1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 12 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 18
Like Tree5Likes

Konu: Vurgun yememek için tam olarak ne yapılmalıdır?

  1. #1
    ZIPKINCI mithat_k - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06-10-2007
    Bulunduğu yer
    Adana
    Mesajlar
    408

    Vurgun yememek için tam olarak ne yapılmalıdır?

    İyi akşamlar serbest dalışta vurgun yeme ile ilgili yazıları okudum yalnız bazı yerleri anladım. Kimi yüzeye hızlı çıkışta azot sıvısı basınç azalacağından gaz haline döner ve damarda kabarcıklar oluşur ve felç olur kimi de 30-40 metreye 2şer dakikalık 60defa dalış yapılırsa olur diyor. Mesela ben günde 8 saat 10-15 metrede dalış yapıyorum. Benim vurgun yeme ihtimalim var mı. Ya da diyelim 25 metreye indim nefesim dipte tükendi normalden çok hızlı bir şekilde yukarı palet çırpmaya başladım. Bunda vurgun yeme ihtimalim var mı? Kesin bilgi verirseniz çok sevinirim
    Saygılarımla...
    Mithat KANTARMACI
    4 Mart 1985
    İskenderun/HATAY
    http://zipkinci.com/image.php?type=s...ine=1254896861

  2. #2
    ZIPKINCI rafetakkaya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    01-08-2006
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Yaş
    30
    Mesajlar
    1.119

    Cevap: Vurgun yememek için tam olarak ne yapılmalıdır?

    Azot benim bildiğim scuba aletli yani tüplü dalışta soluduğumuz tüpteki havada var.
    Yüzeye çıkarken belli metrelerde belli dakika durmamız mola vermemiz gerekir buna dekomprasyon değerleri deniyor bunu ezberleyebilirsiniz de , bazı saatlerden de okuyabilirsiniz.
    Yüzeye aniden beklemeden çıkınca kanda kabarcık olup felp ölüm olabilir.

    Bir de samba var.Halisülasyon görüp kendinden geçip suda dans eder gibi bilinçsizolunuyormuş.

    Bir de Senkop sığ su bayılması var.
    Serbest dalgıç zıpkıncı olduğumuz için ilk iki yazdığım bizde görülmez.
    Bizde görüleni senkop sığ su bayılması.
    Siteyi araştırırsanız yeterli bilgi zaten sabit başlıklarda vardır.

    Her dalışın arasına 5 dakika koyun.ara sıra su için.
    En önemlisi ard arda haaaa hoooo haaaa hooo diye derin derin nefes alıp vücudu kandırmayın.
    3 kere yapın en fazla.Fazla yaptığınızda vücut oksijen kalmasa bile ciğerde hala oksijen var zannediyor aldanıyor acil nefes alma hissini uyarıyı geç gönderiyor.
    Yüzeye çıkınca derindeki basınç azalıyor vücuda uygulanan tam yüzeye varırken uyuşma göz kararması ve bayılma oluyor.
    Sürç i lisan varsa affedin. Rastgele . Sağlıklı dalışlar.
    Govermant and DaarioNAHARIS like this.
    Rafet 1987 İZMİR

  3. #3
    ZIPKINCI
    Üyelik tarihi
    24-09-2006
    Yaş
    42
    Mesajlar
    7.225

    Cevap: Vurgun yememek için tam olarak ne yapılmalıdır?

    Mithat sen serbest dalışla aletli dalışı karıştırmışsın. Serbest dalışta, senkop (sığ su bayılması), aletli dalıştada "vurgun" vardır. Vurgun aletli dalışta vücuttaki azotun derinlik ve süreye dayalı olarak hızlı yüzeye çıkışlarda gaz haline gelmesi ve damarlarda tıkanmalara yol açıp felç durumuna sokmasıdır. Senkop ise serbest dalıcının derinden yüzeye çıkarken oksijen azalmasına dayalı bayılma olayıdır. Bu konuları iyice okumanı öğüt veriyorum çünkü bilgi eksikliği veya birbirine karıştırma hatalı dalışlar yapmana nedenolur. Senkop başlığını çok iyi oku derim..
    kraken likes this.

  4. #4
    ZIPKINCI Cengiz ÖZÇELİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    21-04-2005
    Bulunduğu yer
    ANTALYA & ANTALYA
    Yaş
    39
    Mesajlar
    3.294

    Cevap: Vurgun yememek için tam olarak ne yapılmalıdır?

    Mithat abicim sen yanlış okumuşsun o okuduklarını. Oktay abinin dediği gibi olacak. Sen baştan bir daha oku istersen.

    Scuba (aletli-tüplü) dalışlarda dekompresyon zamanlarına uymazsan vurgun yersin. Büyük bir ihtimalle.
    Cengiz ÖZÇELİK - 1978

    " Dive4Life "
    Cep: 0533 620 06 62

  5. #5
    ZIPKINCI mithat_k - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06-10-2007
    Bulunduğu yer
    Adana
    Mesajlar
    408

    Cevap: Vurgun yememek için tam olarak ne yapılmalıdır?

    Bu yazıyı bu siteden aldım okursanız sevinirim. Serbest dalışta da vurgun yeme ihtimali az da olsa varmış. Ben yanlış okumadım buyrun siz de okuyun.

    Oysa durumun Serbest Dalışı da ilgilendiren kısmı vardır..

    Bildiğimiz gibi Serbest Dalış, sualtında hareket etmenin en eski ve doğal şeklidir. Dalıcının taşıdığı bir basınçlı hava kaynağı ya da yüzeyden destekli bir soluma sistemi mevcut değildir. Teorik olarak serbest dalıcının herhangi bir malzemeye ihtiyaç duymadan bu eylemi gerçekleştirmesi mümkündür. Günümüzde bildiğimiz üzere çeşitli malzemeler yardımıyla dalışlarımızı gerçekleştirmekteyiz ve Vurgun konusundaki genel görüş de bu hastalığın serbest dalışta risk oluşturmadığı şeklindedir. Fakat 1960lardan beri yapılan araştırmalar neticesinde Dekompresyon hastalığı riskinin serbest dalışta da mevcut olduğu ortaya konulmaktadır.

    Kimi görüşler ise bu riskin çok düşük ihtimalli olduğunu belirtir: Örneğin, serbest dalışta akciğerlere yüzeyde doldurulan hava, derine indikçe azalmaya başlar. Akciğerin hacmi 10 metrede 1 / 2, 20 metrede 1 / 3 ... oranlarında azalır. En baştaki soruya dönecek olursak, deniz memelileri serbest dalış yaptıklarından vurgun olayı görülmez. Benzer biçimde, serbest dalış yapan insanlarda da vurgun olayı görülmez. Ancak deniz memelilerine tüplü dalış yaptırılırsa onlarda da vurgun, emboli gibi dalış hastalıkları görülebilir. Tüm bunların yanında serbest dalışta küçük bir olasılık da olsa vurgun yendiğini belirten yayınlar da var. Ancak bunun gerçekleşmesi için insanın oldukça uğraşması gerekir. Sınırlarının çok üstünde, örneğin 60-70 metrelere arka arkaya 10-15 kez dalmak gibi.

    Buna rağmen, genel ve basit tanımıyla inert gazların çözüldüğü dokularda hızlı dekomresyon sebebiyle oluşan kabarcıklar olarak ifade ettiğimiz Vurgun.un Serbest dalışta görülebilmesi için tek hava kaynağı akciğerlerimizdeki hava olmalıdır. Arka arkaya yapılan dalışlar söz konusu olduğunda serbest dalışta da vurgun riskinden bahsetmek mümkündür. Yalnızca bir serbest dalıştan sonra dokularda biriken nitrojen, semptomlar görülemeyecek kadar az olmaktadır.

    Arka arkaya yapılan dalışlarda ise, arada yeterli süre beklenmediği taktirde, dokularda biriken nitrojen miktarı artacaktır.
    Art arda yapılan nefessiz dalışlarda azot gazı birikir. Örneğin 30 metreye daldığımızda 4 atm. basınç altında oluruz azot kısmi basıncı da 3.16 atm. olur. 1 dakikalık dalış sırasında ancak 6 dakika beklersek azot seviyesi eski haline döner. 30 dakikalık dalışlardan 4 tanesini sadece 1 dakika yüzey arasıyla yaparsak dokuda önemli ölçüde azot birikir. Bunu yapabilmek için de oldukça iyi bir kondüsyon gerekir. Buna rağmen tıp kaynaklarında bu tip vakalar ender de olsa mevcuttur. Bunlardan birinde erkek olan vaka 5 saat içinde, 20 metre derinlikte 2 dakika kalmak suretiyle 60 dalış yapmış. Dalış sonunda eklem ağrısı, nefes almada güçlük, görüş bozukluğu, karın ağrısı şikayetleri olmuş. Bu semptomlar basınç odasında 6 atm. basınçta yok olmuş. Tedavi 20 saat sürmüş.
    Bu olayın oldukça zor olmasından dolayı vurgun, yani dekompresyon hastalığı çoğu kez tüplü olur denir.
    Paulev ve Lanphier.in çalışmalarıyla serbest dalışta vurgun hesabı yapılması için bir yöntem geliştirilmiştir. Bu hesabı yapabilmek için, dinlenme süresiyle dalış süresinin oranına ve dalıştan çıkış hızına bakılır. Bunlara da dayanarak bir Eşdeğer Derinlik hesaplanır. Lanphier. e göre, örneğin dalış zamanı ile dinlenme zamanı birbirine eşit ise, eşdeğer derinlik gerçek derinliğin yarısı kadardır, çıkışın hızlı gerçekleşmesi durumunda ise eşdeğer derinlik asıl derinliğin %65 .i kadar hesaplanmalıdır.Dalış zamanı olarak ise dalış zamanıyla yüzey zamanı birlikte alınır. Hesaplanan derinlik ve süre bir aletli dalış tablosundan kontrol edilmelidir.

    Bu hesap gösteriyor ki 30-40 mt.ye uzun saatler boyunca, arka arkaya yapılan dalışlar kolaylıkla dekompresyon hastalığına sebep olabilmektedir. Örnekleyecek olursak; 1958 yılında Fransız Polinezyası’ na bir araştırma gezisi yapan Cross, Tuamotu takımadalarında yaşayan sualtı avcılarını incelemiştir. Crossun yerli avcılardan duyduğu Taravana kelimesi, dekompresyon hastalığının semptomların işaret eden çıldırmak anlamına gelmektedir.

    Nadir de olsa varlığı hale sürdüren Fransız Polinezyalı dalgıçlar, inci ya da balık avlamak amacıyla 30 mt ve üstü derinliklerde ki sularda, 2 dakikayı aşkın sürelerde kalıyorlar ve bu dalışları 5-6 saat boyunca sürdürüyorlar. Cross, hastalığı gözlemlediği sürede kısmi felç, felç, baş dönmesi, bilinç kaybı ve hatta ölüm vakalarına rastlamıştır. Çalışmalar sırasında özellikle hastalığın oluşma mekanizmasını anlamak açısından önemli görülen bir diğer bilgiyse dalgıçların mükerrer dalışları sırasında üş ila dörder dakikalık aralar vermeleridir.
    Bir diğer örnekte ise, Dr. Paulev; Danimarka Kraliyet Donanmasında yaptığı çalışmada, acil durum denizaltı tahliye çalışması amacıyla 100 feet.ten (30,48 mt) serbest çıkış yapan bir sıhhiye subayını incelemiştir. Subay, bu derinlikten 60 kere çıkış yapmış ve bunlar sırasında dalış zamanları ikişer dakika ve yüzey zamanları 1-2 dakika sürmüş. Yaklaşık 5 saat süren dalışlardan sonra bacaklarda hissizlik, mide bulantısı, görsel bozukluklar ve sağ kolda uyuşma şikayetleri oluşuyor. Subaya hiperbarik odada tam tedavi tablosu uygulandıktan sora tüm anormalliklerin geçtiği saptanıyor..

    Tekrar Tuamotulu dalgıçların dalış profillerini ele alırsak, 30 mt.ye gerçekleştirilen ve dalış zamanı-yüzey zamanı oranı bir olan dalışlardan bahsetmiş oluruz. Hızlı çıkılmadığı varsayılarak eşdeğer derinlik asıl derinliğin yarısı kadar yani 15 mt. Olarak alınır. U.S Navy Tablosu 15 mt.ye gerçekleştirilen dalışlarda dekompresyonsuz dalış limiti olarak 100 dk. yı gösterir. Dolayısıyla bu dalış profilini 5-6 saat boyunca uygulayan bu dalgıçlar sınırları hayli aşmış olurlar. Sinir dokularının yarılanma ömrü en kısa olan, yani en çabuk nitrojen çözen dokulardan olduğu hesaba katılırsa, bu dalgıçlar için nörolojik (sinir sistemiyle ilgili) hasar bırakacak ciddiyette semptomlar görülebilir.

    Bu hesap şekli, rekortmen serbest dalıcıların gerçekleştirdiği dalışlarda dekompresyon hastalığına yakalanma risklerine dikkat çeker. Özellikle No Limits kategoride 3 - 3,5 dk gibi kısa sürelerde inerken asansör, çıkarken de blon yardımıyla (ortalama 4 mt / sn hızla) 200 mt. lere yapılan dalışlarda çok hızlı bir kompresyon ve dekompresyon yaşanmaktadır. Tek bir dalış yapılmasına rağmen, bu dalgıçlarda tehlikeli boyutlarda kabarcık oluşumu ve nörolojik problemlerle karşılaşılması olasıdır.

    Bu alanda yapılan araştırmalar henüz gelişme aşamasındadır ve sunulan hesap şekli dalış sırasında gerçekleşen fizyolojik değişiklikleri tam olarak modelleyememektedir.
    Mithat KANTARMACI
    4 Mart 1985
    İskenderun/HATAY
    http://zipkinci.com/image.php?type=s...ine=1254896861

  6. #6
    ZIPKINCI Çağatay Kemal KURNUÇ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12-01-2007
    Bulunduğu yer
    İZMİR / ŞİRİNYER
    Yaş
    41
    Mesajlar
    7.228

    Cevap: Vurgun yememek için tam olarak ne yapılmalıdır?

    Sonuç olarak vurgun falan yemezsin korkma. Sen senkoptan kork Allah muhafaza.
    NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE

    Let's face it
    Robbery rising
    We're all bad all, bad all faces
    .....
    ...
    .

  7. #7
    ZIPKINCI beatlemaniac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23-08-2005
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    33
    Mesajlar
    330

    Cevap: Vurgun yememek için tam olarak ne yapılmalıdır?

    Merhaba
    Belirttiğiniz sayfada

    "Tekrar Tuamotulu dalgıçların dalış profillerini ele alırsak, 30 mt.ye gerçekleştirilen ve dalış zamanı-yüzey zamanı oranı bir olan dalışlardan bahsetmiş oluruz. Hızlı çıkılmadığı varsayılarak eşdeğer derinlik asıl derinliğin yarısı kadar yani 15 mt. Olarak alınır. U.S Navy Tablosu 15 mt.ye gerçekleştirilen dalışlarda dekompresyonsuz dalış limiti olarak 100 dk. yı gösterir. "

    denmiş. Benim bu yazıdan anladığım 30 metrelerde av yapan birisi 100 dakikalık dalış yaparsa vurgun riski oluşmasıdır. Yani 2'şer dakikalık apnea süreli 50 dalış gerçekleştirirsek 30 metreye, vurgun yiyebiliriz evet.

    Sizin dediğiniz derinlikler için, yani 10-15 metreler için dekomprasyon tablolarında 5-7.5 metrelere bakmak lazım. (Yazıda "Bunlara da dayanarak bir Eşdeğer Derinlik hesaplanır. Lanphier. e göre, örneğin dalış zamanı ile dinlenme zamanı birbirine eşit ise, eşdeğer derinlik gerçek derinliğin yarısı kadardır, çıkışın hızlı gerçekleşmesi durumunda ise eşdeğer derinlik asıl derinliğin %65 .i kadar hesaplanmalıdır." denmiş, hızlı çıkmadığınızı varsayarak dalış derinliğini yarısını aldım, 5-7.5 metre arası çıktı.) Benim elimdeki dekomprasyon tablosunda alt derinlik limiti olarak 9 metre mevcut ve bu derinlikte 653 dakika kalırsanız vurgun yeme riskiniz var tabloya göre. Yani 18 metreye 2'şer dakikalık 325 dalış yapmanız lazım(Yine satıha yavaş çıkıldığını varsayarak dalış derinliğinin %50'sine göre hesap yaptım, 9m*2=18m).

    Aletli dalış yapmadan önce serbest dalış yaparsak bunun dalış planlaması yapılırken gözönünde bulundurulması gerektiğini düşünüyorum bu yazıyı okuduktan sonra. Sonuçta serbest dalarken soluduğumuz havada da azot var. Bu yüzden de serbest dalarken kanda azot birikmesi oluyor ki, vurgun belirtileri görülüyor. Bunun da aletli dalış sırasındaki süreleri etkileyeceğini düşünüyorum.


    "Ya da diyelim 25 metreye indim nefesim dipte tükendi normalden çok hızlı bir şekilde yukarı palet çırpmaya başladım. Bunda vurgun yeme ihtimalim var mı? Kesin bilgi verirseniz çok sevinirim"

    demişsiniz bir de. 25 metrede avlanırken nefesiniz bitmişken çıkışa geçerseniz, o zaman büyük ihtimalle sığ su bayılması geçirirsiniz, ama nedeni son sürat yukarı çıkmanız değil, akciğerlerinizdeki tüm oksijeni tüketmiş olmanızdır.(nefesim bitince çıkışa geçtim yazmışssınız o yüzden oksijen bitti dedim ) Sığ su bayılması nedenlerini uzun uzun anlatmayayim burada, zaten sığ su bayılması ile ilgili olan metinlerde gerekli tüm açıklamalar yapılmış.

    Ben CMAS 1* dalıcıyım, eğitim dalışlarımdan sonra dalış yapmadım, zaten yeni aldım diyebiliriz brövemi. Bu yazıda yazdıklarım benim genelde bu siteden okuduğum ve scuba eğitiminde aldığım bilgilerle yazılmıştır, lütfen beni bir uzman sanıp yazdıklarımı kanunmuş gibi algılamayın. Umarım bir uzman yukarıda kalın punto ile yazdığım bölümle ilgili görüş belirtir, genel olarak metinde eksik/yanlış birşey varsa düzeltir.

    Herkese kazasız belasız dalışlar dilerim.
    Govermant likes this.
    Berkin Birol - 1984

  8. #8
    ZIPKINCI Cengiz ÖZÇELİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    21-04-2005
    Bulunduğu yer
    ANTALYA & ANTALYA
    Yaş
    39
    Mesajlar
    3.294

    Cevap: Vurgun yememek için tam olarak ne yapılmalıdır?

    30 ve 40 mlerde dalış av yapan kaç kişi tanıyorsunuz? 50 dalış üstüste yapan kaç kişi...
    Ya da siz bu derinliklerde bu sayıda dalış mı yapıyorsunuz?
    Bu durumda sizin vurgun yeme olasılığınız nedir? Eğer teori doğruysa?
    Cengiz ÖZÇELİK - 1978

    " Dive4Life "
    Cep: 0533 620 06 62

  9. #9
    ZIPKINCI beatlemaniac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23-08-2005
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    33
    Mesajlar
    330

    Cevap: Vurgun yememek için tam olarak ne yapılmalıdır?

    Alıntı Rookie Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    30 ve 40 mlerde dalış av yapan kaç kişi tanıyorsunuz? 50 dalış üstüste yapan kaç kişi...
    Ya da siz bu derinliklerde bu sayıda dalış mı yapıyorsunuz?
    Bu durumda sizin vurgun yeme olasılığınız nedir? Eğer teori doğruysa?
    Ben bu derinliklerde bu sayıda dalış yapıyorum demedim dikkatli okuduysanız, sadece yazılmış makaleyi yorumlayıcı bir yazı yazdım. Ayrıca yazılmış makalede de vurgun belirtileri gözüken kişilerin belirttiğiniz derinliklere çok uzun saatler daldığı da söylenmiş. Ben o derinliklere o kadar çok dalış yapan birini şahsen tanımıyorum, ancak yazıda alıntı yapılan makaleyi yazan kişi araştırmış ve bu kişilerin olduğunu söylemiş. Bakın aynen şöyle yazıyor:

    "Nadir de olsa varlığı hale sürdüren Fransız Polinezyalı dalgıçlar, inci ya da balık avlamak amacıyla 30 mt ve üstü derinliklerde ki sularda, 2 dakikayı aşkın sürelerde kalıyorlar ve bu dalışları 5-6 saat boyunca sürdürüyorlar. Cross, hastalığı gözlemlediği sürede kısmi felç, felç, baş dönmesi, bilinç kaybı ve hatta ölüm vakalarına rastlamıştır. Çalışmalar sırasında özellikle hastalığın oluşma mekanizmasını anlamak açısından önemli görülen bir diğer bilgiyse dalgıçların mükerrer dalışları sırasında üş ila dörder dakikalık aralar vermeleridir."

    Konuyu başlatan mithat_k isimli kullanıcı da 10-15 metrelerde av yaparken vurgun yer miyim diye bir soru yöneltmiş, ben de alıntı yaptığım yazıdaki mantığa göre 10-15 metrelerde dalıp da vurgun yemesi için ne kadar kalması gerektiğini yazdım. Bunu yaparken de makalede belirtilmiş olan hesap yöntemini kullandım. (Satıha çıkışın hızlı yapılmadığını varsayıp, dalış yapılan derinliğin yarısını aldım ve bu değer için dekomprasyon tablolarına başvurdum)

    Ben genelde Marmara'da avlanıyorum ve dalış derinliğim 0-7 metre arası. Apnea sürem ancak çok iyi dinlenirsem 2 dakikaya ulaşıyor, ortalama 1:30 diyebiliriz. Satıha yavaş bir şekilde çıktığımı varsayarsak, yine dalış derinliğinin yarısını almamız gerekiyor tablodan bakmak için. Yani 7/2 =3.5 metre.
    Elimdeki dekomprasyon tablosunda en sığ derinlik 9 metre ve o derinlik için de 653 dakika süre belirtilmiş. Bu derinlikte bile vurgun yemem için 435 dalış yapmam lazım kabaca(635/1.5=435). Hele hele 3.5 metre için tabloya baktığımızda çok daha uzun süreler çıkacaktır, o yüzden pratik olarak vurgun yemem imkansız.
    Ayrıca zaten yapılan dalış 1.5 dakika sürüyor, 1.5 dakika da satıhta dinlenmiş olsak, iki dalış arası geçen süre 3 dakika olur. 453 dalış demek 3*453=1359 dakika demek, bu da 22.65 saat eder, ki zaten gece dalmıyorsak bu kadar uzun süre dalamayız.

    Makalede verilen örneğin sağlamasını yaparsak:

    30 metrelerde avlanan dalıcılardan söz ediliyor, satıha yine süratli çıkmadıklarını varsayıyoruz. Yani ortalama dalış derinliği = 30 metre* 0.5 =15 metre.
    15 metre derinlikte vurgun yemek için kalınması gereken süre 99 dakika. Bu dalıcıların ortalama 2şer dakikalık dalışlar gerçekleştirdiklerinden de bahsedilmiş yazıda, bu durumda 99 dakika/2 dakika=45 dalış yapılması lazım vurgun yemek için.
    Bu dalıcılar 3 ila 4 dakika arasında satıhta dinleniyorlarmış, o zaman iki dalış arasındaki geçen süre 2+4=6 dakika olacak. Bu durumda 45 dalış * 6 dakika = 270 dakika, bu da 4.5 saat eder. Makalede de 5 saat süreyle dalındığından bahsedilmiş, değerler birbirine yakın, mantıklı bence.

    Bir önceki yazdığım cevapta da dediğim gibi ben uzman değilim, sadece makaleyi yorumladım.

    Bir de şöyle bir durum var son olarak eklemek istediğim. Bildiğim kadarı ile bu dalış tabloları en zayıf bünyeli insanlara yapılıyor ki, dalış sırasında herhangi bir tehlike olmasın. Zaten 30 metrelere bu kadar çok dalış yapabilen birisi kondisyonludur, derin suya alışkındır diye de düşünüyorum. Bu durumda o derinliklerde vurgun yemesi için daha uzun süreler geçmesi gerekir. Yine de vurgun belirtilerine rastlanmış olayların olduğu söylenmiş, demek ki minnacık da olsa bir risk var derin dalışlar için.
    Berkin Birol - 1984

  10. #10
    ZIPKINCI Cengiz ÖZÇELİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    21-04-2005
    Bulunduğu yer
    ANTALYA & ANTALYA
    Yaş
    39
    Mesajlar
    3.294

    Cevap: Vurgun yememek için tam olarak ne yapılmalıdır?

    Berkin bunu ben sana yazmadım. "Vurgun yer miyim?" şüphesiyle bu başlığı açan Mithat için yazdım.
    Mithat'ın bu şüphelerinin yerinde olması için ileri seviyede dalıcı olması gerekir. İnci avcıları vs. gibi. İleri seviye dalıcısı iseniz böyle bir risk vardır. Bunu bende kabul ediyorum.
    İleri seviye dalıcılar için düzenli olarak basınç odasına girmenin riski kontrol etmek için gerekli olduğunu düşünüyorum.
    Cengiz ÖZÇELİK - 1978

    " Dive4Life "
    Cep: 0533 620 06 62

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Vurgun yiyen kirlangic
    By ÜSKÜDARLI in forum Photo - Fotoğraf Albümü
    Cevaplar: 33
    Son Mesaj: 15-09-2008, 09:58
  2. Vurgun Yemek Nasıl Olur
    By ORBAY in forum Zıpkıncı Kahvesi
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 14-08-2008, 19:57
  3. Vurgun yine can aldı
    By Tolga Can in forum Zıpkıncı Kahvesi
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 10-06-2008, 11:51
  4. VURGUN
    By Şeref ÖZGÜR in forum Deniz ve Dalış Hastalıkları
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 01-11-2005, 09:08
  5. Depremde vurgun olurmu?????
    By İbrahim TEKE in forum S.S.S
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 30-12-2004, 14:54

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195