1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 123 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 23

Konu: Mart 2005 Gene scubacı sataşmaları.

  1. #1
    Muz@ffer KOÇ
    Guest

    Mart 2005 Gene scubacı sataşmaları.

    Geçtiğimiz mart ayında scubacı guruplarda yaptığımız tartışmaların elime geçen kısımlarını sizlere kopyalıyorum bu foto albume yasak balıkları neden koymadığımız ive resim galeri kısmında yasak dönemde avlanmış yasak balıkları neden kaldırdığımızın sebebidir.





    Arkadaslar merhaba:
    >
    > Subat ayi basinda Paris'te yapilan dalis fuarinda konusma sansini
    > bulduğum Fransız sualtı federasyonuna bagli "sualtinda hedefe atis"
    > ("tir sur cible subaquatique" - "underwater target shooting")
    komitesi/
    > (?) ikinci baskani François CHAUVEL bu etkinliği zıpknla avlanma
    > yarismalarine ciddi bir alternatif olarak geliştirdiklerini
    > söylemişti... Belirli bir zaman dilimi içinde, bireysel veya ekip
    > olarak belirli sayida dalis yaparak sualtindanki yapay hedefelere
    > ulasma, tanimlanmis uzaklıktan hedeflere bir/birden fazla atis
    yapmak
    > türünden sportif sualti becerisi isteyen, havuz ortaminda yapilan,
    işi
    > şansa bırakmayan ve bu arada da kan akitmayan bir SPOR dali...
    >
    > Yeni federasyonumuzun yapısı ve amaçlarına uyduğuna düşündüğüm bu
    > yarismalarla ilgili fransizca web sitesi
    > www.tir.subaquatique.org
    > fransizca sunumu (resimler yeter)
    > http://www.tir.subaquatique.org/presentation/index.htm
    > ve ingilizce tüzük tercümesi sayfası
    > http://www.tir.subaquatique.org/Regl...ater%20target%
    20shooting
    > %20.htm#Toc90369089
    >
    > Sn. Federasyon Baskanimin ve ilgili teknik kurumun ilgilenmesi
    > dileğiyle... Orfozları artik rahat birakmanin zamani gelmedi mi?
    > Bizleri lütfen sevindirin!
    >
    > Murat Draman
    > Archipel Diving - KAS



    Sevgili su altı avcıları

    Ülkemizde zipkınla avcılığa karşı gösterilen bu anlamsız
    eleştirilerin bir nebze olsun dinamit,gırgır ve trolculere gösterilse
    balık nufusunda çok önemli bir artış olacağına eminim Mustafa
    arkadaşımında belirttiği gibi orfoz nufusunun azalmasına en önemli
    etken yazın işsiz kalan bir gurup scubacı arkadaşlarımızdır antalya
    ve alanya çevresinde bu ne yazıkki bu şekilde işliyor kim nederse
    desin ama sonuçta sorun zıpkın avcısına kalıyor.

    Çok kısa süre içerisinde kurulacak olan su altı avcılığı serbest
    dalış derneğinin müjdesini buradan tüm zıpkınla avlanan dostlarımıza
    vermek istiyorum zıpkın avcılığını bitirme noktasında olan eski
    federasyon bu emeline ulaşamadan görevinden seçimlerde hüsrana
    uğramasıyla nihayet kazanmıştır..Yeni federasyonumuzun (inkilap bey
    in) bu konuya hassasiyetle bakacağına ve zıpkın avcılığının gerektiği
    saygınlığı görmesi için çalışacağına hiç süphem yoktur.Gerek
    derneğimiz gerekse biz zıpkın avcıları federasyonumuza canı gönülden
    destek vermeye hazırız.

    Zıpkın avcılığını ve azalan orfoz nufusunu biz su altı avcılarına
    maletmek çok akılcı bir zihniyet olmadığı gibi büyük marketlerin
    balık reyonlarında satılan 100 200 gr lık lahoz ve orfoz türlerinin
    satıldığından haberi olmadığı anlamı çıkmaktadır.Antaya balık halinde
    o bölgede yaşayan su altı avcısı dostlarımız balık hallerinde yaşanan
    orfoz katliamını bizlere anlatmaktadırlar.hedef olarakta hemen
    herkesin aklına zıpkıncının gelmesi dar zihniyetten çıkılmadığı
    anlamına gelmektedir.Sizlere daha önce www.zipkinci.com sitesinde
    orfoz yasaklarıyla ilgili yaptığımız yazışmaları ve diğer zıpkın
    harici bu balığın nasıl katledildiğini gözler önüne seren yazı
    topiğinin linkini veriyorum lütfen bizlerin bu konuda son derece
    bilinçli olduğunu ve hakkımızı kimseye yedirtmeyeceğimizi bilmenizi
    asılsız ithamlarla biz su altı avcılarını karalamamanızı şiddetle
    öneririm. okuya bileceğiniz
    link.http://zipkinci.com/forum/viewtopic.php?t=436

    Görüşmek dileğiyle sevgiler saygılar.

    Muzaffer KOÇ

    www.zipkinci.com
    muzaffer73@...
    muzaffer73@...
    muzaffer_koc@...


    Muzaffer bey,

    Sitenizi inceledim, orfozla ilgili asagidaki linkler sanirim bir onceki mesajinizla celisir durumda, umarim bu linklerde yer alan fotograflari bu siteden kaldirilir...

    http://zipkinci.com/galeri/details.php?image_id=154

    http://zipkinci.com/galeri/details.php?image_id=153

    http://zipkinci.com/galeri/details.php?image_id=235

    Saygilarimla,

    Levent Cavas

    TSCF Bilim Kurulu Uyesi



    Levent bey;

    Şuanda sualtı avcılığı ve serbest dalış adı altında bir dernek kurulmak üzere bu derneğin bir amacı da eğitim vererek bilinçli avcılar yetiştirmek.

    Ama şuda bir gerçektir ki, orfoz lahoz gibi yerli balıkların soyunu tüketen serbest dalış ile zıpkınla balık avı yapan dalgıçlar değil, tüplü veya nargile ile ve gece dalan tüplü katliamcılardır. Yani işin içinde scuba vardır. Zira bugün türkiyedeki 4-5 kişli dışında 30 metrelere inip bu balıkları avlayabilecek zıpkıncı yok desem yeridir ve bu 4-5 kişinin avlayacağı orfoz değim yerinde ise devede kulaktır. Asıl burada irdelenmesi gereken konu bu balıkları gerçekten kimler avlıyor ve bunun satışına kimler izin veriyor. kısaca
    1-tüple!!! ve nargile ile ve gece dalan kişiler
    2-paragatçılar (ne hikmet ise bunlara av serbest ve kimse bunlara birşey diyemiyor.)
    3-Dinamitçiler
    5-Trolcüler
    6-Gırgırlar (yem balıklarını katlediyorlar)

    peki bu 4-5 dalgıcın avlayacağı (hadi 10 de) orfoz lahoz yılda 2 tonu bulmaz, ama yukarıdaki diğer yöntemlerle avlananların avı binlerce tonu geçer yani asıl bu balıkları tüketen serbest dalış ile avlananlar değil diğerleridir.

    diğer bir konuda bu avlanan balıklar nasıl oluyorda o kadar kontrol memurunun arasında mezatlarda satılıyor buda konunun bir diğer yanı

    eğer bilim kurulu üyesi iseniz eminin bunları araştırır ve bize bilgi verirsiniz. derneğimiz işte bu konuların üzerine gidecek ve sorunu kökünden çözecektir.

    Murat GÜL


    gruptaki orfoz tartışmaları üzerine bir iki satır da
    ben yazayım istedim 18 mart 2005 günü istanbul
    kozyatağı metro gross market balık reyonunda satılan 2
    orfoz vardı ve boyları 20 cm. kadardı bunun üzerine
    hem gıda departmanına hem de müşteri hizmetlerine
    müracaat ederek bu balıkların neslinin tükenmekle
    olduğu , avının ve satışının yasak olduğu yönünde bir
    şikayette bulundum. sağolsunlar anlayışlı davrandılar
    ve durumu inceleyeceklerini bildirdiler. 2 gün sonrada
    müşteri temsilcisi bizzat işyerime gelip beni ziyeret
    etti ve elinde de federasyonumuz web sayfasında da yer
    alan "2004-2006 Denizlerde ve İç Sularda Ticarî
    Amaçlı Su ÜrünleriAvcılığını Düzenleyen 2004-2006 Av
    Dönemine Ait 36/1 Numaralı Sirküler" ile "2004-2006
    DENİZLERDE VE İÇSULARDA AMATÖR (SPORTİF) SU ÜRÜNLERİ
    AVCILIĞINI DÜZENLEYEN 36/2 NUMARALI SİRKÜLER" in bir
    örneği vardı ve buna dayanarak yapabilecekleri tek
    şeyin sadece küçük orfoz satmamak olacağını söylediler
    dün gittiğimde de tezgahta 3-4 kiloluk bir orfoz ve
    yanında da bir lahoz vardı.

    Bu durumda şimdi bu balığın avlanması yasak mı değil
    mi sirkülere bakarsak değil 40cm üzerinde olmak
    şartıyla amatör avcıya 3 adet avlama izni veriyor
    ticari avcıya ise miktar sınırı yok

    eğer bunlar doğruysa acaba biz bu dışarıya kapalı
    ortamda havanda su mu dövüyoruz?

    eğer orfoz avının yasak olduğuna dair bir yönemelik
    kanun v.s. var ise nerden bulabilirim ve metronun
    gözüne sokarım lütfen biri bildirsin.

    Metin İLERİ
    cmas 1* inst.



    ne zıpkını ne avı? bu yüzden dipte seyredecek birşey kalmadı sizin yüzünüzden, taşlık seyretmekten artık bıktım!!! arkadaşlar.... saçmalamayın!

    Federasyon başkanınında desteği gelecektir v.b. zorunlu emri vaki destekler ve eski başkanı karalar laflarla zıpkınla cinayet işlemek legal olmayacak! Evet eski başkan hatalı idi pek çok konuda ve kendisini çoğu kez tasvip etmedim ve hala etmemde! ama bu kadarda çakıştırmayın insanları ayıp yahu! Eskiside yeniside Federasyon Başkanıdır! Sadece zamanları farklı! Saygı gösterin... Pek çoğunuzun Brovelerinde Harun Sevinç imzası var. Adam doğru olsada var! Yanlış olsada var!!! Ayıp be!!!

    Trolcüler v.b. caniler karşı ve tepkilerini görüyorlar merak etmeyin! Ama kanun yok ülkede bu canileri durduracak!!!

    Vejeteryanım! Doğa dostuyum ve insanım!!! Ben kendi adıma cinayete karşıyım! İster deli deyin, ister aşırı duyarlı deyin! Ne derseniz deyin!!! İsterseniz oturup oylayalım kaç kişi karşı balık avına? Bir canlının yaşamına son vermek bu kadar kolaymı???

    Doğada hiçbir canlı "dikkat!!!" hiçbir canılı aç olmadığı sürece öldürmüyor zevk için.... Alo dostlar insan olmak bumu???? Zıpkınla balık avı derneği vesaire... yazık yahu... bir gün sizde yaşlanır yaptıklarınızdan pişman olursunuz... ben gençliğimde çok avcılık yaptım... hem karada hem suda... şimdi içim sızlıyor.... dikkat edin!!!

    Dr.Joseph ERDEM
    CMAS XXX DIVER



    Sirius Grup Genel Yönetimi
    Kriminal Psikolog Uzman Dr.Joseph ERDEM


    ArkadaÅŸlar merhaba:

    Mesajıma cevap olarak şahsıma veya listelere mesaj atan her zıpkıncı
    arkadaş beni tutkulu nutuklarla zıpkınla avlanmaya düşmanlıkla,
    trolcülerle, haldeki balıkçılarla ve dinamitcilerle ugrasmak cesaretimin
    olamamasıyla, eleştrilerin saçmalığıyla veya anlamsız ithamlarla
    karalamakla, zıpkın konusunu gereksiz yere polemik konusu yapmakla, vejetaryen
    olmayıp tavukları da sevmemekle vs vs suclayıp duruyor... ama birtürlü
    mesajı tam okuyup ta, öneriminin konusunun zıpkınla avlanma sportif
    yarışmalarına bir alternatif, (tekrar ediyorum sportif yarışma olarak bir
    alternatif...) hem de objektif deÄŸerlendirilebilen ve bence bunu yaparken de
    hiçbir yarışma noktasında hiçbir şekilde hiçbir canlıyı tüketmeyecek
    bir alternatifin sualtı federasyonumuzdaki uzmanların tartışmasına sunmak
    olduÄŸudur...

    Sportif yarışma önerisine bile de mi tahammülünüz yok... Hobinize,
    canlılara saygınıza, amatör avcılık zevkinize eleştri getirmek gibi
    hiçbir niyetim yok, ben de aynı yoldan geçtim. Ama federasyonumuzun
    vergilerimiz ve aidatlarımızla organize ettiği etkinlikler konusunda da mı
    öneride bulunmaya hakkımız yok? Ben önerimi yaptım, umarım artık
    cevaplar eleÅŸtiri limitlerini zorlamaz da cevap vermek durumunda kalmam...
    zaten artık niyetim de yok.

    Ben de (Sn. Mustafa Koç'un cümlesiyle) "Yeni federasyonumuzun (Inkilap bey'in)
    bu konuya hassasiyetle bakacağına ve zıpkın avcılığının gerekli
    saygıyı görmesi için çalışacağına hiçbir şüphem yoktur". Ama ben
    Sn. Obruk'un bunu zıpkınla avcılık müsabakalarını tamamen federasyon
    programından çıkararak yapacağını umuyorum. En azından böyle
    düşünmekte yanlız da olmadığımı biliyorum.

    sevgilerimle
    Murat Draman



    Murat Bey;

    Bu yarışmalar uluslararası yarışmalara yarışmacı göndermek için yapılmaktadır. dediğiniz gibi bu federasyon kapsamından çıkartılırsa derneğimiz bu görevi seve seve üzerine alır ve Türkiye yi yurt dışında temsil eder,

    italya ve fransa gibi ülkerler de bu sporu ünlü yapan sporcuları herkes tanır ve saygı gösterir çünkü adamların yaptığı insan üstü birşeydir. Sınırları zorlarlar.

    Murat GÃœL


    Levent Bey

    Sitede gördüğünüz resimler uluslararası bölümden resim galeriden
    bakmışsınız lütfen zahmet buyrum forum içinde ki foto galeri kısmına
    bakın orfoz vuran veya resmini koyan arkadaşlarımıza tepkileri
    gösteriyoruz resim galeri kısmı uluslararasıdır maalesef her orfoz
    resmi türkiyede vurulmuş anlamına gelmiyor yunanistan ve kıbrısta
    avlanan arkadaşlarımız var resimleri nerede çektiklerini bilemiyoruz
    ama bu resimlerin bahsettiğim gibi foto galeri kısmına eklenmesine
    imkan vermiyoruz gelen tepkilerdende eklemeyede cesaret edemiyorlar.
    orfoz zıpkıncıya yasak buna sonuna kadar katılıyorum ama neden tek
    zıpkıncıya bakınız aşağıdaki resimlere.

    Aşağıda vereceğim linklerede bakmanızı tavsiye ederim

    http://www.zipkinci.com/galeri/data/...agoslar305.JPG

    http://zipkinci.com/galeri/data/media/1/orfoz_1.JPG

    http://zipkinci.com/galeri/data/media/1/orfoz_3.JPG

    http://zipkinci.com/galeri/data/media/1/orfoz_2.JPG

    http://zipkinci.com/galeri/data/medi...87305_katliam3
    05.JPG



    Hani biz de dalmaya baslamadan once zipkinla kefal,
    ispari filan vurduk da,

    http://zipkinci.com/galeri/details.php?image_id=153

    bu resimdeki gibi butun aileyi toplamadik. Hani
    yiyecek desek cesit olsun diye mi bu kadar vurmus?
    Izgarasi, buglamasi, kavurmasi olsun diye mi?

    "Evet bu aileyi ben vurdum." demek gibi birsey bu
    resim. Cinnet geciren baba gibi...

    Orfoz'un zipkinla avlanmasi kesin olarak yasaklanmadi
    mi?(http://www.kkgm.gov.tr/Mevzuat/1380/...uleri_35_2.htm
    - madde 9)

    "Dalarak zıpkınla orfoz ve lagos avcılığı
    yapılamaz"

    "."



    Goker Goksel (ö ile)
    Eski kefalcilerden


    Joseph Bey

    Mazur görün kimseye emir vaki yapmıyoruz su altında avlanmak bizim en
    büyük hakkımız müsade edin buna biz karar verelim.Balık beslemek
    istiyorsanız alın bir akvaryum evinizde besleyin denizde ne seyretmek
    istiyorsunuz. bırakın ozaman efendim balıkları denizin altındada
    rahat kalsınlar balıkları yemleyerek insana alıştırıyorsunuz doğal
    hayatın dengesini bozuyorsunuz sonrada zıpkınla avlanan biri oldumu
    tepki gösteriyorsunuz saçmalamakmı herhalde yanlış gözlükle
    bakıyorsunuz çıkarın efendim gözlükleri.

    Harun Sevinç beyin in kıbrıstaki balık avı yarışmalarına kendini
    akrabalarını götürdüğünü hepimiz biliyoruz tabi bu kısım ayıp değil
    ama sanıyorum brövenizi imzaladı diye hala minnet borcunuzu ödemeye
    çalışıyorsunuz bu yazınızı okuduktan sonra Harun Sevinç mutlaka sizi
    arar merak etmeyin.Yoksa o yarışmaya sizide götürdümü.Ayıp göreceli
    kavramdır bana göre sizin yaptığınız ayıp.Demokratik bir ülkede
    herkes ne istiyorsa yapmakta özgürdür.

    Kanun yok diyorsunuz kanunu kendiniz uygulamaya çalışıyorsunuz
    kanunsuzluk burada başlıyor.

    Nerede oylayacaksanız oylayın bu gün sitemizde www.zipkinci.com da
    sırf 843 üye var orfoz avıyla ilgili herkes bu ava karşı çıkacaktır
    sizinle hem fikirim ama müsade edin av tek orfozla kalmıyor cuprası
    levreği kefali palamutu lüferi bir sürü av var.Ozaman böyle mantık
    varmı olta avınıda yasaklayın ben hayatta böyle saçma bir düşünce
    görmedim et yiyenler size göre cani olabilir bana göre değil
    inançlarıma görede her sene kurbanımıda keserim ama katil
    değilim.Saçmalamak bu olsa gerek.

    Doğada hiç bir nayvan aç kalmadıkça öldürmüyor dikkatinizi çekerim
    biz insanız egomuzu tatmin etmek için avlanmıyoruz yemek için
    avlanıyoruz.Doğanın dengesini bozmayın elle balıkları beslemeyin
    bırakın herkes ne istiyorsa onu yapsın bu yazınızla ve düşüncenizle
    zaten federasyona emir vaki yapıyorsunuz en azından bizi emir
    vakilikle suçlamayın siz yapmıyor olabilirsiniz ama tüple avlanarak
    acımasızca bu işi yapanları biliyorum bilinçsiz insanları eğitip
    ortalığa salıyor tüple avlanmalarına imkan veriyor sonrada yasal
    sekilde suyun altında en fazla 2 dk kalabilen avcılara çamur
    atabiliyorsunuz sizi esefle kınıyor tedavi olmanız için bir
    meslektaşınıza gözükmenizi tavsiye ediyorum.


    Muzaffer KOç

    www.zipkinci.com
    muzaffer73@...
    muzaffer73@...
    muzaffer_koc@...



    Sayın Erdem,
    Avlanmak insan oğlunun doğal bir dürtüsütür. Anormal olan sa otlamaktır.

    Biz zıpkıncılar Brove kullanmayız sade sportif AV teskeresi alırız.
    Sizin otlarınız var nasılsa onları seyredin. Bir zıpkıncı ki bu en iyisi olsa bile bir yılda ancak 300 bilemediniz 500 kg balık avlayabilir
    ama bir trol teknesi tek seferde tonlarca balık tutar ve bir okadarınıda zayi eder. Sizin taş seyretmenizin asıl sebebi bu adamlar. Hadi onlarlada uğraşsanıza zıpkıncılarla uğraştığınız gibi.
    Yemez dimi, yoksa dalış yapacağınız yerlere yüzerek gitmek zorunda kalırsınız. yada bigün tepenize ağ atıverirler.
    Hem sonra zıpkıncının maliyeti neki 1000 YTL (tecizat) ama trol teknesi trilton, yani bu trolcülerin arkası sağlam hepsinin devletle, hatta derin devletle bağlantıları var eee böyle oluncada noluyor sizin gücünüz onlara yetemiyor.

    Siz trolcülerle uğraşın arkanızda bizzıpkıncılar varız. Sonuçta onlar bizim balıklarımızı katlediyor.
    Orfoz vuracak zıpkıncı sayısı şu camiada iki elin parmakları kadardır, 20m inipde taşın arasında balık bulmak okadar kolaymı?
    ama sallandır dip oltasını 100m en kral orfozu yakala, neoldu yine zıpkıncılar yaptı dimi, biz 50m dalıyoruzya.

    Yaşlanınca sanırım insaları ölüm korkusu sarıyor ve yaptıklarıyla yüzleşiyor sonrada başlıyor yaradana kendini affettirmeye.

    Bu dernek kurulacak yasaklar yeniden düzenlenecek ve tüm zıpkıncılar (yasal belgesi olan) istediği yerde av yapacak.

    Gelin hep beraber olalım Trolcülere, dinamitçilere karşı savaşalım siz balıklarınızı seyredin bizde avımızı yapalım.

    Yoksa ne size nede bize balık kalmayacak Ama suçlusu biz zıpkıncılar da olmayacak.


    Sn Joseph Erdem,

    Tartisma uslubunuz ve "bu isler en iyi ben bilirim" tavriniz beni ciddi olarak yormaya basladi. Listeye mesaj yazmaya basladiginiz gunden beri surekli bir gerginlik icerisindesiniz.

    Pek cogu durumda da hakliyken haksiz duruma dusuyorsunuz. Yine uslubunuz yuzunden. Pek cok gazeteci arkadasim var, ama sizin iddia ettiginiz gibi onlarda boyle bir sorun yok.

    Haberlesme grubunun huzuru ve tartismalari saglikli yuruyebilmesi icin yazma tarziniza ve tepkileri gosteris seklinize cek-i duzen vermenizi diliyorum.

    Saygilarimla,

    Yener Celtikci



    bu fotografları bir kaç ay evvel eskisehirde cektim. bebek lahoslar 4-5
    gunluktuler bayattılar aksama atılacaklardı. bu lahoslardan sadece
    birinin zıpkınımın ucunda resmimi yollasaydım neler yazılırdı ?
    Lutfen baska taraflara bakalım.
    --
    Ibrahim Yazıcıoğlu


    Muzaffer bey haklısınız hiç de öyle uzaklara gitmeye gerek yok. Şu resimlerdeki ahtapotlar hiç de balıkçıdan alınmış gibi durmuyor. Yani kusuru önce kendimizde bir arayalım. Nasıl olsa çuvaldız batırılacak birileri bulunur.


    Grup üyelerinin dikkatine,
    Bir çok defa dergi ve internet ortamında zıpkıncılara zefal getirecek davranışlardan titizlikle kaçınılması gerektiğini dile getirdim.
    Sorumsuz kişilerin bu sporla uğraşan tüm grubu zan altında bıraktığı Levent bey'den gelen aşağıdaki mail den de anlaşılıyor.
    Biz ne dersek diyelim kendimizi bu davranışlardan arındırmadan temize çıkaramayız.
    1990'lı yıllarda bir kulübümüzün , zıpkınla balıkavına karşı başlattığı kampanya
    yeniden alevlenmiş ve bu sorumsuz arkadaşlar yüzünden sektörü etkileyebilecek boyuta gelmiştir.
    Tabidir ki bu bıranşta yapılan yarışmalar en aza indirilmek hatta kaldırılmak istenecektir.
    Ayrıca seçenek olarak sunulan hedef yarışmaları uluslar arası platformda kabul görmüş bir uygulamadır ve kökten itiraz etmek yerine sorunu yaratan nedenleri ortadan kaldırmak ve gerçek zıpkınla balıkavı yarışmaları için zemin yaratmak bizim elimizde. Kaldı ki zıpkınla balıkavı yarışmalarında su ürünlerinin kuralları geçerli olup yarışma komisyonu bu kurallar çerçevesinde türlerin avlanmasına izin verir. Bu nedenle Orfoz ,Lahoz,Girida balıklarının avcılığı yapılmamaktadır .

    Saygılarımla
    Zeynel A.Sezgün


    Muzaffer bey,

    sanirim emailimi yanlis degerlendirdiniz, hem orfozun zipkin avcilariyla vurulmasinin yanlis oldugunu vurguluyorsunuz (umarim dogru anlamissinizdir), bunun icin referans bir site veriyorsunuz hemde verdiginiz sitede de boy boy vurulmus orfoz resimleri yer alacak bu bana cok tuhaf ve celiskili geldi.

    sitenin sag ust kosesinde yer alan arama butonunda orfoz yazinca cikan resimler beni cok uzdu ozellikle asagidaki linkte yer alan: umarim bir photo shop gibi bir programda yapilan bir resimdir... yine tekrarliyorum: UMARIM bu resimler siteden kaldirilir... UMARIM sizin kendi emailinizde belirttiginiz resimler daha on plana cikar...

    http://www.zipkinci.com/galeri/detai...03&mode=search

    Polemik yaratmaya gerek yok, bir platformda bir araya gelip konusulmasi gerekmektedir. Bu gibi ciddi ve hassas, kolayca spekulasyona neden olacak konulari yuzyuze bir toplantida dile getirilirse sanirim daha etkin kararlar alinabilir diye dusunuyorum. Bu konuda bir toplanti platformu olusturulmasi icin ben Federasyona bir bilgi iletecegim. Aksi takdirde birbirimizi elestirici yuzlerce ileti atar dururuz. Elbette bu platformda konunun uzmani hocalar yer almalidir. Zaten bilim kurulunda bu konunun uzmani hocalarda yer almaktadir. Inkilap baskanimizin cogulcu bir yaklasimla olaylara yaklasmayi seven bir yapisi vardir, dikkat ederseniz kendisi degisik konulara yonelik ulkemizin degisik yerlerinde surekli toplantilar yapmakta ve camianin tum goruslerini almaktadir. Ben kendisinin de bu konuyu da cozume ulastirmada caba harcayacagini umuyorum. Sanirim bu konuya yonelik bir toplanti organizasyonu herkes icin ortak bir noktaya ulasilmasinda en uygun yol olacaktir diye umut ediyorum.

    Saygilarimla,

    Levent CAVAS



    orfoz lagos.... hikaye........ saçmalamayalım! konu sadece orfoz yada lagosun öldürülmesimi? canlıların yaşamına son vermek!!! can-lı-la-rın !!! bu nasıl bir taştışmaya dönüşüyor arkadaşlar???

    BALIK AVLANMASINA KARŞI OLAN HERKESİN MESAJLARINI BEKLİYORUM !!!!!!! LUTFEN TEPKİNİZİ GÖSTERMEKTEN ÇEKİNMEYİN!!! BU KONUDA TEPKİNİZ İNSANLIK GÖREVİNİZ VE DOĞASAL DENGEDEKİ VARLIĞINIZIN SEBEBİDİR!!!

    Bir uzman olarak size ufak bir değerlendirme,
    Kaba yada halk dili ile; canlıları öldürmeye yönelik davranışlar sergileyen insanlar; mutlaka çocukluklarında şiddet ve türevleri davranışlar ile karşılaşmış, sevgi görmemişlerdir ve egolarını aynı davranışı diğer canlılara daha şiddetli tepkiler göstererek yönlendirirler. Bu şiddet giderek artacak ve çoğu kez insanlarada fiziksel ve manevi zarar vermeye dönüşecektir....

    Canlılara zarar vermek bırakın psikolojiyi, hiçbir dini inanç sistemi tarafından onaylanan bir davranış değildir!!! Aranızda ben müslümanım diyen arkadaşlar varsa, bunu bir düşünsün!!! İslamiyette aç olmadığın sürece bir canlıyı öldürüp yemek varmı???

    Sizin tırnağınızın kenarına kıymık batsa, bağıra çağıra yardım istersiniz. O hayvan cağızların zıpkın bir yerinden giriyor bir yerinden çıkıyor. Caniliğin boyutuna bak!!! Bir gözlerinizi kapatıp düşünün; zıpkın demiri göğsünüzden girmiş, sırtınızdan çıkmış... canınızın ne kadar yanacağını düşünün.... can almak ve can vermek tanrıya mahsustur!!! aklınızı başınıza devşirin, hiç bir zaman için bağışlanmak ve pişman olma olgunluğunu göstermek için geç değildir...

    Birde, hayvanları avlayanlar lütfen kendi yaşamlarına baksınlar! Huzurları, mutlu bir yaşamları ve düzenleri yoktur.... bunu inkar eden yalan söyler!!! İlahi adalete inanın ve canlıları öldürmeyin! Sizden çıkmasa, çocuklarınızdan çıkar... inanın!

    Babam askerdir... Silahlar ile büyüdüm... Yıllarca avlandım... hem karada hem suda... bir gün artvinde, ormanda, bir kuş vurdum... yanına gittim elime aldım ve elimde can verdi... o gün o kuş ile benimde bir parçam öldü... gözleri kararırken gözlerim karardı, kalbi dururken kalbim durdu ve bende öldüm...

    Balık avladığınızda onu kancaya takmayın yada sepete atmayın, eğer iki gram cesaretiniz varsa tutun, o hayvan ellerinizde ölsün... o zaman belki anlarsınız yaptığınızın ne olduğunu!!!

    Dr.Joseph ERDEM
    CMAS XXX DIVER


    Merhaba Joseph Bey

    Denizlerde seyredilecek birsey birakmayan TÜM TÜRKİYE HALKIDIR sadece
    zipkincilar, trolculer, dinamitciler degil.

    Av icin soylediklerinizde hakli oldugunuz yonlerde var. Sanirim bu
    avcilik genc yaslarda agirlikli olarak da biz erkeklerde tarih
    oncesinden kalan bir icgudu olarak ortaya cikiyor. Bu icgudu ile sualti
    ve su ustunde sizin de bir zamanlar yapmis oldugunuz gibi avlaniyoruz.

    Ancak yasaklamak zaten cozum degil ki, cezasini odemeyi goze alip ben
    yine zevk icin oldurebilirim. Kurallara uygun AVCILIGI EGITIM ILE
    duzenleyebiliriz. Kuraldisi av yapilmazsa fauna olumsuz etkilenmyecektir.

    Ancak vejateryanlik ve insanlik arasinda kurdugunuz iliskide biraz
    asiriya kactiginiz kanisindayim. Kimsenin birbaskasinin diyetini
    insanlik disi olarak niteleme hakki yoktur.

    Uzman bir psikolog olarak sizin bizleri av psikolojisi konusunda daha da
    aydinlatacaginiza eminim.

    Bu arada zipkin avcilari dernek kurmasi organize olma egitim ve
    bilgilendirme amaclarinda oldugu icin hic yadirganacak bir durum degil.

    Aksine denizle ilgili olan insanlarin bu tur olusumlara destek olmasi
    egitim ve bilginin daha hizli ve sistematik olarak yayilmasi acisinda
    daha dogru olacaktir.

    Bazi noktalarda dernek ile ilgili elestirilerimde olsa sonucta organize
    olmanin organize olmamaktan daha verimli olacagini dusunuyorum.


    İyi calismalar
    Umit Erinc



    Bugün kıyılarımızda ahtapot avcılığı bir geçim kaynağı olarak görülüyor ve tüple yapılıyor. Yoksa her deliğe bakmak için dal çık adama 20 . dalışında nalları diker

    bilginize

    Murat GÜL



    Sevgli Joseph

    Oncelikle dinleri bu avcilik isine alet etmeyiniz. Hiristiyanlarda
    muslumanlarda balik yerler ve avlarlar. Hatta musevilerin deniz
    urunlerinde ayri bir sozsahipligi vardir.

    Canlilara zarar verme konusunda ki goruslerinizi kanitlamak acisindan ;
    Sizinde birzamanlar avcilik yaptiginizi gozonune alirsak cocouklugunuzda
    gordugunuz siddeti bizlerle paylasirmisiniz.

    Son olarak bunlari dedektiflik buronuzun reklami icin mi yaziyorsunuz
    bilmiyorum ama izmire yolunuz duserse size kordonda bir raki balik
    sofrasi kuralim karsilikli zipkinciligi bir konusalim derim.

    Selamlar
    Umit Erinc



    Değerli arkadaşlar,

    Ticari ve sportif amaçlı su ürünleri avcılığını düzenleyen 2004-2006 yılları için geçerli 36/1 ve 36/2 no'lu su ürünleri sirkülerlerine www.kkgm.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz. İster ticari, ister sportif amaçlı olsun, mevcut kanuni düzenleme orfoz ve lahozların zıpkınla avcılığına izin vermiyor. Diğer avcılık yöntemlerinde (örneğin olta) ise ticari avcılıkta boy, sportif avcılıkta boy ve adet sınırlamaları mevcut.

    Gruptaki tartışmalarda zıpkın avcılığının yanında trol, gırgır ve paraketa avcılığının da biraz olumsuz yönde eleştirildiğini görüyorum. Kanımca, eksik bilgiler ile çeşitli avcılık yöntemlerinin irdelenmesi doğru değil. Balık, bütün dünyada son derece önemli ve insan sağlığı açısından tüketilmesi gereken bir besin maddesi. Sadece Türkiyede değil, tüm dünyada dip balıkları en etkin trol ile, yüzey balıkları ise en etkin gırgır ile avlanıyor. Bunlar ticari balıkçılık aktiviteleri arasında değerlendirilir ve balık stokları üzerinde ciddi etkide bulunduğu bilinir. Bilimadamlarının uğraştığı konular, bu avcılık yöntemlerini yasaklamak değil, sürdürülebilir balıkçılık için bilimsel araştırmalar yapmaktır. Çoğunuzun bildiği üzere, balıkları yok eden avcılık değil, yanlış avcılıktır. Eşeysel olgunluğa ulaşmamış bir balık stoğunu ekosistemden çekmek, elbette kötü sonuçlara neden olur. Mevcut sirkülerler ve diğer düzenlemeler, bu temel üzerine kuruludur ve bu yüzden bazı boy yasakları geçerlidir. Olta, paraketa veya zıpkın gibi yöntemler seçici avcılık tipleridir ve ticari tekneler kadar ciddi etki yaratmaları beklenmez. Balıklara zarar veren bilinçsiz ve yasadışı avcılıktır; kurallara uygun yapılan avcılık değil. Bu fikir dünyada pek çok akademik kurum tarafından desteklenen bir fikirdir.

    Umarım verdiğim kısa bilgiler faydalı olur, saygılarımla

    Dr.Murat Bilecenoğlu



    Sayın Erdem,

    Dikkatli okuyunca bu konuyla ilgili düşüncelerimizde paralellik olduğunu fark ediyorumda nasılsa sanki kendimi düşüncelerinize karşıymışım gibi hissediyorum.Sanırım bu hal uslubunuzdan kaynaklanıyor.

    Saygılarımla

    Uğur Altunlu / HATAY



    Sevgili Dr.Joseph Erdem,

    Sizin balık yiyip yemediğinizi yada vejeteryan olup
    olmadığınızı bilmiyorum.
    Fakat ben ve benim gibi milyonlarca insan protein
    ihtiyaçlarını tadlarını da sevdikleri ve yemekten bir
    yaşam keyfi de aldıkları deniz ve balık ürünlerinden
    karşılıyor.
    Ha siz şimdi derseniz ki proteini soya fasülyesinden
    al,ben de derim ki tadını sevmiyorum...Bu kadar basit.

    Yaşam keyfi ve damak tadı konusunu da, eminim ki
    mesleğiniz dolayısıyla gayet iyi anlıyabilirsiniz.

    Şimdi size sorarım,bir insan skin
    dalarak,avlanarak(tüple avlanmaya ben sizden daha
    tepkiliyim)doğaya ne kadar zarar verebilir?
    ,bir trol teknesi trolu dipten çekerken doğaya ne
    kadar zarar verir.
    Ya da denizin kıyısına kurulmuş bir santalın soğutma
    suyu doğaya ne kadar zarar verir,
    ya da insanların atmosfere saldığı Co2 sonucu küresel
    ısınma -mevsimlerin değişmesi doğaya ne kadar zarar
    verir...
    Konuyu uzatmak olası..

    Doğa kuralları çerçevesinde daima, 'avcı'
    olmuştur.İnsan da zeki bir avcıdır.Bu işten ya direkt
    karnını doyurur,ya da para kazanarak kendi ve
    ailesinin(çocukları,eşi)karnını doyurur.Bıraktığı
    atıkları da çöpten kediler köpekler yer.Diğer kalan
    atıkları da böcekler ve bakteriler yer.Doğa da,kendi
    yaşam döngüsüne devam eder.
    Tarihin çok eski dönemlerinde insanlar da birbirleini
    avlayıp yedi,Şanslıyız ki şimdi yemek için değil çıkar
    için avlıyorlar...

    Denizde de büyük balık küçüğünü yer.Yiyemediğini de
    etrafındaki yengeç böcek yer..

    İşin duygusal yönüne gelince,
    yediğiniz sığır, inek, koyun,tavuk,ve balıkların
    sofranıza gelmeden önce ölü olduklarını ya da
    fabrikada mı üretildiğini zannediyosunuz?Hayvanları
    vahşice kesiyorlar,tüylerini yoluyorlar,kanlarını
    akıtıp paketliyorlar,yetmiyor bir de hayvanların
    doğasına müdahale edip kapalı yerlerde devamlı bir
    ışık altında çabucak üremelerini sağlıyorlar,butları
    daha lezzetli olsun diye durdukları kümeslerin
    tabanını isitıp ayaklarını yakan ısıda bacaklarını
    hareket ettimelerini sağlıyorlar....Hepimiz de bu
    hayvansal proteini ,eti,afiyetle yiyiyoruz,çünkü
    beslenmemiz lazım.

    Eğer vejeteryan iseniz,ben,bitkilerin de ruhu olduğuna
    inanırım,masamdaki çiçekleri de her gün sularım,
    yediğiniz ıspanak,brokoli ve lahana nın da dalından
    koparılırken acı çektiğine inanıyorum.

    Bu arada ben Şahsen Kaan Paray olarak psikiyatrik ve
    psikolojik olarak gayet sağlıklı bir insanım,insanları
    severim hayattan zevk alırım ve mesleğim gereği
    insanları tedavi ederim.Kavga etmekten nefret
    ederim,çocukluğumda hiçbir travma yaşamadım,mutlu ve
    huzurlu bir aile ortamında büyüdüm,ayrıca dalarak
    balık avlamayı da çok severeim,avladıklarımı afiyetle
    yerim,o gün yiyeceğimden fazla avlanmışam etrafımla
    paylaşarak onları da doyururum,daha fazla avlanmışisem
    ,ki şimdiye kadar hiç olamadı,fazlazını satarım ve
    elime geçen para ile de marketten süt alırım(maalesef
    süt avlanamıyor),ve bu bana büyük keyif verir ,ayrıca
    skin olarak avlanırken çok mutluyumdur,çünkü zeki bir
    hayvan türü olarak avlanma ihtiyacımı gideririm ve bu
    olgu tüm dünyada da kabul edildiği üzere bir
    SPORDUR....

    Siz avlanmayı sevmiyor ya da beceremiyor
    olabilirsiniz,olabilir,o sizin tamamen kişisel beceri
    kapasiteniz ya da hayata bakış açınız.

    Sizi üzmek istemem ama ,insanlar(ben dahil,ki çok iyi
    bir avcı da sayılmam)sizin tüm görüşlerinize ve
    telkinlerinize rağmen avlanmaya devam edecekler.

    Sizinle çok fazla polemiğe de girmek istemem ama böyle
    provakatif bir maile cevap vermek istedim.

    Tavsiyem şudur ki fazla duygusal olmayın,yaşamın
    belirli kuralları var ve kuralları insanlar
    belirlemiyor...

    Zıpkınla avlanmaya karşı olan
    enerjinizi ,trollere ve etrafı atıklarıyla kirleten
    balık çiftliklerine kanalize ederseniz kanımca topluma
    daha faydalı olabilirsiniz.

    Saygılarımla,

    Dt.Kaan Paray
    Diş Hekimi


    Metin Bey;
    aradiginiz seyi http://www.kkgm.gov.tr adresinden bulabilirsiniz.
    saygilarimla,

    Zeynel A.Sezgün



    Muzaffer Bey,

    Su altından avlanmak nasıl sizin en büyük hakkiniz oldugunu ben anlayamadim. Siz Tanri misiniz ki kendinizde böyle bir hak görüyorsunuz? Nasil bir canli başka bir canlinin hayatini almayi kendine hak görür, anlayamiyorum. Bir baligi vurmakla, bir köpegi vurmak, ve bir insani vurmak arasında ne fark var??

    Dalgiclik yapan herkesin balikları beslediğine nasıl kanaat getirdiniz? Bu bir kural midir?

    Evime akvaryum almam. Ben hiç bir seyi dogal hayattan kopartip cam bir kafese hapis edemem. Ben baliklari dogal ortamda görmek istiyorum. Sizin, bizim çocuklarimiz nasil sokaklarda rahat dolasabiliyorlarsa, birakin baliklar da rahat rahat dogal ortamlarinda yaşamaya devam etsinler.

    Saygılarımla,

    Deniz TabakoÄŸlu

    PADI Advanced Diver



    Levent Bey

    Bakınız ben sizin mailinizi tabiki yanlış anlamadım bana resimleri
    gönderdiğiniz kısım zıpkıncı.com sitesinin uluslar arası resim galeri
    kısmıdır burada dünyanın her yerinden resimler var ve örnekle en son
    gönderdiğiniz link omer milli takımından bir kişinin resmidir
    Türkiyeyle ve bizlerle alakası yoktur.Benim size daha önce
    gönderdiğim fotolar ise tamamen türk avcıların çektiği avladığı
    balıklardır.Öncelikle Amatör balıkçılık sirkülerinde 36/2 de diğer
    arkadaşların belirttiği gibi orfoz lahoz yasaktır ve bizim
    tarafımızdan avcılığı yapılmamaktadır.Gösterdiğimiz tepki bizler
    vurmadan sizler tarafından ne yazık ki suçlanıyoruz oysa kışın işsiz
    kalan dalış merkezi eğitmenleri çatır çatır bu balıkları
    vuruyorlar.Hiç birinizden içinizde olan bu insanlara yok.Üzerine basa
    basa belirtiyorum ki bizler kanunlara uyan avcılarız kanunun bize el
    verdiği şekilde avlanıyoruz buda bizim en doğal hakkımız.

    Görüşmek dileğiyle

    Muzaffer KOÇ

    www.zipkinci.com
    Muzaffer73@...
    muzaffer73walla.com
    muzaffer_koc@...




    Sayın J.Erdem bey;

    bu yorumumu daha önce benzer bir tartışmaya cevaben yazmıştım.Okumadıysanız , okumanızı rica ederim.



    Avcılık, yer yüzü canlılarının en temel ve en güçlü davranış biçimlerinden biridir ve biz insanlar hala avlanıyoruz. İnsan için avcılığın anlam ve niteliği hiç değişmedi.Tabii olarak çevremizde avcılık dürtüleri körelmiş , bu dürtüsünü derinlere gömmüş bir anlamda moder dünyanın ,modern avcıları olan çiftlik yetiştiricilerinin toplu olarak avladığı tavukları ,balıkları ve benzeri canlıları afiyetle yerken hiç bir gocunma duymayan kişiler, daha çok karşımıza çıkıyor...Çünki "göz görmeyince gönül katlanabiliyor." Başka canlıları avlamak konusunda isteksiz davrananlar, modern dünyanın kuralı olarak kendi türünü kolaylıkla avlayabilmekte.

    Nasılmı?

    İş hayatı adı verilen vahşi ormanda ; Başarısız olanlar yok olur( kaç banker,borsa zede intehar etti?Yaratılan ekonomik krizler kaç ocak söndürdü?). Bazen ,daima haklı gerekçelerle çıkarılan savaşlarla ( Amerika'nın Irak işgali gibi), bazen de sırf insan türünün farklı ırk (zenci,beyaz,sarı,yeşil) katagorilemesiyle, bazen de aynı dünyanın ve tanrının çocukları olduğumuz halde inaçlarımız yüzünden birbirimizi avlıyoruz.

    Bir de bu çevreci dostlarımızın, ev ve şahsi temizliğini en gelişmiş temizleyici kimyevi maddelerle yaparken, çamaşırı, bulaşığı için kilolarca deterjanı doğaya atarken, arabası varsa bir yılda atmosfere attığı yüzlerce litre akaryakıtı egzost yoluyla (karbonmonoksit, kurşun ve benzeri zararlı gazları ) atmosfere salarken , evinde kullandığı buzdolabı ve derin dondurucuların atmosfera zarar veren gazlarla çalışmasını umursamazken, temiz ve hoş kokabilmek için deodorant ve parfümleri havaya sıkarken

    BİZİ ELEŞTİRENLERİN ortak bir çözüm için yapıcı olmak yerine kendilerinden başka önüne geleni eleştirmek gibi bir huyları var.

    Ozon tabakası tarihinin en büyük açığını vermiş.

    Dünyanın en büyük buzulu harekete geçmiş. Bunun yaratabileceği felaketleri Allah bilir!

    Amerikalıların Irak da, Rusların Çeçenistan da , Afganistan da kullandıkları yeni nesil silahların insanlar ve atmosferde yarattığı kirlilik Çernobil'i geçmiş.



    Dahası mı? Başınızı kaldırıp etrafınıza bakın değişikliği farkadeceksiniz.



    Hanımlar, beyler; çevre üzerine tartışa durun, zıpkınla balık avcılığını bütün tükenişin sebebi gibi gösremeye devam ede durun, dünya bir çevre felaketinin eşiğinde farkındamıyız?



    Biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Aramız da yanlış yapanları engelleriz, gerekirse zıpkınla balıkavına alternatif ;hedef vurma,vb. bıranşlara yönelebiliriz.

    Ya sizler?

    Saygılarımla



    Zeynel Abidin Sezgün



    Sayın tabakoğlu;

    Muzaffer bey burada diğer avcılar (tol, gır gır vs..) nasıl avlanıyorlarsa bende onlar kadar özgür avlanırım demek istemişti bence

    Bu çerçevede tabii ki doğal hakkındır. Birgün biri çıkar derseki, denizlerimizde her türlü balık avcılığı herkese yasak o zaman bende bunun arkasında dururum ama herkes kontrolsüzce avını yaparken, biz seçerek ve belirli bir kontrol dahilinde avımızı yapıyorsak buna kimse karşı çıkmamalı, bizden nce karşı çıkılması gerekenler var diye düşünüyorum,

    yanılıyor muyum?

    Murat GÃœL



    Sayın Bilecanoğlu,
    Yazdıklarınızda haklısınız ancak KKGM'de 36 nolu sirkülerin oluşturlma toplantılarını katılmış biri olarak bu iki sirkülerin de son derece bilimsellikten uzak hazırlandığını malesef gördüm. Bir akademisyen olarak orfozun eşeysel olgunluğa ulaşıp ulaşmadığını sadece boyuna bakarak söyleyebilir misiniz? Sanırım bu soruya "evet" cevabı veremezsiniz. Bu konunun bu grupta tartışılıyor olması kanımca çok sevindirici. Özellikle siz akademisyenlere doğru ve uygulanabilir bir sirküler oluşturulması konusunda çok iş düştüğü kanısındayım.
    Ayrıca zıpkına karşı gibi görünmeme karşın kesinlikle bu işi kurallarına uygun, doğru yapan hiçkimseye de karşı değilim. İster scubacı, ister trolcü, ister zıpkıncı bu işi katliama dönüştürenlere karşıyım.
    Sevgilerimle

    Soner Abacı
    Gazeteci-Dalış Eğitmeni


    gecim kaynagi olarak,bilincli avlaniliyorsa, yasaklara uyuluyorsa tamam
    ...ama tuple avlanma konusu nasil aciklanir onu konusalim...federasyona gore
    ve kanunen yasak....yani kagit ustunde oyle ama bu konuyu ,yeni baskanla
    gorusup yaptirim gucu uygulamak gerek... saygilar...

    tuple avlanmak kanunen yasak...federasyona gore boyle...bu hangi kitaba
    kanuna gore


    Murat Bircan



    Değerli dostlarım,
    Zıpkınla balık avlama konusundaki fikrimi önceki birkaç mesajımda açık bir şekilde ifade etmiştim. Ama tekrarlayabilirim. Bu uğraşın, organize bir spor dalı yapılmaya uğraşılmasına sıcak bakmıyorum. Adına ister dernek ister kurum deyin benim için farketmiyor. Bu dernek ya da kurumlara üye olacaklar, nasıl zıpkınla balık vurulur'u öğrenmek için geleceklerdir. 30 yıllık bir dernekçi olarak dernek hayatını çok iyi bilirim. Dolayısı ile işin eğitimsel tarafı kısa sürede 2. plana düşer. Hatta bir süre sonra alternatif dernekler de kurulur.
    Kara avcılığında ise bir müsabaka yada bu anlayışta bir organizasyona ben bizim ülkemizde pek rastlamadım. Dikkatinizi şuna çekmek isterim ki ben konuya 2 açıdan bakmaya çalışıyorum, biri avcılık yönü, diğeri spor dalı yönü...CAN ALMAK ÜZERİNE SPOR YAPMAK ORTAÇAĞ GELENEĞİDİR...
    Bununla beraber karnını doyurmak ya da damak zevki adına avcılık yapmak da başka birşeydir. Damak zevki terimini özellikle kullanıyorum, çünkü bunun için bizzat avlanmasanız da avlayandan satın alıyorsunuz..(alıyoruz) Şİmdi bu katliamsa o zaman hep beraber kiralık katil tutuyoruz.
    Matematiksel açıklama ortada..deniz canlılarının neslini kurutan daha kötü uygulamalar var.....
    Vejeteryanlık vb gibi demogojilere de pek girmeyelim derim, çünkü vejeteryanlık kendi özgün felsefesini içerir, sadece et yemeyip ot yemek demek değildir..Yediğimiz sebzeleri dalından koparttığımızda da can alıyoruz ama burada nüans şu ki ben nesli tükenen ya da tükenme arifesinde olan bir sebze bilmiyorum....
    Avcılık bazen bir zorunluluktur. Şu günlerde Avustralya hükümeti Kanguru avını teşvik ediyor. düşünsenize bence dünyanın en sevimli ve özgün hayvanı..ancak çoğalan nüfusları insan yerleşimleri için tehlike arzetmeye başlamış...üstelik kanguru etini de yiyiyorlar..
    Avcılığın amacı da çok önemli, kanunlar sadece yenebilecek kadar amatör avcılığa müsaade ediyor. Avlanabilecek hayvanların niteliklerini de belirliyor. Peki devlet neden böyle bir yasa ve düzenlemeye gerek duymuşki bunu yasaklamak varken? Çünkü bunun bir de sosyo kültürel boyutu var...insanın doğasından ve merakından gelen içgüdülerinin yasaklanamasa bile düzenlenebileceğinden hareket ediyor, üstelik bunu tüm dünya yapıyor..
    Bir tartışma başladı ki, yine üslup, amacını aşıyor, "ben söylerim sen istersen okuma" vb. yaklaşımları da yakışır bulmuyorum. Sanki son nefesine gelmiş ve söylemesi gereken her şeyi en kısa yoldan söyleyeyim telaşesinde, tartısız sözleri de yönlendirici ve itibar görücü bulmuyorum. İki kelime fazla sarfedelim ama gönül kırmayalım.

    Özetle, insan ve hayvan nesilleri arasındaki bağı, tüketerek koparmadan yapılan ve kişisel tüketime yönelik avcılığa, bizzat yapmamakla beraber karşı çıkmıyorum. Ama bunun adına spor denmesi benim değerlerimi aşıyor.

    Sevgilerimle
    Volkan


    sayın celtikci
    ben de sayın Anıl Ural'ın fikirlerine tamamen katılmakla birlikte birkac kucuk tavsiyede bulunmak istiyorum. Bu tip tartismalara mahal vermemek vede bir de extradan "firca" yememek adına sayın kriminal psikolog,dedektif,gazeteci,dalıcı,vede egitmen adayı bu mumtaz sahsiyet dostumuzun yazdıklarına ram etmeye alisiniz. Her nekadar insan yazılanlarla aynı göruste olsa bile yazılanların uslubundan olayı irkiliyor.Ancak bu fırtınanın sona erebilmesi için dostumuzun yasası dahi olmayan dedektiflik kurmunu tanıtım ve duyurma calismasını bitirmesini beklememiz gerekir diye dusunuyorum.
    Bir de sayın Soner Abacı bir gazeteci olarak yazdığınız yazıdan bence utanmalısınız!!!!!. Bu kadar incelik ve nezaketi hic yakıstıramadım dogrusu. Gercek gazeteci uslubu konusunda sayın kriminal psikolog,dedektif,gazeteci,dalıcı,vede egitmen adayı dostumuzun onceki yazılarını ornek almanızı oneriyorum
    Bahattin Memisoglu



    Murat Bey;

    Yanlış anlamayın savunmuyorum, bu ahtapotları bu tüple ahtapot avlayan
    kişiler avlamıştır diyorum sadece

    Murat GÜL


    muzaffer bez ..sizede hak veriyoruz...Joseph beye de hak veriyoruz ...evet
    herkezin hakkivar ..bu ulke bizim...ve herseyini korumak ..topragina basan
    vatandasin gorevidir...
    sizde kendinize gore hakli olabilirsiniz...ama zaten karada oldugu gibi
    deniz canlilarinin da dogal seleksiyonu var bildigimiz gibi...
    Zaten denizlerimiz kirlenmekte ve dogal seleksiyonona gerek kalmadan
    yuzlerce canli yasama alanini degistiriyor veya yokoluyor....eee bir de bu
    yokolusa avlanma olayi karisinca ... yokolus katlanarak buyuyor,, tabii
    zipkinla avlananlar bilincli bir sekilde avlaniyorsa problem yok diyelim ama
    ..siteye kayitli 843 avci....ve kayitsiz...okadar cok zipkini alip av yapan
    varki, bu kisileri ..bilinclimi avlanip yoksa katliam icin av mi ?
    yaptiklarini denetlemek imkansiz....yani bu konu arapsaci gibi...biz
    Turkiyenin bir cok yerinde daldik...zipkinla avlananlarin cogunlugu
    bilincsiz..balikci olan ,olmayan...katliam icin,zevk icin canlilari
    oldurenleri gorduk....." su altında avlanmak bizim en büyük hakkımız müsade
    edin buna biz karar verelim" deniyor....
    ama kimler icin.. bilincli olanlar icin belki...ama diger katliamcilari
    neyapacaz ?? nasil durduracaz..? ..... bu tartisma boyle uzar
    gider...nereye kadar....? sualtinda avlayacak ve gorecek canli kalmadiginda
    ve
    hepbirlikte oturup ..." ne yaptik yaaa ? ".. deyinceye kadar...bakalim
    ozaman neleri tartisacaz....
    saygilar..
    murat...



    Murat Bey;

    Güzel konulara değinmişsiniz, bunun tek yöntemi var, denizlerde avlanacak
    her avcının bir izin belgesine sahip olması ve bu izin belgesininde eğitim
    almadan verilmemesi. Eğer izin belgesi olmadan avlanan varsa kesersin 10,000
    YTL para cezasını bak bakalım o zaman adam ayağını belgesiz-eğitimsiz suya
    sokabiliyor mu?

    Birde satış yerlerindeki denetimi arttırdın mı, bu bilinçsiz avcılık olayı
    tarihe gömülür ama gel gelelim bizim dernek başkanının dediği gibi ortada
    birde deniz ağaları var bunlar trolcüler vb... Bunlara kim nasıl dur
    diyecek, bunun da tek yöntemi var topluluk olarak hareket etmek yani bizim
    yaptığımız gibi dernek kurup bu derneklere üye olmak ve dernek olarak bu
    kişi veya kuruluşlara karşı sesimizi yükseltmek başka çare yok.

    Eğer birgün başarır da bu adı geçen teknelere bir av sınırı koydurabilirsek
    işte o zaman bizlerin çocukluğundaki gibi balıklar logarlardan taşacak
    işte o zaman bu tartışmaların ne kadar yapıcı olduğunu o zaman farkedip
    güleceğiz geçmişe baktığımızda,

    Yani işin özü, sen ben o bu şu değil bu dernek vb olaylara destek vermiyen
    her birey bence kendi çapında suçludur. Suçludur çünkü olayları izlemiş
    fakat müdahale etmemiştir.

    Herkese iyi akşamlar,

    Murat GÜL


    Evet ..yazdilkariniza katiliyorum..bilincsiz avciligii onlemek icin belge -
    >egitim kesin gerekli ve Dalis malzemesi satan yerler yetkili olarak atanir
    >ve denetlenir fakat Eczanelerin bile ve karakoyde isportalarda ve yabanci
    >pazarlari diye adlandirilan yerlerde zipkin gibi aletlerin satisini nasil
    >onleyecez...??

    Trolculer ,Deniz aglari konusuna gelince...
    Bu gibi kurulus,kisi veya gruplarla ..dediginiz gibi dernekleserek...veya
    dalisklupleri -Univ.klupleri ve mevcut dernekleri..harekete gecirerek ,resmi
    yollardan baski -kanuna dayali yaptirimlar ile sonuca
    gidebiliriz...yoksa,Deniz mahsullerinden parakazanan ve buyuk paralar donen
    bir dunya ile ugrasmak cok zor..Goruyorsunuz...Adamlarin altindaki AV
    tekneleri Firkateyn gibi..bu tekneler 2-3 kisinin paralariyla olacak is
    degil ..kooperatif -dernek olarak gruplarini kurmuslar...paralarini
    kazaniyorlar ...
    .Ben, 10 seneden fazla sualti arkeolojisi ile ugrasiyorum ..bu Trolculer
    ..Deniz aglari vs.. bu kisi veya gruplara Sualti arkeolojik kalintilarina
    ,avlanirken zarar verdiklerini ..ve daha bilincli olmalari gerektigini,
    antik batik olan yerlerde avlanmamalari gerektigini anlatamadik...Adamlar, "
    ne oluyor len ,sizene kirarim boynuzunuzu " gibi tabirlerle arkadaslarin
    karsisina ciktilar...yani Mafya kelimesini kullanmak istemiyorum cevap hakki
    cikacak ama davranislari bu.....Tabii hepsi boyle demicem..ama buyuk
    cogunluk, Ekmek kavgasi olunca bir sey dinlemez...Ancak ,ciddi olarak
    dernek -kurulus olarak..ve devleti temsil eden ilgili bakanlik veya
    mudurluklerden yetkili kisilerle bir arada ...Denizden parasini kazanana bu
    insanlarla oturup konusmak lazim...
    Denizlerde kacak avlandiktan sonra birsey bulamiyorlar ..ve komsu ulkelerin
    karasularina girmek zorunda kaliyorlar..daha sonra baslarina gelen kotu
    olaylardan .."yandim anam kurtarin " feryat ediyorlar...
    aslinda ..kendi bindikleri dali kesiyorlar .. da...iste anlayana....
    saygilar..murat



    Değerli grup üyeleri;
    son günlerde zıpkınla balık avı sporuna ve bu sporu yapanlara yönelik
    çevreci hareketler artarak devam etmektedir.
    Biz serbest dalıcı ve zıpkınla balık avcılarının gereksiz söylemler
    yerine kendimizi, amaçlarımızı iyi anlatmamız ve bunu yaparken de grubu zan
    altında bırakan, kanunca da yasaklanmış uygulamalardan kaçınmamız
    gerekmektedir.
    Denize ve canlılara zarar veren yöntemleri örnek gösterip " bizim
    avladığımız miktar deve de kulak ,adamlar hamuduyla götürüyorlar" savunması
    bizi kurtarmaz. Biz, bizi biliriz.
    Kendimizi anlatabilmek için tarafsız, zan altında kalmamış, herhangi
    bir kurum ya da şahsın tekelinde olmayan şeffaf bir birliğe ihtiyaç
    duyulduğu ortadadır.Bu nedenle, bizi bekleyen yasaklamalara dayalı bir
    uygulama sürecine karşı tavrımızı koyabileceğimiz en meşru zemin
    federasyonumuzdur. Geçmişte,
    yaşadığımız bilinçsiz yasaklara dayalı bir dönemin içine tekrar itilmememiz
    için Federasyonumuzun zıpkınla balıkavı teknik kurulunu harekete geçirecek
    ve sonuç verecek faaliyetlere başlamak GEREKMEKTEDİR. Hiçbir çıkar, güç
    ve paye beklemeden gönül verdiğimiz zıpkınla balık avı sporunun sadece
    yanlış bilgilendirme ya da farklı çıkarı olan grupların
    günah keçisi ilan etmesi ile denizlerimizde tamamen ya da kısmi biçimde
    yasaklanarak karanlık bir döneme geçilmesini önlemek için çok geç olmadan
    böyle bir oluşuma başlanmalıdır.Bu sporu federasyon başkanımız İnkilap
    beyin de desteğini alarak tamamen yasaklanmasını önlemektir.
    Bize biçilen kefenin gerekçelerini iyi görüp, anlayıp, grup olarak
    hareket etmemiz, gereksiz çıkışlar yapmamamız, içimiz de yanlış yapanları
    uyarmak ve engel olmak hepimizin görevidir.
    Bu sporun geleceği için hep birlikte, elele yeni bir sayfa açalım.
    saygılarımla



    Zeynel A.Sezgün




    Merhabalar,



    Yeni Zelanda’daki Huia isimli bir kus sadece nadir oldugu icin avlanarak 1907’de soyu tuketildi. Mauritus adasinin dodolari ac denizciler tarafindan 17. yuzyilin ortalarinda tamamen tuketildiler (ada kesfedildikten sadece iki yuzyil sonra). Keza Kuzey Atlantik adalarinda yasayan “great auk” isimli baska bir kusun son bireyleri de 19. yuzyilin ortalarinda avlandi. Bu kuslarin hepsi insanlar tarafindan klasik avcilik yontemleri ile yok edildiler. Belki adalarda yasamalari ve endemik (sadece lokal bir bolgeye ozgu) olmalari sebebiyle hassas olduklari one surulebilir ama daha dramatik ornekleri de var.



    Kuzey Amerika boyunca gorulen ve dunya uzerinde tarih boyunca var oldugu bilinen en buyuk kus surulerini olusturan (3- 4 milyar birey!!) posta guvercininin (passenger pigeon) yok olacagini kimse dusunmemisti. Goc ettiklerinde 3-4 gun boyunca gokyuzu kapanirmis. Yok olamayacaklari onyargisiyla oyle yogun avlandilar ki konvansiyonel tarimin yogunlasmasinin da destegi ile son vahsi birey 1989 da goruldu. Son tutsak birey olan Martha’nin Cincinati hayvanat bahcesinde 1914 yilinda olmesiyle bu dunyadan yok oldular. Artik kuzey Amerika gokyuzu alabildigine acik!



    Bu yukaridakiler sadece kuslardan bir iki ornek. Unutmayalim anadolu parsinin bilinen son iki bireyi 1974 yilinda vuruldu (dikkat ediniz gorulmedi....vuruldu), o gunden beri de kesin bir birey kaydi alinamadi ve yok olduklari kabul ediliyor. Keza Kuzey Amerikadaki son kurtlar da 1970 de avlandilar simdi Kanada’dan zarar goren ekosistemi restore edebilmek icin kurt ithal ediyorlar.



    Su anda tartisirken bile bu dunyadan pek cok canlinin turu cesitli sebeplerle yok oluyor. Bu yukaridakiler ise sadece memeli ve kuslardan avlanma yolu ile yok olanlardan bir kaci. Avlanmadan kasit da trol ya da girgir gibi gelismis metodlarin muadilleri degil, klasik avlanma metodlari. Aslina bakarsaniz dodolar silahla bile degil denizcilerin yerden ellerine aldiklari birer sopa ile yok edildiler. Ve 17 yuzyilda da ne kuresel isinma ne de global kirlenme vardi. Aslina bakarsaniz insanlar adaya ayak basali 200 yil olmustu. Burada demek istedigim bir canlinin soyunu sadece klasik avlanma metodlari ile yok edebilirsiniz.



    Bizim kıyılarimizdaki orfoz, laoslar, istakozlar, ahtapotlar..... icin de ayni kader mi gercek olacak? Bunu bilmek kapsamli bir arastirma olmadan mumkun degil. Ama kesinlikle bir risk var. Ki zaten bu canlilarin uzerinde su anda engelleyemedigimiz kuresel kirlilik ve cevresel sorunlar gibi tehditler varken toplumun sorumlu bireylerine bu gidise avlanarak da katkida bulunmamalari duser.



    Ben sahsen kendim yapmamama ragmen avciliga karsi degilim. Bilinen yasam tarihi (dunya uzerinde) boyunca 3,8 milyar yildir dunyada (dogada) avcilik var. Biz insanlar da onbinlerce yildir avciligi pratik olarak icra ediyoruz. Ancak avciligi canli oldurmeye dayali bir aticilik sporu olarak gormeye kesinlikle katilmiyorum.



    Dogada yemek disinda canli oldurmek yok demek de dogru degil. Canlilar ciftlesme rekabeti icin(otcullarda ve kuslarda bile gorulur); av rekabeti icin(aslan-sirtlan-cita); kendi soylarini devam ettirmek icin (aslanlar kendi surulerindeki baska erkeklerin yavrularini) oldurebiliyorlar. Ancak bu gercegi avi desteklemek ya da ava karsi cikmak icin kullanmak anlamli degil. Icguduleri uzerinde bilinc kontrolu olan bizler icin daha derin aciklamalar bulmak daha sik olur.



    Avcilik ve naturalistler arasindaki iliskiyi daha iyi anlayabilmek icin Amerikadaki son kurdu da oldurmeye and icmis bir avci olan Aldo Leopold’un yasadigi bireysel degisimden sonra (nasil olup da) Toprak Etigi “Land Ethics” adli yapitini ortaya koyusunun hikayesine bakmak gerekir. Toprak Etigi isimli kitap 20. yuzyilda medeniyetimizin dogayi insanin hizmeti ve tuketimindeki bir olgudan, beraber var olmamiz gereken bir ortam olarak algilayan bir anlayisa donusumdeki en onemli kose taslarindandir.



    Her ne kadar avciliga temelde karsi olmasam da yillarca hem kara hem deniz avcilari ile tanisma ya da ayni ortamda bulunma firsati buldum ve ne yazik ki benim gorduklerimin cok buyuk bir kismi avciligi bilincsizlik ve bilgisizlikle ve daha kotusu hic bir moral deger ortaya koymadan “ahlaksizca” yapiyorlardi. Bu acidan yillardir bu sorunlara dikkat cekip toplumu bilinclendirmeye calisan kurum ve kisiler hor gorulmemelidir.



    Uzunca oldu, sabir gosterenlere tesekkurler.



    Sevgi, saygi.



    Korhan Ozkan.




    Merhabalar

    Benim gibi eski tarihlerde dalişa baslayanların coğunun ilk temeli zıpkınla balık avlayarak mavi dünyanın tadını almışlardır o zamanlarda sualtı dünyası ile olan bilgilerimiz şu andaki ortamdaki gibi değildi çok gelişmeler oldu ve ben artık balık avcılığı yapmıyorum fotoğraf çekiyorum sualtındaki canlıları incelemek bana daha fazla zevk veriyor ve geçimimi sualtı güzelliklerini göstererek kazanıyorum bir dalış okulu işletiyorum.
    Zıpkınla balık avcılığı ile yazıları okuyorum herkes fikrini beyan etmekte özgür tabii
    bu arkadaşların kaçı çevrelerinde böyle usulsüz yapılan avcılıklara duyarsız kalmayıp gerekli olanları yaptılar, biz bir sürü tehdit almamıza rağmen Tekirova-üçadalarda mücadelemizi sürdürüyoruz bilenler vardır muhakkak biz buralarda usulsüz avlananları ilk başta konuşarak ikna etmeye çalışıyoruz çünkü biliyorumki bu avlananların çoğu orfozun hayat hikayesini bilmemektedir,neden avlanmaması gerektiğinide ve dalış turizmi yapan bizim gibi insanların tek sermayelerinin sualtı canlıları olduğunu anlatıyoruz, eğer uyarılarımızı dikkate almazsa yasal yollara başvuruyoruz burada yerel yönetimlerin desteğini alarak gerekli kanuni işlemleri yaptırıyoruz.
    Burada öncelikli olan bu avcılık yapan insanlarla konuşarak ikna etmek çünkü bu dalış bölgeleri kışları korumasız ve savunmasız her zaman orada olamazsınız bunun yanında şu da bir gerçek ki ülkemizde marketlerde bile zıpkın satılıyor yani büyük bir kitle avcılık yapıyor bu insanlarında avcılık yapabileceği bazı bölgeler olmalı..
    Son sözlerimde avcılık yapan arkadaşlara,eski büyüklerimiz marmarada yaşamış olan ve benim göremediğim bazı balık hikayelerini anlatırken hep üzülürdüm göremediğim için, bu şimdi ileride gelecek olan nesillere ORFOZ diye bir balık varmış hikayesine dönmemesi için ne olur ORFOZ lar ölmesin.

    Adnan Büyük
    Martı Dalış Merkezi



    Korhancim Eline saglik..nefis yazmissin...
    Beslenmek icin yok etmenin disinda ...karada ve sualtinda canlilari yok
    etmek kabul edilemez... su siralarda ..Kanadada 300 bin den fazla ,yavru fok
    kurkleri icin yok edildi ve ediliyor.....
    murat b.




    11 YILDIR TUPLE DALIYORUM VE ONCESINDEDE SERBEST DALIYORDUM..AMA HAYATIMIN HIC BIR BOLUMUNDE AVLANMADIM,AVLANANADA KARSI DEGILIM,AMA: GRUPDA BAZI ARKADASLARI OKUYORUM AVLANMANIN ICGUDUSEL OLDUGUNU YADA SPOR OLDUGUNU SOYLEYEN,BEN SAHSEN OLDURMENIN SPOR OLUCAGINI KESINLIKLE KABUL ETMIYORUM… DOGRUDUR AVLANMA INSANOGLUNDA OTLANMAKTAN DAHA ICGUDUSEL BIR DURTUDUR… YERLESIK MEDENIYETLER HENUZ YENI GELISIRKEN GOCEBE OLARAK YASAYAN INSANLAR HAYATTA KALABILMEK ICIN AVLANMAK ZORUNDA IDI..BU ILKELDURTU ZAMANLA ATALARIMIZDAN BUGUNE KADAR BAZILARIMIZA GECMISDIR,BUNDAN DOLAYI ONLARI KINAMIYORUM VE DAVRANISLARINI HAKLI BULUYOR VE YARDIMCI OLMAYA CALISIYORUM… GUNEYDE DALIS OKULUM VAR,VE BURDADA SIKSIK BU AVCI HEMCINSLERIMLE KARSILASIYORUM,OZELLIKLE BENIM DALIS YAPTIGIM YERLERDE,YINE BENIM KENDIMIN BESLEDIGI(dogal besinler ile) BALIKLARI ZIPKINLA AVLAR IKEN.. BENDE TEPKIMI DILE GETIRIYORUM AVLANMALARINA DEGIL GEREKLI GEREKSIZ BUYUMUS YADA HENUZ YAVRU OLAN HER CANLIYI AVLAMAYA CALISDIKLARI ICIN ,AMA YASADAKI BOSLUKLARDAN DOLAYI GUCLU OLAN KAZANIYOR..BANA “babanin denizimi istedigim yerde avlanirim kolaysa engel ol “ GIBI DAHADA SUSLENMIS DILEKLERINI SUNUYORLAR BENDE BABANIN DENIZIMI ISTEDIGIM YERDE AVLANIRIM DAN YOLA CIKARAK KENDI ILKEL ICGUDULERIMLE SURAT TEKNEM ATLAYIP ISTEDIGIM YERDE DOLASMAYA BASLIYORUM(siz tahmin edin nerede)BU DURUM HOSUMA GITMASEDE KISMEN ISE YARADI…

    BEN KENDIM AVLANMIYORUM VE HOBBY ICIN YADA SPOR OLSUN DIYE VE HATTA ICGUDUSEL AVLANANLARA KARSI DEGILIM BANA ZARAR VERMEDIKLERI SURECE, KUCUK AHTOPOTLARI GELISMEMIS LAHOS VE ORFOZLARI VURDUKLARI VAKIT YADA GECE AVLANDIKLARI BANA VE BENDEN SONRAKI NESIL OLAN COCUKLARIMA ZARAR VERIYORLAR BU DURUMDADA BEN KENDI ILKEL DURDULERIME YENIK DUSUYORUM… GELIN HEP BERABER SU KARMASIK DURUMU YASAL BIR DUZENLEMEYE SOKMAYA CALISALIM.. INANCLARIMIZI VE KITABLARIMIZI BU TARTISMALARDA KULLANMAYALIM, BIRLIGI VE DESTEGI TROL TEKNELERINDEN ONCE YASAL DUZENLEMELER ICIN GOSTERELIM,SIRA TROLLEREDE,SANAYII ARTIKLARINA GELIR BEN HAZIRIM…



    SOZUMU BIR KIZILDERELI ATASOZU ILE BITIRMEK ISTIYORUM : DUNYAYI COCUKLARIMIZA VERMEK UZERE ATALARIMIZDAN ODUNC ALDIK



    SAYGILARIMLA

    SINAN KARABACILI

    CMAS-PADI

    EGITMEN


    Korhan Bey;

    bunca yazılan ve söylenenden sonra okuduğum en iyi yazı idi diyebilirim (tamamen bence arkadaşlar). Tarihler, isimler, yerler var. Yani inanmayan yada hayır diyenlerin araştırıp yanıt vermesi gereken bir yazı.

    Özellikle emeğiniz için teşekkür gerekiyor.

    Toprak Etigi “Land Ethics” adlı yapıtın türkçe baskısı var mı? var ise nereden bulabilirim? aşağıdaki epostama yazabilirseniz sevinirim.

    okifci@isnet.net.tr



    Sinan bey;

    Belki duymuşsunuzdur şu anda zıpkcılar olarak su altı avcılığı ve serbest dalış derneği adı altında bir dernek kurma çabası içindeyiz. Bu dernek ile bu bahsettiğiniz kanuni düzenlemeler ile aşırı ve yasak avcılığa karşı elimizden geldiğince birşeyler yapmaya çalışacağız, ama bunları siz scubacılarında organize olmuş kuruluşları (dernek klüp....) ile yapabiliriz, eğer düşündüklerimizin yarısını yapabilirsek herşey çok farklı olacak. Aslında hepimizin savunduğu şey aynı ama hepimiz hep en uç savaşılması gereken kişi veya kuruluşları örnek vererek konuşuyoruz. Durum böyle olunca tartışmalar yaşanıyor. Avcının da istediği daha çok balık görmek, scubacının da değil mi? yada diğer bir değişle hepimizin amacı doğayı korumak ve onu gerektiği gibi kullanmak değil mi?

    Murat




    hafta sonu İzmir Çandarlıda dalıştaydım... Söylüyorum çünkü mutlaka gidin... Muhteşemdi... (Bilirmisiniz? Çandarlı Türkiye ' nin en çok dalış noktası olan ilçesidir. Bilgi için:
    www.derindalismerkezi.com )

    E-Mailimi açmadım... Pazartesi sabahı açtığımdada onlarca tartışma olmuştu...

    tek tek yazabileceğim noktayı geçimiş bu konudaki saldırı ve destekler... o yüzden tek tek hatırlamaya çalışarak cevaplayacağım...

    Eleştiri noktasının ötesinde direkt hakaretle beni "Ajdar" a benzetmekten, dedektiflik reklamı yaptığıma kadardan tutunda çocukluğumdaki psikolojik durumumu soranlara kadar bir çok apık sapık yazı yazılmış... Konu ve tartışma ortamı dışında... Bunlara kızan ve ayıp ettiklerini söyleyen arkadaşlar olmuş... Çok sağolsunlar çok nazik yaklaşmışlar ama hiç gerek yok... Ben birinin canı yandığında saldıracağını bilen biriyim... ve bu tür platformlarda düşüncelerim ile insanların canlarını yaktığımı da biliyorum! sıkıntım yok... yazsınlar.... hırslarını hayvan cağızlardan çıkartacaklarına benden çıkartmalarını bile tercih ederim... bu konuda çok samimiyim... Bu sebeple; İnsanların aklının bulanmasını istememem her soruyada cevap verilmelidir ilkesi ile ve kendi şahsımla ilgili İLK VE SON DEFA açıklama yaparak;

    1. Burada meslek reklamımı yapmam! yapmaya ihtiyacım olduğunuda sanmam ki ülkede tek yetkili kriminal uzman benim, kariyerimide tartışmam Özel Dedektiflik konusunda! Ne reklamı? Bu platformda mesleğimimi anlattım konuşmalarda da reklam yapayım???.... Komik!!!

    2. Hakaret etmeyin!!!... Kırılmam darılmam... kızmam... ama bu platformun kalitesinin düşürülmesinede izin vermem çünkü burada bende konuşuyorum!!! Kişilere yönelip konuları unutanlar bir süre içinde zaten kendileri bu platformlardan uzaklaşırlar... Kendinize bunu yapmayın! Yazık!

    3. Yaşamınızdaki herşeyi, icad edenler, yapan ve geliştirenler, benim gibi sivri ve uç kişilikler, önde olma cesaretini gösterenler ve "delidir" derecesinde algılanan insanlardır. Benzetildiğim ajdar gibi belki... : )

    4. Saldırıya uğrayan ve tartışmayı bilmeyen insanların en büyük zaafı ve hatası, karşısındakinin kişiselliğine saldırmaktır. Bunu kelimeler yada fiziksel şiddet ile gösterirler... Aranızda Avlanma tartışmaları yüzünden beni bulsa zıpkınlayacak derecede kızan arkadaşlar var! ? Nasıl yani???

    5. Bir arkadaş merak etmiş "sende avlandında sendemi çocukluğunda şiddet gördünde avlandın?" diye... Evet bende avlandım, gençliğimde şiddet gösterdim ve bunların sebebi babamın Asker kökenli bir adam olması ve çocukluğumun kötü geçmesi idi... Avalananların çoğunun sorunuda aynıdır! Bende çocukluğumda şiddet gördüm... ne olacak? Sende gördün! çünkü hayvanları avlıyorsun.... Bu kadar basit...

    6. Özel problemi olan telefon etsin bana!!! Burayı meşgul etmeyin!!!

    7. Kozlarımızı paylaşalım noktasına getirmeyin olayları!!! Eleştirileri kişiselleştirenleriniz beni kişisel olarak tanımış olanlarınız olmalı! Benim hayatıma gireceksiniz bir kaç ay tanıdıktan sonra bu hakkınız var! yoksa yok!...

    Dr. Joseph ERDEM
    CMAS XXX DIVER



    Az önceki mail eksik gelmiştir!!! aslı budur!!!

    Çok teknik dile girmeden anlatmaya çalışacağım...

    Dinazorlar döneminin sonu, insanın da son gelişim evrelerini temsil eden Homo Saphiens 'e denk gelir. O zaman T. Rex olarak bilinen tür en büyük et tüketici... o kadar büyük bir tüketim varki, insanlar mağradan çıkamıyor, avlanamıyor ve avlanacak hayvan bulamıyor. Dolayısı ile Mağara ve orman sıklıklarında bitki tüketimine eğiliyorlar... Bu yüzden "canin" olarak bilinen köpek dişlerimiz gelişmiyor ve sivirilip uzamıyor. Sonuç olarak geçmişinde et tüketen insan otçul bir yaşam ve beden tarzında gelişimini tamamlıyor... Ama hayvasal proteyinede ihtiyaç duymakta... Bu yüzden avlanırız...

    Şimdi, tükürük salgımız eti enzimlerine ayırmaz, mide asidimiz eti parçalayamaz, karaciğerimiz salgılarını et için çalıştırmaz ise neden et yiyerek kendimizi olmadığımız bir şey yani "avcı" sanalım???

    Etin faydaları... proteini... falan falan... İhtiyacımız olan hayvansal protein Süt ürünlerinde mevcuttur ve hiç bir canlıya zarar vermeden de elde edilebilir.....

    Dr. Joseph ERDEM
    CMAS XXX DIVER


    Bitkilerin sinir sistemi olması çok komik... mutlaka orta okulda öğretiliyor.... Hayvanları avlayan arkadaşlarımız buradan bana saldırmışlar.... waw! çok yaratıcı!!! : )

    Ancak rusyada yapılan bir araştırmaya göre cinayet mahalinde olan bitkilerin, sonra katilin olduğu ortamlarda, solma, çiçek veya meyve vermeme gibi tepki olarak algılanabilecek tavırlar sergilediğini bununda tepki ve algı sistemleri olduğunu ortaya koyduğunu açıklıyor. Bence doğru ki, bitkilerimizle konuştuğumuz ve sevgi gösterdiğimizde çiçek açtıklarını biliriz....

    Vejeteryan olupta bitki yiyen bir caniyim.... buda benim avcılık yöntemim... ot avlıyor ve onu kıtır kıtır yiyorum! hemde çiğ çiğ!!! iğrencim.... ne kadar canice maydanozu yatırıp kesiyor ve onun bacaklarını kollarını çorbama atıyorum!! Aman Allahım!!!

    En azından hayvanları avlamıyor yada canlarını yakmıyorum!!! Saçmalamayın....

    Dr. Joseph ERDEM
    CMAS XXX DIVER





    Ufacik bir hata!!!!,

    Dinazorlar gunumuzden 65 milyon yil once yok oldular (cretaceous'un sonu). Insansi ilk primatlar (Hominidler) ise 2 milyon yil once ye tarihleniyorlar. Insanlar ise (Homo Sapiens) ancak 100-120 bin yil once orta afrikada evrimlestiler. Dolayisi ile son T-rex ve ilk Homo sapiens arasinda 64-65 milyon yil var. Ayrica sik orman ve calilarda degil acik alan ve cayilarda (savan) yasadilar, bipedal yapisinin (iki ayak uzerinde hareket eden) diger primatlardan farkli olarak da bu sekilde evrildigi kabul edilir. Kisaca insanlarin dogal tarihinin tamami memelilerin hakim oldugu bir dunyada gecti. Kopek dislerinin korelmesine gelince pek cok degisik aciklama okudum (avi pisirmek, cesitli bir diyete sahip olmak vs) ama bunu ilk kez duyuyorum.

    Bir konuda duygusal ya da dusunsel olarak tavriniz olabilir ama bunu illa bilimsel verilerle destekleme kayginiz varsa en azi

  2. #2
    S.Koçyiğit
    Guest
    Ne adammış be kardeşim. ben bir müslüman olarak bu konuşmalarını kaale alamıyorum. evrimden bahsediyor adam, köpek dişi uzamadı falan diyor. şaşırtıcı. hala darwine inanan birileri var demekki.

  3. #3
    keyman(kubilay)
    Guest
    insanlar sabit fikirli olabılırler malesef ki

  4. #4
    Oktay UZDİYEM
    Guest
    Sabit fikire katılıyorum.Ne söylerseniz söyleyin onun doğrusu hep doğrudur.Biz yanlış yapmadığımız sürece ne derlerse desinler derim.Zaten istesekte susmazlar.Söylenen o kadar güzel sözler var ama hala dediğim dedikler.

  5. #5
    ZIPKINCI Mustafa KANMAZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05-02-2005
    Bulunduğu yer
    İstanbul, Turkey
    Yaş
    42
    Mesajlar
    1.532
    ""Duymak istemeyenden daha sağır biri yoktur""
    Mustafa KANMAZ CAD/CAM TOPSOLİD , RHİNOCEROS ,AUTONCAM ,AUTOCAD


    "Ben ölünce bir elimi tabutumun dışına atın . İnsanlar görsünler ki padişah bu dünyadan eli boş gitmiştir." {Kanuni Sultan Süleyman}

  6. #6
    imrozlu
    Guest
    bu diyaloglar saka gibi.....

  7. #7
    mustafa akgul
    Guest
    Zıpkınla balık avına karşı olan 2 tür insan var :

    1. Balık ve diğer hayvanları yiyen...

    2. Balık dahil hiç bir hayvan yemeyen...



    Birinci katagori için zaten hemen herkesin diyeceği şeyler belli. Zaten yazanlar yazmış. Bende yazmıştım hack davasına silindi...

    Ana fikir : "Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu kardeşim"dir...

    Sen önüne getirilen her balığa çift elle dalacaksın, kılçıkları dişinle sıyırırken "Bu zıpkıncılar harbiden katil hocam" diye geveleyeceksin...

    Yada mangaldaki tavuk kanatlarını yelleyeceksin, arada nefeslenirken bir yandan da "Nasıl acımıyolar vururken hayret valla" diye söyleneceksin...

    Kılçığını sıyırdığın balık ya da kanadını yellediğin tavuk androit ya....Ham maddesi plastik...Ağaçta yetişiyor ya da...Hasat zamanı ağaçtan piliç topluyor insanlar...

    Bizim avladıklarımızın ki can, senin yediklerinin ki canan...

    Sinirimize ve dilimize hakim olmaya çalışarak bu insanları da ikiye ayıralım :

    1. Şuursuzlar..

    2. Daha şuursuzlar...


    Şuursuzlar ile daha şuursuzları birbirinden ayıran, daha şuursuzların şuursuz olduğunu bilmemesi, farkında olmamasıdır...

    Adam bu salakça yorumu yaparken düştüğü derin çelişkinin farkında değildir...

    Biri çıkıp yukarda yazdıklarımdan dem vursa mavi ekran verecektir...

    Reset attığınızda eski haline geri döner ve bu kısır döngü amcamın helvasını yiyene kadar sürer...

    Kroniktir...


    Şuursuzlar, siz düştükleri çelişkiyi gözlerine sokunca "Ya ne bileyim böle vurunca çok vahşi oluyoooo" tarzından gevelerler...

    Hiç üstüne gidilmemeli "Sus ve git şu çayı demle" tarzı bir şeyler diyerek baştan savılmalıdır...

    Zaten pişmiş balık önlerine konunca vahşet yerini lezzete bırakacaktır...




    İkinci katagoriye giren arkadaşlar ile tartışmak yersizdir. Bir şekilde hayvan yemenin vahşet olduguna kanaat getirmişlerdir ve her zararsız görüşe duyulduğu gibi bu görüşe de saygı duyulmalıdır.

    Fakat bazı, sevgi hissi yorum kabiliyetini olumsuz etkilemiş insanlar, işi, hayvan avlayanların çocukken şiddet gördüğü yada dinlerin bu işe karşı olduguna dair abuk subuk çıkarımlar yapabilirler. Hoş karşılanmalı idrak yeteneği ile başbaşa bırakılmadırlar. Dünya genelinde zaten azınlıkta olan lakto ovo vejeteryanların daha da azınlıkta olan, yani bu görüşü fikri manada benimsemeyen insanları vahşi gören, kesimi içine girerler ki varlıklarına ehemmiyet gösterilmeli, kendilerine hassas davranılmalıdır.

    Bu "bazı"lardan biri zıpkınla balık avcılığına karşı oldugunu dile getiriyorsa %99 scubacıdır ve yazılı iletişim kurulan ortamlarda zıpkıncılara öfke saçar. Aynı hassasiyeti, aynı yazıları, aynı sinir gösterilerini çevresinde, avlanmayıp, avlanmış yada satın alınmış et, balık yiyen arkadaşlarına, akrabalarına gösterirler mi , aynı sıfatları onlara da yakıştırırlar mı bilinmez...Deri mont giyip giymedikleri de meçhuldür...Fakat omzuna 3 yıldız CMAS'ı takması üstüne afilli bir mesleği ve kariyeri olması deniz altına ilgi duyan insanların izlediği bir platformada her şeyi ben bilirim, en vicdanlı insan benim, en çok ben acırım hayvanlara, en çok ben severim hayvaları edası ile atıp tutması için yeterlidir.

    İşi evrim teorisine üstelik yalan yanlış bilgilerle getirip üstüne bazı "vahşi" arkadaşların bu gibi insanlara yaptıkları en popüler savunma olan "Bitkilerin de canı yok mu kardeşim? Onu niye yiyorsunuz o zaman" meselesinden dem vururlar ki yaptıkları açıklama içler acısıdır. Maalesef onların bitkilerinin canı da can değil "canandır"...

    Zannediyorum canlıdan anladıkları "haraket edebilitesi olan varlık"tır...Kaplumbağa yada koala hakkında kendi içlerinde çelişkiye düştüklerini sanıyorum..."Şimdi bu haraket ediyor mu etmiyor mu? Pırasa da rüzgarda sallanıyor o bakımdan???"

    Şahsi olarak bu gibi insanlardan bir beklentim yok.

    Oturup onlarla meselenin derinlerine inip avcılık spor mudur değil midir tarzından beyin jimnastiği yapmaya da niyetim ve mecalim de...

    Söyleceklerimi bu ortamda söyledim ben zaten...

    İşi kuralına göre yapanlara "gölge ihsan etmesinler" kafi...

    Bir de lütfen şu dış kümede kalan "vahşi"lere acısınlar..

    Sevsinler onları...

    Lakin onların bu tavırları bizi incitiyor, umursuyoruz, her balık vurdugumuzda aklımıza o sevgi dolu mesajları geliyor, içimiz kan ağlıyor...

    Saçmalıyoruz işte biz...

    Bir doğru sizsiniz..

    Biz, hayvan yiyenler, yani dünya genelinin yüzde bilmem kaçı, yamuğun önde bayrak sallayanıyız..

    Sizin gibi olmaya çalışıyoruz ama beceremiyoruz...

    Affedin...

  8. #8
    ZIPKINCI
    Üyelik tarihi
    02-04-2005
    Bulunduğu yer
    Çanakkale
    Mesajlar
    1.035
    Allah bizimkilere sabır versin Joseph'e de fikir feraset.
    Ardahan Dikme
    Teamapnea@yahoo.com
    Kuzey Egeliler____
    Extrablatt geri döndü.
    Poseidon Aşkına!!!

  9. #9
    Kerem Selçuk
    Guest
    Bu tip tartışmalar çevrecilerle avcılar,scubacılarla zıpkıncılar gibi zıt kutuplarda herzaman olmuştur oluyor ve olacaktır.
    Burada bizim yapmamız gereken en önemli şey zıt kutupta bulunan oluşuma hiç bir şekilde koz vermemektir.
    Bilakis kendimizi olabildiğince anlatıp karşı tarafla ortada buluşabileceğimizi ve ortak payda için birlikte haraket edebileceğimizi
    ifade etmektir.
    Trolmüş gırgırmış kirlilikmiş artık eskidi ve demode oldu
    Hep birlikte bişeyler yapmanın yolunu açmak gerekir diye düşünüyorum

  10. #10
    SÜMER ECE
    Guest
    üfff ne tartışmaymış be....adam nuh diyor peygamber demiyor...nasıl bir çelişki anlayamadım....
    nazikce benimle tanışın sizi 2 ay da terapi ederim bir daha elinize zıpkın almazsınız diyor....aslında bir ziyaret etmek lazım :twisted:

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. gene ben gene evin önü :)
    By dansc_07 in forum Photo - Fotoğraf Albümü
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 28-11-2017, 08:57
  2. scubacı arkadaşlar satılık u.s divers maskeler!
    By fender in forum Scuba - Eğitim - Malzeme - Teknikler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23-08-2006, 17:54
  3. Ayın Trofesi (Mart/2006) Mart Ayı 1. Sabri KILIÇ - SİNARİT
    By Emre İNAN in forum Trofe Seçimleri
    Cevaplar: 27
    Son Mesaj: 17-06-2006, 13:43
  4. gene vatozlar...
    By buffalo-emre südaş in forum Av Anıları
    Cevaplar: 27
    Son Mesaj: 18-12-2005, 17:04
  5. Zıpkıncı - Scubacı kutuplaşması üzerine...
    By mustafa akgul in forum Deniz Sohbetleri
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 03-09-2005, 11:24

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259