DAHA DERİNE NASIL DALARIZ DAHA BÜYÜK BALIK NASIL VURURUZ!

Evet arkadaşlar sizlerle beni ziyaret eden arkadaşların sıkça dile getirdiği bir kaç konuya dikkatinizi çekeceğim. Bunların bazıları çok önemli takip edip arkadaşlarımızı bilinçlendirelim. Arkadaşlarımın çoğu "fuat hocam(hoca kelimesini saygıdan olsa gerek kullanıyorlar zira ben parayla kurs vermiyorum,herhangi bir üniversite veya camide de hocalık yapmam) daha derine nasıl dalabiliriz, su altında daha fazla nasıl kalabiliriz gibi tehlikeli ve kişiye göre değişken sorular soruyorlar. Sorular bile tehlike geliyor diyor.

Sevgili arkadaşlarım daha derinlere inilmekle daha büyük balık vurmanın arasında tahmin ettiğiniz gibi büyük bir artan oran yoktur. Derinde balıkların ürkeklikle ilgili gösterdikleri tepkiler tartışılmaz daha azdır ancak beraberinde getirdiği tehlike ve götürüler daha fazladır. Balığın gösterdiği tepkiyi değiştiren o kadar unsurlar vardırki eğitimi ve bilgisi az olan arkadaşlarım çözemez. Balık, o günkü akıntıdan tutunda su sıcaklığı, güneşin konumu,ayın konumu, meradaki yem, göç zamanları, sudaki o2, kirlilik, tuzluluk oranı vs gibi bizim dikkatle analiz yapmadığımız veya yapamadığımız bir çok nedenden etkilenir ve ona göre tepkisi değişik olur. Bu yüzden derin dalışa yöneliceğimize bu analizleri daha dikkatli yapmanızı tavsiye ederim.

Dalışlarınızı ayrıntılı olarak düzenli bir şekilde kayıt altına alın. Hemen bu gün başlayın. Bu defterde, defterde diyorum mutlaka bir suretini sanal alemden uzak tutun. Defterde dalış tarihi, hava ve deniz durumu (tahmin edilen ve gerçekleşen)dalışa gidilen bölge, taranan mera, su sıcaklığı, meradaki akıntı, varsa görülen balık, vurulan balık, balıkların genel olarak gösterdiği hareketlilik davranışları gibi bilgiler mutlaka bulunsun. Ayrıca bunlara sizlerde gerekli gördüğünüz eklemeleri yapabilirsiniz. Emin olunki kısa zamanda elinizde oluşacak bu portföy size kimseden parayla yada parasız alamayacağınız bilgileri kazandıracaktır ve balık vurmanın daha derine dalmakla değil balığı ve serbest dalışı iyi analiz etmekle olacağını göreceksiniz.

Diğer bir husus 9 m altına yapılan dalışlarda yanınızda mutlaka tercihen sizden daha iyi bir partneriniz bulunsun. Bu gün genç arkadaşlarımı yokladığımda hemen hiç birinin ilk yardım temel kursu almadığını gördüm. Bu çok üzücü ve düşündürücü. Balık vurmak için dünyanın parasını veriyorsunuz, dünyanın zamanını ve emeğini harcıyorsunuz ama bir ilkyardım temel kursuna zaman ve küçük bir bütçe harcamıyorsunuz. Olacak şey değil anlamakta güçlük çekiyorum.Federasyonun ve sağlık kuruluşlarının kursları var hemen başvurun.

Şimdi gelelim sığ su bayılması ve dekomperasyona. Bunların ne olduğunu tekrar etmeyeceğim hemen her türlü tarifini duymuşsunuzdur. Benim söyleyeceğim şeyler bunlara sebeb olan ve görmezden bilmezden gelinen noktalar. Sevgili arkadaşlarım insan vücudu, sağlıklı bir erkekseniz, sualtı şartlarına hızla adapte olur ve 20 m kısa bir eğitimden sonra rahatlıkla inilebilecek bir derinliktir ancak iyi bir su altı avcısının önce iyi bir serbest dalıcı olup ondan sonra sualtı avcısı olması gerekmektedir. Dikkat ediyorum arkadaşlar daha derine nasıl dalarız daha iyi balık nasıl vururuz bunun peşinde tamam onuda yapın ama önce güvenli bir serbest dalıcı olun sonra vurmaya veya derine dalmaya çalışın. Yoksa zaten öbür dünyada balık vurulduğunu zannetmiyorum. Ayrıca yine önemli bir husus serbest dalışta aşağıda ne yapıldığıda önemli. 35 m. ye serbest inilip çıkılmakla elinde tüfek 16 m. de balık vurmak aynı şey değil. Ben 35 m ye dalıyorum balıkta vururum. Zor o biraz. Kimsenin gazına gelmeyin bu konuda edilen özendirici laflara itibar etmeyin. Her vucudun bir fizyolojisi, vital kapasitesi ve perfonmansı vardır ve bu unsurlar herkeste farklılık gösterir. Fuat 15 m ye iner balık vurur sedat 20 m de ahmet mehmet 25....56... önemli değil. Önemli olan herkesin kendisini bilmesi ve başkasıyla sonu ölümle bitecek bir dansa girmemesi. Dalışa giderken her zaman sizi evde bekliyen birileri olduğunu ve bu birilerinin sizleri çok sevdiğini ve değer verdiğini unutmayın.

Daha DERİNE dalmak yerine avcılığınızı serbest dalış tekniklerinizi ve analizciliğinizle geliştirerek ilerletmeye çalışın.
Derin dalışlar (20 m ve altı) da iki dalış arasında en 4 dakika zaman bırakarak kanınızda biriken co2 ve azot miktarını düşürün. Sığ su bayılmasının hiç bir ön belirtisi olmayabilir. Genelde olmazda. Ama kural kesindir ve tabiat kanunudur. Yüzeye çıkışta basıncın azalmasıyla o2 ye aç olan hücreler son kalan o2 yi emince beyine o2 gitmez ve beyin ölmemek için kendini korumaya alıp şalteri indirir. Bundan kaçınmanın en iyi yolu iki dalış arasında emniyetli zamanı bırakmak daha iyisi partnerinizle sırayla dalmak, birbirinizi kollamak ve oluşabilecek komplikasyonlarda müdahele etme imkanı bulmaktır. İşte bu müdahaleyi yapabilmek için cankurtarma kursu bilmen gerekir.yoksa kalbi durmuş olan partnerini kıyıya çeker üstüne kapanıp ağlarsın. Allah göstermesin başımıza gelmişliği vardır. Laf olsun diye söylemiyorum.

Ülkemizde serbest dalışla ilgili maalesef yeterli kurs ve kaynak yoktur. Yabancı yayınlardan ve kurslardan takip etmek mümkündür. İsteyene bu konuda da yardımcı olur yönlendiririm..

Yine diğer bir önemli konu genç arkadaşlarım sudan çıkınca soruyor."hocam sinariti nerden kaptın levreği nerde gördünde vurdun. Biz 30 m. ye kadar baktık bir şey göremedik"Sevgili arkaşlarım demekki bakmadığınız yerler ve şeyler varmış.siz 25 30 m lerde ararken ben bu yaşta o açığı tecrübemle kapamaya çalışırım. Dolayısıyla yaşı ne olursa olsun konuyu sizden daha iyi bilen biri olduğunda görmezden gelmeyin tecrübe ve bilgilerinden faydalanın fikir teatisinde bulunun. Benim hala genç arkadaşlarımdan öğrendiğim şeyler vardır. Bir önemli hususa daha temas edip şimdilik ara vereyim. Piyasa bolca bulunan sualtı vcd lerinin derin ve uzun dalışlara özendirdiği hepinizce aşikardır. Evde çay kahve içerken 1 saat 45 dakka çabuk geçiyor tecrübesiz arkadaşlar o avcıları devamlı o derinliklere daldıklarını ve her dalışta balık vurduklarını zannediyorlar. Arkadaşlar bu vcd leri tabiki izleyin tekniğinizi çok ilerletir çok faydalıdır. Ancak o vcd nin sizin izleyecek hale gelmesi için otalama 1.5 yıl zaman ve 30 saatlık görüntünün harmanlanıp montajlanıp kurgusunun yapıldığını bilin. Dolayısıyla o insanlarda o derinliklere günde 4 5 defa iniyorlar sakın üstüste dalıyorlar diye algılamayın. Son olarak hırsınızın esiri olmayıp sağ duyulu davranın.

Tamamdır işte mesaj alınmıştır.Gökhan’ın düşüncelerini samimi bir şekilde ifade etmesi konunun hassasiyetini ve önemini ortaya koymuştur.tabiiki yukarıya güzel bir avla çıkmak çok güzel bir duygu ancak o derinliklerde avlanan ustaların ve arkadaşların genel durumunu değerlendirmeden bende oralarda avlanayım dedin mi durum kötü.hiç aklından çıkarma o insanlar kaç senedir dalıyor toplam dalış saati ne vücut form durumları ne bunları unutma.o seviyelere gelebilmek için uzun dalış zamanı ,antreman kendine bakma ve kaynaklar araştırmalar takip etmek gerekiyor.kendi hırsına ve egona gem vuramayıp bende yaparım dedin mi bir yerden açık verirsin.istediğin kadar genç ol vücudun mükemmel olsu bu seferde toplam bilgi eksikliği ve tecrübeden yanarsın.bunlar çok kısa zamanda oluşmuyor yılların geçmesi ve titiz dikkatli bir çalışmanın sonunda oluşuyor.Yıllardır benle tanışıp hocam bu işi bana öğret diyenleri hep geri çevirdim bunun sebebi bilgimi ve tecrübelerimi sakınıp kıskanmam değil oluşabilecek kötü neticede kendimi manevi yüke sokmamak içindi.bu şekilde olan talepleri bu işin eğitimini veren arkadaşlarıma yönlendirip temel eğitimini almalarını ondan sonra benimle dalışlara gelip kendilerini ilerletmelerini söylemek oldu.bu sporun yapıldığı ortam insanın yaşamına uygun değil.diğer sporlarda olduğu gibi yoruldum,sakatlandım biraz dinleneyim kendime geleyim.kendine geldiğinde bakmışsın öbür dünyadasın.Kimseyle yarışa girmeyeceksin kendi kulvarında elinden geleni yapıp limitlerini zorlamadan bilgi ve tecrübelerini arttırıp seviyeni sindirerek yükselteceksin.sindiremediğin yemeğin bile midene oturup rahatsızlık verdiğini düşün.Limit önemli bakın size 1980 yıllarda Avrupa şampiyonu olan Hristo Yanchev den bana kendisinin anlattığı bir anekdot.Mayorka adasında yapılan yarışmada O yıllarda dünya şampiyonluğunu pek kimseye kaptırmayan Emangueli yarışmada iri orfos lar vurduğunu görüp kendisinin de peşinden daldığını suyun en az 30 metre görüş mesafesine sahip olduğunu 42 metrede kulağında büyük bir patlamayla beraber acı duyduğunu kendinden geçmek üzereyken mucize eseri yukarı çıktığını ve doğrucu hastaneye kaldırdıklarını ,sağ kulağının büyük tahribata uğrayıp zarın tamamen yırtıldığını ve bir daha dalmasının zor olduğunu öğrenmiş.Milli takım doktorları olan Sava zakarov’un çabaları ile yapılan ek bir kulaklık ve maskeye bağlı bir basınç aktarma borusuyla dalışını sürdürmek zorunda kaldığını ve bana o tarihlerde benimde ilerde ustalaşıp şampiyon olacağımı ama hiçbir zaman kimseyle kıyaslama yapıp limitlerini zorlama dediğini hep hatırladım.Bunu o yıllarda Avrupa şampiyonu olan bir sporcu egosuna kendisinden daha iyi dalabilecek birinin olduğunu yediriyorsa arkadaşlarımın haydi haydi yedirmesi lazım.yediremezsen ailen,dostlarınla beraber helvanı yer bunu unutma.Gökhan demiş ki bu işin ticaretini yapmadığımıza göre .çok doğru bu işin ticareti şu anda yasak olduğuna göre söyleyecek bir şey yok.ancak yapıldığı da herkesçe malüm.Benim tanıştığım daha bu işe çok yeni başlamış arkadaşların bile bu işe çok özendiğini hatta büyük bir özentiyle balık vurup sattığını bununla geçindiğini söylüyor.Ben bunlara gülüyorum arkadaşlar.Bu işle devamlı yaşamını sürdüremezsin.sana sebebini anlatayımda bu konuda bir açıklığa kavuşsun.bu arada sana diye bahsettiğim kişi hayali olup sadece bu konulara dikkat etmeyen ve özenen kişidir kims e üstüne alınmasın.Bak güzel kardeşim zıpkınla vurduğun balığı satarak yaşamanı devamlı suretle sürdüremezsin.etik açıdan ve kanunen ne kadar sayak olup yapsanda bu gelir sana devamlı şekilde standartların saylayacak bir getiri kazandırmaz.hele bu zamanda.sebebini benim için söylemek ne kadar zor da olsa biraz açıklayım ama beni yargılayıp ayıplamayın.1981 1987 yılları arasında ben ve burada ismini veremiyeceğim 4 5 arkadaşımla beraber bu işi yaptım.isimlerini veremiyorum çünkü şu anda bir kısmı bu sporun malzemelerini satıyor veya ders veriyor.ama şu anda yapmadıklarını biliyorum.O yıllardaki balık miktarını popilasyonunu görseniz şaşardınız.8 mlik balıkçı teknesine kurduğumuz nargileyle bir ayda 13 14 gece dönüşümlü olarak yaz kış demeden balık vurduk. Bu arada vurduğumuz balıklar sadece 1.5 kg ve üzeri balta baş karagözdü.Dalışa gittiğimiz yerler çok bakir istanbulda hatta göbeğindeydi yani masraf az.gecede 100 120 adet karagöz vurmadan balıkhaneye gitmezdik.gece dalışı yasak değildi bizi denizde rahatsız eden balıkçı ve sahilgüvenlik,jandarma yoktu.balığı balıkhaneye verip teknede yatıp dinlenip o gece tekrar dalıyorduk.paramızı peşin alıyorduk ve balık o günlerdede ekonomik değeri bu günkü gibiydi.Bana bir sorsanıza abi o kadar balık vurmuşsun paranın gözüne vurmuşsun neler yaptın ne yatırım yaptın o paralarla neler aldım.Cevap veriyorum içki içmem kumar oynamam koca bir hiç.gençtim parayı kolay kazandığımı düşünüp çok kolüyş harcıyordum.yıllar geçtikçe ben yoruldum,meralar tükendi deniz kirlendi ve bir gün baktım ki boşa kürek çekiyorum.kararımı verdim ve bıraktım.gerçi bazen çok miktarda vurduğumda şeytan dürtüyorsada gem vurup yıllarca dostlarıma vermediğim hediye etmediğim hatta evime bile götürmediğim balıklarla dostlarımı sevindirip afiyetle yiyiyorum.Arkadaşım bu işle para kazanamazsın.gününü kurtarırsın.bu işle para kazanacağım diye uğraşacağına başka bir işle uğraşsan zaten daha iyi bir ve düzenli gelirin olacak böylece aile hayatın da düzenli ve güvenli olacak.Ayrıca çektiğin zahmeti ,tehlikeyi,balıkçıyla ve adli makamlarla uğraşmayacaksın.Sizlerin tanımadığı veya çok azınızın tanıdığı bu işi yıllardır sistematik şekilde kolay kolay herkesin yaptığı kişiler var.onlar bile şu anda 45 yaş civarındalar ve bu işi bırakmak zorunda kaldılar çünkü artık yasalar,vucutları ve deniz müsaade etmiyor.bunu kendilerine iş kapısı olanlara iyice anlatalım ve özendirmeden kaçınalım.doğru yol bu.sonu hem kendimiz için hemde deniz için iyi değil.Bakın burnumuzun dibi yunanistanda yasaklara uyulmaması sonucunda balık malık kalmadı.30 35 m nin altında hepsi cin gibi .bu insanlar balık vurucaz diye o derinlikleri inerek ölüyorlar geçen sene olan ölümler türkiyenin kat kat üstündedir.Hepinizi saygıyla kucaklarım.
MELİH ŞAHİN
(alıntı)