Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: bilgi herkese lazım

  1. #1
    mendoki
    Guest

    bilgi herkese lazım

    SIĞ SU BAYILMASI:

    Sığ su bayılması, bu konuya ilk açıklama getiren S.MİLES’ın açıklamasıyla, serbest dalış sırasında oksijen azlığına bağlı yüzeye yakın görülen ani bilinç kaybıdır. Miles, “Latent hypoxia” terimini ise kapalı devre dalgıçların sığ sularda görülen ve açıklanamayan ani bayılmalarını tanımlamak için kullanılmıştır.

    Sığ su bayılması genellikle yüzeye çıkışta son 15 ft’te (5 m.) de görülür. Oksijen açlığı çeken akciğerler yüzeye yaklaştıkça daha da hızlı genişleyerek bir anlamda oksijen vakumu yaratır. Bunun sonucunda kanda az miktarda kalan oksijen akciğerlere çok hızlı transferiyle kanda çok ani bir oksijen yetersizliği doğar. Merkez sinir sistemi (MSS) ise bu durumda acil durum protokolüyle oksijen tüketimini minimize etmek için dalgıcın bilincini kaybettiği an kritik nokta kabul edilir. Kritik andan itibaren iki olasılık vardır. Bunlardan birincisi dalgıcın bayıldıktan sonra nefes almaya çalışması ve bunun sonucunda boğulmasıdır. Bu zayıf bir ihtimaldir; çünkü dalgıç dalış sırasında nefes tuttuğundan bayıldıktan sonra MSS’in nefes alma impuls’ı gönderme ihtimali zayıftır. Bu aşamada genellikle yanlış bilinen bir olguyu düzeltmekte yarar vardır. Herhangi bir sıvıyla boğulma durumlarında akciğerlere o sıvının dolması iki aşamada olanaksızdır. Solunum yollarına giren ilk sıvıyla buradaki kaslar kasılır ve daha fazla sıvı girmesini önler. Dalgıcın veya başka bir kazazedenin akciğerlerine ancak ölümünden belli bir süre sonra (5-30 dak.) su dolabilir. Bunun sebebiyse ölümden belli bir süre sonra bu kasların gevşemesi ve sıvıyı daha fazla engelleyememesidir. Konumuza yeniden dönersek kritik noktadan itibaren olabilecek ikinci olasılık dalgıcın hiç nefes almamasıdır ki bu dalgıcın kurtulması olasılığını artırır. Sığ su bayılmalarında (kendimin de şahit olduğu gibi ) dalgıcın bayıldığı andan itibaren nefes almaması çok yüksek bir olasılıktır.

    Sığ su bayılmasının ölümcül sonuçlarla sonuçlanmasının sebebi çok ani ve hızlı gelişmesidir. Dalgıç daha ne olduğunu anlamadan ani bir baş dönmesinin ardından (1-2 saniye) bilincini kaybeder. Bilinçsiz serbest dalıcıların dibe daha rahat inebilmek için fazla ağırlık almaları sonucu bu kişiler sığ su bayılmasıyla karşılaştıklarında bayılmanın ardından palet vuramadıklarından negatif yüzerlilikleri sayesinde dibe batar ve kendi sonlarını hazırlar. Bu sebeple serbest dalış sırasında SCUBA dalışta kullanılan ağırlığın maksimum %40’ı kullanılmalıdır. Bu oran sayesinde sığ su bayılmasının görülme olasılığının en yüksek olduğu son metrelerde dalgıç ekstra pozitif olacağından, bayılma durumunda yine de yüzeye ulaşabilecektir.

    Sığ su bayılması (SSB) görülen dağlıçların %85’inin dalıştan önce hipervantilasyon yaptığı belirlenmiştir. Hipervantilasyon kandaki CO2 miktarını azaltarak dip zamanını artırmak amacıyla serbest dalgıçlarca sıkça başvurulan yöntemlerdir. Hipervantilasyon aslında bugün dünya rekortmenlerinin derecelerine ulaşmalarındaki önemli sırlardan biridir. Fakat bu özel insanların metabolizması yılar süren hipervantilasyon antrenmanlarıyla bu fenomene adapte olmuştur. Unutulmamalıdır ki Pelizzari, Genoni ve Pipin gibi ileri düzey serbest dalgıçların olsijen-karbondioksit sistemlerinde çok önemli modifikasyonlar görülmüştür. Örneğin, 1987’de Pipin üzerinde yapılan araştırma da Pipin’in bacak kaslarındaki myoglabin (kaslarda oksijen depolayan protein) konsantrasyonun, dalıcı memeliler dünyasının önemli şampiyonlarından imparator pengueninin 6 aylık bir yavrusu düzeyinde olduğu görülmüştür. Bu değer normal bir insanın yaklaşık 18 katıdır.

    Hipervantilasyonun esas tehlikesi ortalama serbest dalgıçlar içindir. Aşağıda hipervantilasyon olgusunu daha ayrıntılı inceleyeceğiz. Hipervantilasyon: Belli bir zaman diliminde gereğinden daha hızlı veya daha derin ve hatta hem derin hem de hızlı nefes almaya hipervantilasyon denir. Bu durumda vücutta daha fazla oksijen depolanamaz. Oksijen kısmi basıncı (1 atm’de) vücutta en fazla 105 mmHg’ya yükselebilir ki bu değere genellikle 2 derin nefes sonucunda ulaşılır. Hipervantilasyonun, serbest dalgıçların kullandığı inanılmaz etkisi kandaki karbondioksit kısmi basıncınadır. Derin ve hızlı solumanın ardından kandaki karbondioksit miktarında önemli düşüşler görülür. Karbondioksit dengesi vücut tampon çözelti sayesinde ayakta tutar.

    Serbest dalışa yeni başlayanlar önceleri CO2 seviyesine çok duyarlı olurlar. 15 saniye dahi bu dalgıçların kendilerini rahatsız hissetmelerine yani MSS’nin nefes alma istemi yaratmasına yeterlidir. Eğitimli serbest dalgıçlar ise uyguladıkları doğru hipervantilasyon ve adapte olmuş metabolizmaları sayesinde bir anlamda MSS’in solunum merkezini kandırarak inanılmaz dip zamanlarına ulaşabilirler. Bir araştırmada, Pelizzari’nin saf oksijen hipervantilasyonu sonucunda tam 1.5 saat (yanlış okumadınız) nefes tutabileceği hesaplanmıştır.

    Hipervantilasyonun temel tehlikesi, dalış öncesi CO2 seviyesinin çok düşük olması nedeniyle CO2’nin nefes alma istemi yaratacak oranlar çok geç ulaşması ve ulaştığı zaman ise beklide oksijen miktarının tehlikeli sınırlara ulaşmış olmasıdır. Oksijen seviyesi dipte hipoksia yaratacak düzeylere kadar düşmez. Bunun sebebi 60 mmHg altındaki oksijen kısmi basınçlarında kandaki CO2 seviyesi ne olursa olsun oksijen mekanizmasının devreye girmesi ve dalgıcın nefes alma istemi duyarak çıkışa geçmesidir. Fakat yüzeye yaklaştıkça zaten sınır değerlere yakın olan oksijen kısmi basıncı iyice düşer ve buna ek olarak akciğerlerdeki oksijen azlığını fiziksel gaz kanunları sonucunda dokular ve kan karşılamak zorunda kalır. Kanda kalan az miktardaki oksijende akciğerlere difüze olur ve bir anda vücutta hipoksia oluşur ve dalgıç bilincini yitirir. Yukarıdan anlaşılabileceği gibi sığ su bayılmasının görüldüğü durumlarda dalgıcın yukarı çıkma istemini hem CO2 hem de O2 yaratabilir. Fakat istemi hangi gazın yarattığı sonucu dağiştirmez;dalgıç yüzeye yaklaştıkça özellikle son 15 ft’te oksijensizliğe bağlı olarak bilincini yitirir.

    Serbest dalışa yeni başlayanların sığ su bayılmasından korunmalarının en önemli yolu hipervantilasyondan uzak durmaktır. Zamanla serbest dalış yeteneği ve tecrübesi arttıkça dalgıç vücudunu tanıyacak ve tehlike yaratmadan hafif hipervantilasyon yapabilecektir.





    2 .kaynak SIĞ SU BAYILMASI

    Serbest dalıcılar, maske palet şnorkel ile dalanlar için en önemli beceri suyun altında uzunca bir süre kalabilmektir. Bir diğer beceri ise olabildiğince derine inebilmek.

    Uzun süre nefes tutabilmek bilinen en yaygın yöntem "hiperventilasyon" dur.
    Nedenine, niçinine gelince işin bilinmesi gerekenler şöyle:

    Beyin vücutta karbondioksit miktarı artınca nefes al emri verir, oksijen miktarı azalınca değil !

    Karbondioksit miktarı "hiperventilasyon", yani dolu dolu ve sıkça nefes alıp vermek
    ile düşürülebilir.

    Böyle bir yaklaşım, daha uzun süreli nefes tutabilmeyi olanaklı kılar.

    Nefes tutulan süre içinde güçlü palet vurma ve benzeri enerji tüketimleri vücudun oksijen gereksinimini arttırır.

    Oysa karbondioksit miktarı istemli biçimde düşük başlatıldığından nefes alma mutlak zorunluluğu hâlâ oluşmamıştır.

    Oksijenin yetersizlik hali dokuların beslenememesine dolayısıyla bayılmalara neden olabilir.

    Bu tür bayılmalara teknik terimi ile "Sığ su bayılması" denir.

    Baygınlık aşamasına kadar sürdürülen bu yaklaşım, doku kaybına ve boğulmalara neden olabilir.

    "Hiperventilasyon" un üç kezden daha fazla yapılmaması bu nedenlerden ötürü önemlidir.

    Daha derine inilebilmesi, kulak ve sinüslerin doğru "eşitlemesi" ile mümkündür

  2. #2
    mendoki
    Guest
    3 SIG SU BAYILMASI

  3. #3
    mendoki
    Guest
    3 SIG SU BAYILMASI
    Sevgili dostlar, yaz mevsimine girdiğimiz şu günlerde doğal olarak tüm sahillerimizde dalış sayısında önemli bir artış var. Daha fazla dalış daha fazla hata potansiyeli demek, dolayısıyla bu ay izninizle size iki konudaki fikirlerimi ileteceğim.

    İlk konumuz serbest dalıcıları ilgilendiren hiperventilasyon ve sığ su bayılması. Maalesef ülkemizde serbest dalıcılar arasında dalış süresini ve derinliğini arttırabilmek amacıyla dalış öncesi hiperventilasyon yapmak halen cok yaygın bir adet, matah bir şeymiş gibi yeni başlayan arkadaşlar da buna alıştırılıyor. Aslında hiperventilasyon, yani son nefesi alıp tutmadan önce derin derin alınıp verilen bir kaç tane nefes, hem sizin dalış sürenize hiç de önemli bir katkı sağlamaz, hem de hayatınızı ciddi şekilde tehlikeye sokar.

    Çok kısa bir şekilde anlatmak gerekirse, insan kanında çözünmüş CO2 oranı ve O2 oranı nefes almayı kontrol eden iki faktördür. Nefes alma ihtiyacının ortaya çıkmasını CO2'nin çok artması tetikler (yani maalesef O2'nin çok azalması değil) . Hiperventilasyon ise kandaki O2 oranını kayda değer şekilde arttırmaz, yani dalıcıya "fazladan" O2 sağlamaz, fakat CO2 oranını çok aşağılara çeker, dolayısıyla dalıcının kanında çözünmüş CO2 oranının nefes alma ihtiyacı oluşturacak seviyeye çıkması daha uzun sürer. Sonuçta aslında hiperventilasyon sahte bir konfor sağlar, çünkü dalıcı nefes alma ihtiyacı hissedene kadar kanındaki O2 seviyesi tehlikeli değerlere kadar düşebilir. Bunun sonucunda yüzeye yaklaşırken ortam basıncının azalması sonucu kandaki çözünmüş O2 nin kısmi basıncı da çok azalacağından sığ su bayılması (Shallow Water Blackout) gerçekleşebilir ve bilincini yitiren dalıcı boğulur. Bu olayın en korkunç yanı ise kesinlikle en ufak bir ön uyarı olmadan, birdenbire gerçekleşmesidir. (vücut nasıl uyarsın ki dalıcı hiperventilasyon yapıp sigortayı devre dışı bıraktiktan sonra?).

    Ben dalış yazılarımda teknik konulardan çok yaşanmış olaylara değindiğimden açıklamaları bu kadarda kesip hikayemize geçiyoruz (inanın daha kısa açıklanamazdı bu olay), ama aşağıda sizlere Shallow Water Blackout ile ilgili linkler veriyorum, merak eden arkadaşlar daha ayrıntılı bilgi edinebilmek için tıklasınlar, ve kendi can güvenliğiniz için lütfen etraftaki çok bilen geçinip çok konuşan dalıcılara değil bu bilimsel belgelere güvenin.


    http://www.freedive.net/chapters/SWB3.html
    http://www.hanapaahawaii.com/training/swb.asp
    http://safecavediving.com/history/seminar01/
    hyperventilation.html
    http://www.cei.net/~dvines/blackout.html

    Hikayemizin kahramanı Yeni Zelandalı bir dalış eğitmeni. Mısır'da çalıştığı haftalık dalış turu teknesinde bir akşam üstü üç tane müşteriyle beraber sabah daldıkları batığa gidiyorlar, amaçları serbest dalıp batığın biraz daha tadını çıkarmak ve yanlarında getirdikleri ufak makineyle fotoğraf çekmek.

    Batık yirmi metrede, dalıcıların hepsi fiziken formda ve genç erkekler. Haliyle hepsi hiperventilasyon yapıyor (yoksa bu yazıya konu olmazlardı!) ve dördü beraber inişe geçiyorlar (hata iki!). Bu inişlerinde beraber fotoğraf çektiriyorlar birbirlerine, ve "kim aşağıda daha çok kalacak" türü bir sidik yarışı içinde olduklarını da sanırım söylemeye gerek yok.

    Piyango eğitmene çıkıyor, beşinci dalıştan çıkışında, kendini çok iyi hissederken "aniden" bayılıyor. Dalış arkadaşları da yeni yüzeye çıkmış olduğundan birinin nefesini toparlayıp inmesine kadar geçen zamanda baygın dalıcı on metreye kadar iniyor, yüzeye çıkardıklarında solunumu ve kalp atışı durmuş halde, bota çıkarıp CPR uygulayan diğer dalıcılar sayesinde (ve biraz da gençliği sayesinde) hayata dönüyor.

    Çıkarılacak derslere gelince:

    SERBEST DALIŞTAN ÖNCE ASLA İKİDEN FAZLA DERİN NEFES ALMAYIN.

    Dalış essiz asla serbest dalmayın, siz dalarken eşiniz yüzeyde beklesin.

    Ağırlık ayarınızı on metre derinliğe inene kadar pozitif yüzerlikli kalacak şekilde yapın.

    Tüplü dalışla hiç ilgilenmeseniz bile bir PADI dalış merkezine gidip CPR ve Medic First Aid eğitimi alın.

    Son olarak, eğer illa da derine inmek gibi bir takıntınız varsa hiperventilasyon yapacağınıza uzun palet alın, piyasada ortalama sağlıklı her insanı bir hafta antremanla 25-30 metreye rahat indirecek bol miktarda carbon palet var!

  4. #4
    ZIPKINCI Yusuf Ziya ŞİPAL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    03-09-2004
    Bulunduğu yer
    Aydın
    Yaş
    44
    Mesajlar
    4.102
    Aydınlatıcı yazınız için çok teşekkürler, profilden kendinizi tanımlamanızı rica ederim.
    Yusuf Ziya Şipal

  5. #5
    ZIPKINCI AHAB 1974 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    25-04-2006
    Bulunduğu yer
    Adana
    Yaş
    45
    Mesajlar
    1.043
    Çok teşekkürler Mendoki,
    Yalnız sana nikinle hitab etmeyi değil isminle hitab etmeyi yeğleriz, ismini bağışlarsan eğer.
    Yalçın Dikmen-1974

    Ya inandığın gibi yaşarsın
    ya da yaşadıklarına inanırsın.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Balık Pişirme Yöntemleri (Genel Bilgi)
    By Aşkın YILDIRIM in forum Vurduk Hadi Pişirelim / Balık Tarifleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 21-11-2006, 00:17
  2. BILGI EKSIKLIGI VAR
    By cupra in forum Başsağlığı ve Temenniler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 03-09-2006, 04:43
  3. sırt ağırlığı hakkında bilgi
    By mehmet mengi in forum Serbest Dalış Malzemeleri - Genel
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 05-07-2006, 19:54
  4. Avatar lazım mı?
    By Sarozlu in forum Duyuru
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 29-06-2006, 11:01
  5. israil sazanı hakkında bilgi
    By sky_kings in forum Olta Bağlama - İğne Seçimi - Yemleme
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 01-06-2006, 23:23

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198