleri yoksa da , telefon ile arayıp sorabilirsin. Boşu boşuna oraya kadar yürüme gerek kalmaz. Ayrıca bu seti çok beğendim, resimde büyük gibi duruyor ama her birinin uzunluğu 14 cm. İnce işçilik yapılabilir bence bu aletlerle.

    Gelelim şişi eğeleme kısmına.. Oldu mu olmadı mı emin değilim, denemeden bilemeyeceğim. Yarın hem ip palamutun düğümünün sağlamlığını, hem de şiş kısmının eğelenmesini kontrol etmiş olacağım. Tabii yanımda her ihtimale karşı ip ve metal palamut da götüreceğim. Resimler çok da anlaşılır değil ama buyrun ;




    Alıntı VaLeK Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Gerçekten çok iyi olmuş ya. Tamamını okudum ve bunları sende yaşayacaksın Abidin diyorum
    Umarım benim yaşadığım terslikler sana ders olur da, sen yaşamazsın =)
    Konu mertugurlu tarafından (03-04-2014 Saat 00:06 ) değiştirilmiştir.
    Ali Hakan GEREZ likes this.

  9. #9
    ZIPKINCI ismail cankut KURUBAŞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    19-08-2011
    Bulunduğu yer
    samsun
    Yaş
    23
    Mesajlar
    1.425

    Cevap: Bir Çaylağın Günlüğü

    eline sağlık Mert abi . ben az bişey eğe atmıştım çentıklere ip palamutta biraz kalın. suda iki kez ip çentıkten çıktı nasıl sinir oldum kalın eğeyle az da olsa oydum orayı ip tam oturuyor şimdi. ip palamutun kalıtesi çok önemlı o çentikler 3 4 atış sonra kesebilir yanında yedeğini taşımayı unutma hatta bisiklet teli var onun kafasına düğüm atıp yaparsan 2 3 dalış kullanıp değiştirebilrsin çünkü pas yapıyor hem kopma derdi yok hem elini kesme. ben doğma palamut kullandığım için tel kullanamıyorum.
    İsmail Cankut KURUBAŞ-1996

    SİNOP---SAMSUN

    19 MAYIS ÜNİVERSİTESİ

    ----OMER HF2 100 ----

    MESUTSUB PİRİ PRO 90



  10. #10
    mertugurlu
    Guest

    Cevap: Bir Çaylağın Günlüğü

    Alıntı ismail cankut KURUBAŞ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    eline sağlık Mert abi . ben az bişey eğe atmıştım çentıklere ip palamutta biraz kalın. suda iki kez ip çentıkten çıktı nasıl sinir oldum kalın eğeyle az da olsa oydum orayı ip tam oturuyor şimdi. ip palamutun kalıtesi çok önemlı o çentikler 3 4 atış sonra kesebilir yanında yedeğini taşımayı unutma hatta bisiklet teli var onun kafasına düğüm atıp yaparsan 2 3 dalış kullanıp değiştirebilrsin çünkü pas yapıyor hem kopma derdi yok hem elini kesme. ben doğma palamut kullandığım için tel kullanamıyorum.
    Ben şişin iç kesimlerini de eğeleyebildiğim kadar eğeledim. Yani ipi aldım oturttum çentiğe, nerlere değiyor bi baktım. O yerleri yapabildiğim kadar traşladım. Tabii başarısını yarın test edeceğiz artık =)

    Tel palamut için de metal palamuta benzer tehlikesi olduğunu söyledi arkadaşlar. Diğer türlü tel palamut bulmuşken direk onu kullanırdım. Askerliği yaptığım yer RDM'lilerle yani ruhsal sıkıntıları olan askerlerle dolu bir yerdi, çok enteresan şekilde başarılmış(!) 3-4 tane parmak kopma ve kırılma vakası gördüm. Çektikleri acıyı bir kenara koyuyorum, o parmağın iyileşme süreci olsun yada sakat kalacak olması vs. Acı bir süre sonra geçer de, ardından yaşanan sürecin ne kadar sıkıntılı olduğunu gördükten sonra, emniyet konusunda tedbirli davranıyorum. Şu sekildeki gibi yapabilirsen, yapmaya çalış bence ;

    Alıntı BARIŞ TAŞDEMİR Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    http://www.zipkinci.com/el-yapimi-bi...ut-yapimi.html
    Bu kerem kaptanın açtığı konuyu oku bir. Direk ipi takmış. Böylede olur. Fakat ip kopar ise değişmek biraz zor olur suda.
    http://www.zipkinci.com/el-yapimi-bi...p-palamut.html
    Bu konuda somun takılmış. Biraz kaba olmakla beraber yinede iş görüyor. Sadece düğüm işini görür. Çok fazla kabalaştırmadığın sürece kaplin lastiği içine olur.
    Bir kaç resimde benim kullandığım var. Onlarıda yüklüyorum. Halen kullandığım sistem.
    Ayrıca çentikli şişte ipe zarar vermesin diye ince zımparayla sabırla ince ince işleyip şişi güzelce parlattım. Çok uzun süre iş görüyor.
    Ortadaki ip koparsa kopar, zor değil 2-3 dk'da yenisini bağlarsın. Tabii av kaçırma durumu olursa can sıkar. Ama vücudun her bölgesinin sağlığı çok önemli. Burnumdan ameliyat oldum, çok basit bir ameliyat aslında. Ama sonucunda bir sorun çıktı ve burnuma basınç uygulamam yasak. Yani affedersin sümkürmek vs. yasak. Ammaaann olsun o kadar diyorsun ama hiç beklemediğin bir yerde , bu sorun sana voleyi çakıyor. Kulak eşitlemek için burnu kapatıp basınç vermen gerekiyor ve ben bunu şu an itibariyle yapamıyorum. Belki bundan sonra da yapamayacağım. Belki 4-5 metreden daha derine dalamayacağım hayatımın sonuna kadar, bilmiyorum nasip kısmet. O yüzden parmaklarına sahip çık derim. İp palamutun eksilerine rağmen, emniyetli olması yeterli bir sebep bence.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. saroz günlüğü
    By seroo in forum Photo - Fotoğraf Albümü
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 10-10-2010, 10:32
  2. 09.10.2010. Av Günlüğü
    By Volkan UZ in forum Photo - Fotoğraf Albümü
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 14-09-2010, 23:24
  3. MEDEX-2008 Günlüğü
    By Murat ÜNAL in forum Duyuru
    Cevaplar: 36
    Son Mesaj: 05-02-2008, 11:51
  4. BİR KARAFATMANIN GÜNLÜĞÜ
    By Mustafa KANMAZ in forum Zıpkıncı Kahvesi
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 10-09-2005, 01:41

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504